Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/4068 E. 2025/8007 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/4068
- Karar No
- 2025/8007
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI: 2020/512 Esas 2022/363 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının alt işvereni olan dava dışı şirkette özel güvenlik görevlisi olarak çalışan davalının ... İş Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında davacı ve dava dışı şirket aleyhine işçilik alacağına ilişkin dava açtığını, iş mahkemesinde verilen ilama ilişkin gerekçeli karar davacıya tebliğ edilmeden davalı tarafından ihtiyati haciz kararı alındığını, bu durumun davacıyı zor duruma düşürdüğünü belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi, 9.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi isteminde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın haksız olduğunu, işçilik alacaklarına ilişkin davada karar verildiği gün davalının alacağının muaccel olduğunu, kaldı ki davacının vekilinin de karar duruşmasında hazır bulunduğunu, karardan haberdar olduğunu, karar tarihi ile ihtiyati haciz kararı arasında uzun bir süre olduğunu, ihtiyati haciz kararının usule uygun olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafından davacı ve dava dışı şirket aleyhine açılan işçilik alacaklarına ilişkin ilamın karar duruşmasında davacı vekilinin de bulunduğu, gerekçeli kararın taraflara 20.12.2018 tarihinde tebliğ edildiği, tarafların kararı istinaf etmemesi üzerine hükmün 03.01.2019 tarihinde kesinleştiği, daha sonra davalı tarafından iş mahkemesince verilen ilama dayalı olarak 11.12.2018 tarihinde ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/154 D.İş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz talebinde bulunduğu, mahkemece aynı tarihte davacı aleyhinde ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verildiği, davalının iş bu karara istinaden takip başlatmış olduğu, davalının ... 4. İş Mahkemesi'nin 2017/371 Esas 2018/1259 Karar sayılı dosyasında ilama bağlanan alacağı nedeniyle davacı aleyhine ihtiyati haciz talep ettiği ve ilamlı takip başlattığı gözetildiğinde davalının kötüniyetli ve kusurlu olduğundan bahsedilemeyeceği, davalının ihtiyati haciz isteminin mahkeme hükmüne dayalı olduğu, alınan tazminat kararının kesinleşmeden icraya konulabilen ilamlardan olduğu, kaldı ki iş mahkemesi kararının istinaf edilmeksizin kesinleşmiş olduğu, davalının ihtiyati haciz kararı alması ve haciz işlemleri ilama dayalı yapıldığından haczin haksızlığından söz edilemeyeceği gerekçesiyle davacının maddi ve manevi tazminat davasının reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının istinaf itirazlarının yerinde olmadığı,işçilik alacağı davası sonunda verilen hükmün icraya konması için kesinleşmesinin zorunlu olmadığı, davaya konu ihtiyati haczin icraya konmasında mahkeme ilamına dayanması nedeniyle dürüstlük kuralına aykırı bir durumun bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK 353/1/b.1 maddesi gereği esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, henüz karar tebliğ edilmeden icraya konmasında davacının mal kaçırma durumu ya da ödememe durumu varmış gibi bir yaklaşımın yer aldığını, bu durumun davacıyı maddi ve manevi olarak zarara uğrattığını, hacizde orantılılık ilkesine uyulmadığını, davacının haricen ödeme yapmaya zorlandığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B.Gerekçe Uyuşmazlık, haksız yapıldığı iddia edilen ihtiyati hacizden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.