Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/17134 E. 2024/13573 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/17134
- Karar No
- 2024/13573
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/1037 E., 2022/1033 K. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi bulunmayan aracın, davacının sevk ve idaresindeki motosiklete 28.05.2021 tarihinde çarpması sonucunda iki taraflı yaralamalı trafik kazasının meydana geldiğini ve kaza nedeniyle davacının malul kaldığını, davalı tarafa başvuru yapılsa da davalı tarafça ödeme yapılmadığını beyanla belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 4.900,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 5.000,00 TL maddi tazminatın davalıya başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, bedel arttırım dilekçesiyle talebini 64.886,53 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazaya karışan aracın kaza tarihini kapsar ZMSS poliçesinin olup olmadığının araştırılması gerektiğini, dava öncesinde müvekkiline usulüne uygun bir başvuru yapılmadığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının sunmuş olduğu maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, sunulan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre hazırlanmadığını, müvekkilinin plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, araç sürücüsünün kusur oranının tespiti ile kusur oranında hesaplama yapılması gerektiğini, hesap olunan tazminattan davacının kask ve koruyucu tertibat takmamış olması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, müvekkilinin geçici iş göremezlik tazminatı talebinden sorumlu olmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, tazminat hesabında TRH 2010 Yaşam Tablosu ile %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, müvekkili temerrüde düşmediği için faizden sorumlu olmadığını aksi takdirde yasal faize hükmedilmesi gerektiğini, davacı lehine hükmedilmesi gereken vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında olması gerektiğini beyanla başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulü ile 63.826,82 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 1.059,71 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 64.886,53 TL'nin 25.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ve davacı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 9.235,25 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan maluliyet raporunun karar tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre hazırlanmış olmasına, tazminat hesabının Yargıtay içtihatlarına uygun olarak TRH 2010 Yaşam Tablosunun ve progresif rant hesap yönteminin kullanılması suretiyle yapılmasına, davalının geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmasına, müterafik kusur indirimi yapılmasını gerektirecek bir durumun olayda mevcut olmamasına göre bunlara yönelik itirazların reddine ve başvuran lehine maktu vekalet ücretinin altında kalmamak ve kabul miktarını aşmamak üzere nispi hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğinden buna yönelik itirazların kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının 3. bendinin davacı vekil ile temsil edildiğinden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 17 nci maddesine göre tespit ve takdir edilen 5.100,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine şeklinde değiştirilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dava öncesinde müvekkiline usulüne uygun bir başvuru yapılmadığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının sunmuş olduğu maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, sunulan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre hazırlanmadığını, kaza ile maluliyet arasında illiyet bağı bulunmadığını, müvekkilinin plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, kusur raporundaki aleyhe hususları kabul etmediklerini, hesap olunan tazminattan davacının kask ve koruyucu tertibat takmamış olması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, müvekkilinin geçici iş göremezlik tazminatı talebinden sorumlu olmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, tazminat hesabında TRH 2010 Yaşam Tablosu ile %1,65 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, ceza dosyasının celbi ile uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının tespit edilmesi gerektiğini, Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru tarihinden itibaren faize karar verilebileceğini, davacı lehine hükmedilmesi gereken vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında olması gerektiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; ZMSS poliçesi bulunmayan aracın, davacının sevk ve idaresindeki araca çarpması ile meydana gelen iki taraflı trafik kazası sonucunda yaralanan davacının uğradığı bedensel zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. 1- Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2- Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; a- Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut olayda; Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan davacı tarafça dosyaya sunulan Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 22.12.2021 tarihli raporda, davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin yüzde skardan kaynaklı hipertrofik skar ve keloide bağlı olarak %5 oranında olduğu kabul edilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince; davacının maluliyet oranının tespiti için davacının tüm tedavi evrakları getirtilip değerlendirilmek ve davacının muayene edilmesi suretiyle Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden davacıda oluşan yara nedbesinin (skar) keloid veya hipertrofik skar niteliğinde olup olmadığı ve vücut yüzeyinin yüzde kaçını kapladığı hususu da değerlendirilerek olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun rapor alınarak, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli, kaza ile illiyet bağı kuran rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. b- Davalı vekili, davacının motosiklette sürücü olarak seyri sırasında gerçekleşen kazada kask, dizlik gibi koruyucu giysileri giymemesi nedeni ile zararın artmasına neden olduğunu ileri sürerek hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini savunmuştur. Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın 52 nci maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. Somut olayda kaza tutanağına göre davacının kask kullanıp kullanmadığı hususunun belirsiz olarak işaretlendiği görülmüş ise de; yaralanmanın meydana geldiği yer kafa bölgesi olduğundan davacının kaza sırasında kask takmadığı anlaşılmıştır. Buna göre tazminata karar verilirken Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliği hükümleri ile aracın özelliğine göre davacının meydana gelen kazada müterafik kusurunun bulunduğu, Dairenin uygulamaları da dikkate alınarak TBK’nın 52 nci maddesi uyarınca tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2-a) ve (2-b) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,23.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.