Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/17053 E. 2023/9301 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/17053
- Karar No
- 2023/9301
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/135 E., 2022/221 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 7. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne kabulüne dair verilen kararın Yargıtay 4. Hukuk Dairesince bozulmasına karar verilmiş; bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı PTT Genel Müdürlüğüne izafeten PTT Başmüdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılar tarafından yürütülen Datça PTT binasının tadilat işi sırasında binanın en alt katında bulunan santralin hasar gördüğünü ve Datça Yarımadası’nın haberleşmesini sağlayan, söz konusu binada kurulu Datça EWSD santralinin arızalandığını, akabinde bu santral ile birlikte Aktur-Özdil-Palamutbükü-Mesudiye-Karaköy-Kızlan ve Cumalı santrallerinin de devre dışı kalmasıyla tüm yarımadanın haberleşmesinin kesildiğini, müvekkili şirket çalışanlarının yoğun çabasıyla arızanın saatler sonra giderildiğini, arızanın nedeninin araştırıldığında; tadilat sırasında, üst kattaki lavabo taşları ve tabanı kırılarak muslukların söküldüğü, boru uçlarının önlem alınmadan açıkta bırakıldığı ve borulardan akan suların alt katta bulunan santrale ulaşması sonucu santralin arızalandığının tespit edildiğini belirterek 5.373,00 TL hasar bedelinin 29.02.2008 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalılardan tazminini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekilleri ayrı ayrı verdikleri cevap dilekçesinde; olayda davalıların bir kusuru bulunmadığını belirterek davanın reddini istemişlerdir. III. MAHKEME KARARI Mahkemnin 14.07.2009 tarih ve 2008/154 Esas, 2009/162 Karar sayılı kararıyla, davanın kabulüne, 5.373 TL'nin 29.02.2008 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 12.10.2010 tarih ve 2010/3107 Esas, 2010/5741 Karar sayılı ilamıyla, davalıların diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, "... hasarın giderilmesi için özel olarak işçi tutup çalıştırma veya harcama yapma söz konusu ise bunların kanıtlanması için davacı tarafın delilleri sorulup saptanmalı, bu konudaki gösterilecek deliller toplanmalı, özel olarak işçi tutup çalıştırıldığının ve harcama yapıldığının kanıtlanması halinde gerekirse bu yönden de zararın hesaplanması için yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alınmalı, davacı tarafın isteyebileceği gerçek zarar miktarı duraksamasız belirlendikten sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm verilmelidir...." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 26.02.2013 tarih ve 2011/11 Esas, 2013/38 Karar sayılı kararıyla, davanın kısmen kabulü ile 1.309,47 TL nin 29.01.2008 tairihinde itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı PTT Genel Müdürlüğü'nden, 618,94 TL'nin davalı ... İnşaat Ltd. Şti.'den alınarak davacı kurum Türk Telekomünikasyon A.Ş. ye verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı PTT Genel Müdürlüğüne izafeten PTT Başmüdürlüğü vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 18.11.2019 tarih ve 2019/1617 Esas, 2019/5377 Karar sayılı ilamıyla, davalı PTT Genel Müdürlüğüne izafeten PTT Baş Müdürlüğünün tüm, davacının diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, "... yerel mahkemece, dosyanın bozma sonrası tekrar bilirkişiye tevdi edilerek rapor alındığı, bilirkişinin de hem bozma gereği işçi ve genel idare giderlerini tespit ettiği, hem de bozma ilâmında yer almamasına rağmen tarafların kusur oranlarını yeniden belirlediği ve mahkemenin de yeni bilirkişi raporu ve raporda belirlenen kusur oranlarına göre hüküm tesis ettiği anlaşılmıştır. Şu halde; mahkemece Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilmesine rağmen bozma kapsamı dışında kalan zararın meydana gelmesinde taraf kusurlarının tespitine dair raporda yapılan tespit ve değerlendirmeler esas alınarak kesinleşen yönlere dair de eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile davacının usûlü kazanılmış hakkını ihlal eder nitelikte karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmemiş, bu durum kararın bozulmasını gerektirmiştir...." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin tarih ve sayısı yukarıda yazılı kararıyla, dosya kapsamına göre, dava konusu binada tadilat yapıldığı, tadilatı yapan firma çalışanlarının üst kattaki lavabo taşları ile döşeme kaplamalarını kırdıkları, muslukları söktükleri, boru uçlarını önlem almadan açık bıraktıkları, bu borulardan akan suların alt kattaki tesis ve cihazların üzerine akmasından dolayı hasar meydana geldiği anlaşılmakla, davalıların mütesilsilen sorumlu oldukları kanaatine varılmıştır. Yargıtay bozma ilamı da dikkate alınarak hazırlanan bilirkişi raporunda, santralin arızalı olduğu süre zarfında iletişim hatlarının kesilmesinden dolayı oluşan işletme zararının 3.869,03 TL+ 696,43 (KDV %18) = 4.565,46 TL, 1 adet doğrultucu onarımı ile 2 adet bıçaklı sigorta bedelinin 510,00 TL olmak üzere toplam zarar miktarının 4.565,46+510,00=5.075,46 TL (KDV Dahil) olduğu görülmektedir. Hazırlanan bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun ve denetime elverişli bulunduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 5.075,46 TL'nin 29/02/2008 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı PTT Genel Müdürlüğüne izafeten PTT Başmüdürlüğü vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı PTT Genel Müdürlüğüne izafeten PTT Başmüdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde; Türk Borçlar Kanunu hükümlerine göre ''...Bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür. İntifa ve oturma hakkı sahipleri de, binanın bakımındaki eksikliklerden doğan zararlardan, malikle birlikte müteselsilen sorumludurlar...'' hükmüne göre davacının doğan zararları ile davalıların eylemleri arasında uygun illiyet bağı bulunması gerektiği, zarar görenin ağır kusuru, illiyet bağını kesecek yoğunlukta ise illiyet bağının kesileceği, yoğunlukta değil ise tazminattan indirim yapılması gerektiği, bu yasal düzenlemeler karşısında da işbu davanın müvekkili kuruluş açısından tamamen reddine karar verilmesi gerekirken, hükmolunan şekliyle kısmen kabulüne karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı tarafından yürütülen tadilat çalışması sırasında davacıya ait kabloların zarar görmesi nedeniyle maddi tazminit talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41 inci (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu) maddesi 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, özellikle mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi olanağı bulunmamasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı PTT Genel Müdürlüğüne izafeten PTT Baş Müdürlüğü vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan mahkeme kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine Dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 18.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.