Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/2799 E. 2023/12914 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/2799
Karar No
2023/12914
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2018/161 E., 2021/103 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve maddi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili asıl davada dava dilekçesinde, 12.02.2014 tarihinde murisin sürücüsü olduğu, davalıya zorunlu trafik sigortalı aracın tek taraflı trafik kazası yapması sonucu murisin vefat ettiğini, murisin müvekkillerinin eşi ve babaları olup müvekkillerinin destekten yoksun kaldığını beyanla, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş; birleşen davada aynı olaya ilişkin olarak 226.278,54 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; talebin teminat dışı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 24.03.2016 tarihli ve 2015/491 Esas, 2016/80 Karar sayılı kararıyla; tüm dosya kapsamına göre sürücü desteğin tam kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Hukuk Dairesinin 05.06.2018 tarih ve 2016/12555 Esas 2018/5863 Karar sayılı ilamıyla; "Davacının ölenin salt mirasçısı sıfatıyla değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatıyla dava açtığı, ölüm nedeniyle doğrudan davacı üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki kusurun davacıya yansıtılamayacağı, dolayısıyla araç sürücüsünün tam kusurlu olması halinde, desteğinden yoksun kalan davacıyı etkilemeyeceğine, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’na göre, aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı davalı ..., işletenin üçüncü kişilere verdiği zararları teminat altına aldığına ve olayda işleten veya sürücü tam kusurlu olsalar bile, destekten yoksun kalan davacının da zarar gören üçüncü kişi konumunda bulunduğundan, davalı ... şirketinin sorumlu olacağına karar vermek gerekir.(HGK'nun 15.6.2011 gün ve 2011/17-142 esas-411 karar, HGK'nun 22.2.2012 gün 2011/17-787 esas 2012/92 karar, HGK.nun 16.1.2013 gün ve 2013/17-1491 Esas 2013/74 Karar sayılı ilamları uyarınca). Somut olayda, sürücü murisin 12.2.2014 tarihinde dava dışı şirkete ait araç ile tek taraflı olarak yaptığı trafik kazası sonucu, murisin eşi ve çocukları tarafından aracın zorunlu trafik sigorta şirketine husumet yöneltilmiştir. Bu durumda mahkemece yukarıdaki açıklamalar ışığında davacı mirasçıların davalı ... karşısında 3. kişi olarak tazminat talebinde bulunabilecekleri kabul edilerek, öncelikle dava dilekçesinde talep edilen toplam 10.000 TL maddi tazminattan ihtiyari dava arkadaşı olan davacıların hangisi için ne kadar talep edildiğinin HMK’nın 31. maddesinde düzenlenen hakimin davayı aydınlatma ödevi doğrultusunda ayrı ayrı açıklattırılması ve taraf delilleri toplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, bozma ilamına uyularak bozma ilamı doğrultusunda davacıların ölenin salt mirasçısı sıfatıyla değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatıyla dava açtığı, ölüm nedeniyle doğrudan davacı üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki kusurun davacıya yansıtılamayacağı, davacılar adına hesaplanan destekten yoksun kalma miktarlarının sunulan bilirkişi raporu ve ıslah dilekçeleri doğrultusunda karar verildiği gerekçesiyle; davanın kabulüne, davacı ... için 113.287,7 TL, davacı ... için 29.751,04 TL, davacı ... için 24.478,57 TL, davacı ... için 22.051,23 TL, davacı ... için 13.728,94 TL, davacı ... için 12.110,71 TL, davacı ... için 9.197,904 TL, davacı ... için 6.549,899 TL, davacı ... için 4.122,568 TL, davacı ... için 581,336 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 12.02.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı Euro sigortadan tahsil edilerek anılan davacılara verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacılar murisinin meydana gelen kazada tam kusurlu olduğunu talebin teminat dışı olduğunu, meydana gelen kaza davacılar murisi bakımından iş kazası mahiyetinde olup ödeme hususunun araştırılması gerektiğini, asıl ve birleşen dava hakkında ayrı ayrı hüküm kurulmamış, asıl davada 10.000,00 TL, birleşen davada 226.768,54 TL olmak üzere toplam 236.768,54 TL talep edilmiş olup mahkemece ise 235.859,88 TL hükmedilip 418,66 TL'lik kısım bakımından davanın reddine karar verilmediğini, yine bozma ilamı gereği 10.000,00 TL için talep açıklattırılmadığı gibi, birleşen davada da 226.768,54 TL'nin kim için ne kadar tazminat istendiğinin açıklattırılmadığını, davanın kısmen kabulü yerine kabulüne karar verilmesinin yerinde olmadığını, olay tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin yerinde olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl ve birleşen davada uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 12.02.2014 tarihli ve tek taraflı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6100 sayılı Kanun'un 297 nci maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. 6100 sayılı Kanun'un 297/1-2 maddeleri uyarınca, mahkeme kararında; hüküm sonucunun, taraflara yükletilen hak ve sorumlulukların şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde ayrı ayrı ve açıkça gösterilmesi gerekir. Ayrıca 6100 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesi uyarınca, asıl ve birleştirilen dava dosyaları birbirlerinden bağımsız ayrı bir dava olup, asıl ve birleştirilen her dava hakkında usul hükümlerine göre ayrı ayrı hüküm kurulması gerekir. Yukarıda belirtilen ilkeler gözardı edilerek, asıl ve birleştirilen dava yönünden ayrı ayrı hüküm kurulmamış olması doğru görülmediğinden, kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir. 2. Bozma neden ve şekline göre; davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın Mahkemeye gönderilmesine, 30.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/2799, K. 2023/12914, T. 30.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-2799-e-2023-12914-k-e74ae2aec189