Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/3120 E. 2025/3265 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/3120
- Karar No
- 2025/3265
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1706 E., 2021/1703 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/ 52 E- 2020/192 K
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının borçlu şirketten alacağı nedeni ile Bursa 20. İcra Müdürlüğünün 2017/6167 sayılı takip dosyası üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi yaptığını, borcun ödenmediğini, icra takibinden önce ve kendilerine keşide edilen çekilen ibraz tarihinden sonra borçlu şirketin ... ilçesi, ... Mahallesi, 7977 ada, 15 parselde bulunan 3 numaralı bağımsız bölümü 27.06.2016 tarihinde ...'ya, 4 numaralı bağımsız bölümü 27.06.2016 tarihinde ...'ya devrettiğini, 2 ve çatı kat 6 numaralı bağımsız bölümü 27.06.2016 tarihinde ...'a devrettiğini, devir işleminin muvazaalı olduğunu iddia ederek tasarrufun iptali ile ...'ya ve ...'a yapılan satışların iptaline, aksi halde tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, Satış gününe kadar toplamda 130.000,00TL ödeme yapıldığını ve taşınmazın tapusunun tescil edildiğini, daha sonra 55.000,00 TL daha ödendiğini, iskan alınıncaya kadar ifa edilmesi gereken tüm edimlerin müvekkili tarafından yerine getirildiğini, borçlu şirketin inşaatı tamamlamadığını, davalının mağdur olduğunu, satışta hileli hareket bulunmadığını, davalının inşaat şirketinin borçları olduğunu bilecek ve öngerecek durumda olmadığını, özel ilişkisi ve akrabalığının da bulunmadığını belirtilerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde, davalının taşınmazı 2016 yılında satın aldığını ve bu tarihin çeklerin keşide tarihlerinden öncesine ilişkin olduğunu, davalı adına vekaleten işler gerçekleştiren Ersin Aygün'ün davalının damadı olduğunu, borçlu şirket ile ilişkisinin bulunmadığını, davalının araç ve arazi satarak taşınmaz bedellerini ödediğini, inşaatın ağır ilerlemesi üzerine ev ihtiyacını karşılamak için borçlu şirketten aldığı daireleri sattığını ve kendisine oturmak için ev aldığını, ev için bankadan kredi çektiğini iddia ederek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Davalı ... Kalıp Peyzaj İnş. Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti'ye dava dilekçesi T.K. 35. maddeye göre tebliğ edilmiş olup, davalının cevap vermediği anlaşılmıştır. III. İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 08.09.2020 gün, 2018/52 E- 2020/192 K sayılı ilamı ile; davacı ve borçlu şirketin ünvanlarında inşaat şirketleri olduğu davalı ... taşınmazı inşaat halindeyken aldığını iddia ettiğini iddianın aksi davacı tarafça ispat edildiğini davalının ibraz ettiği belgelerden borçluya olan borcunu ödediği kabul edildi ve davalının inşaat halinde aldığı daire nedeniyle borçlunun mali durumunu araştırma yükümlülüğü bulunmadığı taşınmazların davacının alacağının doğumundan önce inşaat halinde iken satıldığı davalılar ... ve ...'nın davalı borçlunun mali durumunu bildiği ve borçlu ile birlikte muvazaalı iş yaptıkları hususu subut bulmadı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 09.12.2021 gün, 2020/ 1706 E- 2021/1703 K sayılı kararı ile, davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkil alacağının dava konusu tasarruflardan önce doğduğunu, misli aşan bedel farkının bulunduğunu, dava konusu satışları borçlu adına borçlu şirket yetkilisi Muhammed Gündüz, davalı 3. Kişi ... adına ise kardeşi ... tarafından yapıldığını, kısa süre içerisinde elden çıkartılmasının da mal kaçırma kasdını gösterdiğini beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 2004 sayılı yasanın 277 ve devamı maddelerine göre açılmış, tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun/HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, dava konusu dairelerin kat karşılığı inşaat sözleşmesine sözleşmeye göre dava dışı arsa sahibine isabet ettiğinin anlaşılmış olmasına göre davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 26.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.