Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/3920 E. 2023/4200 K.

Konu: Tasarrufun İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/3920
Karar No
2023/4200
Karar Tarihi
Konu
Tasarrufun İptali

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/287 E - 2015/200 K HÜKÜM/KARAR : Kabulüne/Düzelterek Onanmasına Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili, davalı ... Dış Tic. ve San AŞ vekili, davalı ... ... vekili, davalı ... vekili ve asli müdahil ... İletişim ve Bilişim Sanayi Turizm Ticaret Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 08.07.2020 gün, 2019/1233 Esas, 2020/4500 K sayılı kararı ile Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Davalı ... vekili ve davalı ... ... vekili tarafından, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince verilen kararın, düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... ... 'den alacaklı olduğunu, davalı borçlu aleyhine takip yapıldığını, takibin kesinleştiğini, davalı borçlunun adresine hacze gidildiğini, hacze kabil mal bulunmadığını, borçlunun adına kayıtlı taşınmazın davalı ...'na, ondan da davalı ... Dış Ticaret ve San AŞ'e devredildiğinin tespit edildiğini beyan ederek davalılar arasındaki tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... ... cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın aile konutu olduğunu, buna ilişkin davanın İstanbul Anadolu 4. Aile Mahkemesinin 2014/488 Esas nolu dosyasında derdest olduğunu iddia ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2. Davalı ... Dış Ticaret ve San AŞ vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin de davalı ... ... 'den ve şirketinden ticari ilişki nedeniyle alacaklı olduğunu, davalı ...'nun taşınmazı diğer davalının borçlarına mahsuben davalı şirkete devrettiğini iddia ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 3. Davalı ... cevap dilekçesinde ise, satışın gerçek olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 21.05.2015 tarihli 2014/287 Esas, 2015/200 Karar sayılı kararı ile, ".... davalı şirket vekili, taşınmazın davalı ... ... ve şirketinin müvekkilleri şirkete olan borcundan dolayı bu borçlara mahsuben davalı ... tarafından müvekkillerine devrettiğini iddia ettiği, bu şekli ile ilk satış üzerine yapılan devrin mal kaçırma kastı ile yapıldığının açık olduğu, davalı ...'nun tapuda devir aldığı taşınmazı, satın aldığı davalı ... ... 'nin ve şirketinin borçlarından dolayı davalı şirkete devrettiği, bu şekli ile ilk satışın muvazaalı olduğunun anlaşıldığı, davalı 4. kişi olan ... Dış Tic. ve San AŞ tarafından da dava konusu gayrımenkulün davalı ... ... ve şirketinin borçlarının karşılığı olarak devralındığını bildirdiği, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu hususu dikkate alındığında davalı şirketin hukuki işlemin yapıldığı anda borçlunun borca batık olduğunu bilmediği ve gereken özeni gösterdiği halde öğrenemediği yani iyiniyetli olduğu savunmasının inandırıcı olmadığı, iyiniyetli olduğuna ilişkin bir delil de sunulmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile davalı ... ... 'nin İstanbul 34. İcra Müdürlüğünün 2014/2151 nolu dosyasındaki alacak miktarı (faiz, masraf, gibi eklentileri dahil ) ile sınırlı olmak üzere davalı ... ... tarafından Üsküdar Altunizade Mah. 15 ada 3 parsel 17. Blok 2. Kat 7 nolu bağımsız bölümün davalı ...'na satışına ilişkin 22.11.2012 tarihli ve davalı ...'nun diğer davalı ...Şirketine satışına ilişkin 25.09.2013 tarihli tasarrufların iptaline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... Dış Tic. ve San AŞ vekili, davalı ... ... vekili, davalı ... vekili ve asli müdahil ... İletişim ve Bilişim Sanayi Turizm Ticaret Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Yargıtay (Kapatılan) 17 Hukuk Dairesinin 08.07.2020 gün, 2019/1233 E., 2020/4500 K. sayılı kararı ile; "...Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı borçlu ile davalı ... Dış Tic. ve San. A.Ş. arasında ticari ilişki olduğunun anlaşılmasına, söz konusu gayrımenkulün davalı borçlunun borçlarına istinaden alınmış olduğunun kabul edilmiş olmasına, davalı ...Metaler Dış Tic.ve San AŞ’nin davalı borçlunun durumunu bilen ve bilmesi gereken kişi olduğunun anlaşılmasına, dava konusu gayrımenkulün 22.11.2012 de davalı borçlu ... ... ’nin 01.04.2014 tarihli haciz tutanağına göre halen dava konusu evde oturduğunun, evden hiç taşınmadığının anlaşılmasına, gayrımenkul kaydında yer alan dava dışı başka bir şahsa ait ipotek ile beraber gerçek değerinden 1 misli fazla fiyata alınmış olmasına, asli müdahil olarak davaya dahil olan ... İletişim ve Bilişim Sanayi Turizm Ticaret Ltd. Şti ‘nin dava konusu gayrımenkul kaydında haczinin bulunmasına ve yargılama sonunda yapılacak satış neticesinde sıra cetvelinin icra müdürlüğünce düzenlenecek olmasına, dava konusu gayrımenkulün tasarruf tarihlerinde aile konutu şerhinin bulunmamış olmasına göre davalı borçlu ... ... ’nin, davalı ...’nun, davalı ... Dış Tic. ve San. A.Ş. vekilinin ve asli müdahil ... İletişim ve Bilişim Sanayi Turizm Ticaret Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazlarının yerinde olmadığına, ...... mahkemece dava konusu taşınmazın davalılar arasındaki satış işlemine ilişkin tasarrufun iptali ile davacı alacaklıya İstanbul 34. İcra Müdürlüğü'nün 2014/2151 sayılı dosyasındaki alacak ve fer'ileriyle sınırlı olarak haciz ve satış yetkisi verilmesine karar verilmesi gerekirken cebri icra yetkisi verildiğinin açıkça yazılmamış olmasının isabetli olmadığı, ancak bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrar edilmesini gerektirmediğinden hükmün HMK geçici 3/2 ve HUMK 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına " karar verilmiştir. VI. KARAR DÜZELTME A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran Dairemizin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili ve davalı ... ... vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. B. Karar Düzeltme Sebepleri 1. Davalı ... vekili karar düzeltme dilekçesinde özetle; müvekkilinin iyi niyetli olduğunu, gerekçede müvekkili aleyhine herhangi birşey yazılmadığını, taşınmazın devrinin de haciz tarihinden önce olduğunu beyan ederek karar düzeltme taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı ... ... vekili karar düzeltme dilekçesinde; söz konusu gayrımenkulün aile konutu olduğunu, açılan davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, dava sonucunda da iş bu gayrımenkulün aile konutu olduğunun belirlendiğini, kefalet sözleşmesinin de geçerli olmadığını, tasarrufun alacak tarihinden önce olduğunu beyan ederek karar düzeltme taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, göre uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 440 ncı maddesi. 2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 277 ve devamı maddeleri 3. Değerlendirme 1. Dava İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Hukuk Genel Kurulu'nun 2013/2-2056 Esas, 2015/1201 Karar ve 15.04.2015 günlü kararında da açıklandığı üzere, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 194/1. maddesine göre, “Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz.” Bu madde hükmü ile aile konutu şerhi “konulmuş olmasa da” eşlerin birlikte yaşadıkları aile konutu üzerindeki fiil ehliyetleri sınırlandırılmıştır. Sınırlandırma aile konutu şerhi konulduğu için değil, zaten var olduğu için getirilmiştir. Bu nedenle, aile konutu şerhi konulduğunda, konulan şerh “kurucu” değil “açıklayıcı” şerh özelliğini taşımaktadır. Anılan madde hükmü ile getirilen sınırlandırma, “emredici” niteliktedir. Dolayısıyla bu haktan önceden feragat edilemeyeceği gibi eşlerin anlaşmasıyla da ortadan kaldırılamaz ve açık ... ancak “belirli olan” bir işlem için verilebilir. Türk Medeni Kanunu' nun 193. maddesi hükmü ile eşlerin birbirleri ve üçüncü kişilerle olan hukuki işlemlerinde özgürlük alanı tanınmış olmakla birlikte Türk Medeni Kanunu'nun 194. maddesi hükmü ile eşlerin aile konutu ile ilgili bazı hukuksal işlemlerinin diğer eşin rızasına bağlı olduğu kuralı getirilerek eşlerin hukuki işlem özgürlüğü, “aile birliğinin korunması” amacıyla sınırlandırılmıştır. Buna göre, eşlerden biri diğer eşin "açık rızası bulunmadıkça” aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez ve aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz. Bu cümleden hareketle, aile konutunun maliki olan eş, aile konutundaki yaşantıyı güçlüğe sokacak biçimde, aile konutunu başka birine devredemez. Türk Medeni Kanununun 194. maddesi yetkili eşin izni için bir geçerlilik şekli öngörmemiştir. Bu nedenle söz konusu izin bir şekle tabi olmadan, sözlü olarak dahi verilebilir. Ancak maddenin ifadesinden de anlaşılacağı üzere, iznin “açık” olması gerekir (... ... Gümüş, Türk Medeni Kanununun Getirdiği Yeni Şerhler; ... Kitapçılık, İstanbul 2007, Birinci Basıdan İkinci Tıpkı Bası, s. 41-42). Somut olayda, mahkemece davalılar arasındaki tasarrufun iptaline karar verilmişse de; davalı borçlu ile dava dışı eşi arasındaki dava konusu gayrımenkule aile konutu şerhi konulması talepli açılan İstanbul Anadolu 4. Aile Mahkemesi'nin 2014/488 sayılı dava dosyasının akıbetinin bekletici mesele yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir. 3. Davalı ... ile davalı borçlu arasında zorunlu dava arkadaşlığının bulunmasına, davalı borçlunun karar düzeltme talebinin yukarıda belirtilen gerekçeler ile kabul edilmiş olmasına göre, mahkemece verilecek kararın zorunlu dava arkadaşlarını da etkileyeceği göz önüne alındığında, davalı ...'nun karar düzeltme talebinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde belirtilen sebeplerle davalı ... ... 'nin karar düzeltme talebinin KABULÜNE, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 08.07.2020 tarihli, 2019/1233 E., 2020/4500 K. sayılı düzelterek onama ilamının ... ... yönünden kaldırılmasına, mahkeme kararının BOZULMASINA, 2. Karar düzeltme kabul nedenine göre; davalı ...'nun karar düzeltme dilekçesinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan karar düzeltme harcı ve temyiz peşin harcının istek halinde davalı ... ... 'ye iadesine, Peşin alınan karar düzeltme harcının istek halinde davalı ...'na iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 22.03.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/3920, K. 2023/4200, T. 22.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-3920-e-2023-4200-k-62e4b3c0be23