Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/15525 E. 2023/8674 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/15525
- Karar No
- 2023/8674
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/33 E., 2021/167 K. Taraflar arasındaki haksız eylem nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin davada davanın kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davada davalı ... Denetleme Kurumu yönünden davanın feragat nedeni ile reddine, diğer davalı yönünden kabulüne, birleşen davada davalı ... Denetleme Kurumu yönünden davanın feragat nedeni ile reddine, diğer davalı yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; davalı şirket tarafından yapılan hidroelektrik santrali projesine ilişkin inşaat çalışması sırasında dinamit patlatılması nedeniyle evinin zarar gördüğünü belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 11.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; asıl davada faiz alacağı istenmesinin sehven unutulduğunu, bu nedenle asıl dava tarihi olan 28.08.2012 tarihinden itibaren işlemiş olan 8.107,15 TL alacağın tamamı ile tahsil edilinceye kadar işleyecek dönemde doğacak olan yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... Tic. A.Ş (AGE Enerji Üretim A.Ş) vekili asıl davaya ilişkin cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını ve dava konusu hasarın meydana gelmesinde davalı şirkete atfedilebilecek bir kusur bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı ... Denetleme Kurumu vekili asıl davaya ilişkin cevap dilekçesinde; davalı kurum tarafından 06.09.2007 tarihli ve 1301-7 ... karar ile diğer davalı şirkete üretim lisansı verildiğini, dava konusu zarar ile davalı kurumun bir ilgisi olmadığını, haksız fiilden dolayı tazminat davasının haksız fiili gerçekleştirene yöneltilmesi gerektiğini, söz konusu patlatmaların en son 21.05.2009 tarihinde gerçekleştirildiğini, bu nedenle dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolduğunu, hidroelektrik santrali projesinin yapımı için bütün kanuni prosedürlerin yerine getirildiğini ve santralin inşaatı nedeniyle yapılan tüm patlatmaların gerekli güvenlik önlemleri alınarak yapıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 3.Davalı ... Tic. A.Ş (AGE Enerji Üretim A.Ş) ve Enerji Piyasası Denetleme Kurumu vekili birleşen davaya ilişkin cevap dilekçesinde; faiz alacağı istemine ilişkin birleşen davanın zamanaşımına uğradığını belirterek davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI 1.Mahkemenin 18.03.2014 tarihli, 2012/546 Esas ve 2014/90 Karar ... ilamı ile; davalı şirket tarafından davacıya ait taşınmazın güneyinde hidroelektrik santrali çalışmasında kanal yapımı için bölgenin jeolojik yapısı, çalışmaların yapıldığı ve patlatmaların gerçekleştirildiği alandaki evlerin köy şartlarına uygun inşa edilişi göz önünde bulundurulmadan ve gerekli önlemler alınmadan dinamit patlatıldığı, olayların olağan akışı ve davacının evini köy şartlarında inşa edişi göz önünde tutulduğunda 818 ... Borçlar Kanunu'nun 42 nci maddesi uyarınca zarar miktarının hakkaniyete uygun olduğu, dava konusu taşınmazın statik hesaplamalar yapılmadan köy evi şeklinde inşa edilmesinin taşınmazın deprem ve patlatma gibi dış etkenlere maruz kaldığında mukavemetini azalttığı bunun da meydana gelen zararı iki kat oranında arttırdığı, davacının bölüşük kusuru nedeniyle zarar miktarının 12.099,72 TL olarak tespit edildiği, tazminat miktarından indirim yapılması nedeniyle 818 ... Borçlar Kanunu'nun 44 üncü maddesi kapsamında ayrıca tenkis yapmanın mükerrer uygulamaya sebebiyet vereceği ve hakkaniyete aykırı olacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, 818 ... Borçlar Kanun'nun 44 üncü maddesi uyarınca hesaplanan tazminat miktarından takdiren % 25 oranında tenkis yapılmak suretiyle toplam 10.006,11 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. 2.Kararın davalılar vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairenin 25.10.2016 tarihli, 2016/9495 Esas ve 2016/10393 Karar ... ilamı ile; ''...Taraflar arasındaki yargılamanın son oturumunda hüküm olarak; ''1- Davanın kabulü ile, taleple bağlı kalınarak 11.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-818 ... Borçlar Kanunu'nun 44 üncü maddesi uyarınca tazminat miktarından tenkis yapılmasına yer olmadığına,'' karar verilmişken, daha sonra yazılan gerekçeli kararda; ''Davanın kabulü ile 818 ... Borçlar Kanunu'nun 44. maddesi uyarınca hesaplanan tazminat miktarından takdiren % 25 tenkis yapılmak suretiyle toplam 10.006,11 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine'' şeklinde karar verilmiş, böylece kısa kararla gerekçeli karar arasında açık bir çelişki ortaya çıkmıştır. 6100 ... HMK'nın 298/2 maddesine göre gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. Mahkeme kararındaki bu çelişkinin; bozma nedeni oluşturacağına ve bozmadan sonra mahkemenin önceki kısa kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi giderme koşuluyla vicdani kanaatine göre karar verebileceğine Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nca 10/04/1992 gün ve 7/4 sayıyla karar verilmiştir. O halde, mahkemece yapılacak iş; önceki kısa kararla bağlı olmaksızın; kısa karara uygun olarak gerekçesini yeniden düzenlemek veya gerekçeye uygun nitelikte yeni bir kısa karar oluşturmak ve bu şekilde kısa kararla gerekçeli karar arasındaki çelişkiyi gidermektir. Mahkemece kısa kararla gerekçeli karar arasındaki çelişkinin giderilmesi için kararın bozulması gerekmiştir.'' gerekçesiyle karar bozulmuştur. 3.Mahkemenin 27.04.2017 tarihli, 2017/60 Esas ve 2017/141 Karar ... ilamı ile; bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davalı şirket tarafından davacıya ait taşınmazın güneyinde hidroelektrik santrali projesine ilişkin inşaat çalışması sırasında kanal yapımı için bölgenin jeolojik yapısı, çalışmaların yapıldığı ve patlatmaların gerçekleştirildiği alandaki evlerin köy şartlarına uygun inşa edilişi göz önünde bulundurulmadan ve gerekli önlemler alınmadan dinamit patlatıldığı, davalı şirketin kusurlu fiili ile dava konusu taşınmazda hasar meydana geldiği, olayların olağan akışı ve davacının evini köy şartlarında inşa edişi göz önünde tutulduğunda zarar miktarının hakkaniyete uygun olduğu, dava konusu taşınmazın statik hesaplamalar yapılmadan köy evi şeklinde inşa edilmesinin taşınmazın deprem ve patlatma gibi dış etkenlere maruz kaldığında mukavemetini azalttığı bunun da meydana gelen zararı iki kat oranında arttırdığı, davacının bölüşük kusuru nedeniyle zarar miktarının 11.000,00 TL olarak tespit edildiği, davalı tarafça en son patlatmanın 2012 yılının Nisan ayında yapıldığı ve davanın belirsiz alacak davası olarak 28.08.2012 tarihinde açıldığı, bu nedenle davalı tarafın zamanaşımı definin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, taleple bağlı kalınarak 11.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 02.10.2019 tarihli, 2019/317 Esas ve 2019/4267 Karar ... ilamı ile; ''...2-Davalılardan ... Enerji ve Tic. A.Ş'nin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; Davacı, dava dilekçesinde faiz isteminde bulunmamış, buna karşın mahkemece, hüküm altına alınan tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir. HMK’nın 26 ncı (HUMK’un 74.) maddesi uyarınca hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Faiz talebi olmamasına karşın faize hükmedilerek talebi aşar şekilde karar verilmesi doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir. 3-Davalılardan Enerji Piyasası Denetleme Kurumu'nun temyiz itirazlarının incelenmesinde; 6100 ... HMK’nun 307 nci ve devamı maddeleri uyarınca davadan feragat, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir ve kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Feragat, niteliği gereği karşı tarafın kabulüne bağlı olmayan tek taraflı irade beyanı ile davayı sonuçlandıran bir usul işlemidir. Dosya içeriğinden; davacı tarafından yargılama devam ederken 06.09.2012 tarihli dilekçe ile davalılardan Enerji Piyasası Denetleme Kurumu yönünden davadan feragat edildiğinin bildirilmiş olmasına rağmen mahkemece bu feragat beyanı dikkate alınmadan davalı ... Denetleme Kurumu yönünden de hüküm tesis edildiği anlaşılmaktadır. Şu durumda; mahkemece feragat beyanıda gözetilerek yeni bir karar vermek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.'' gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; asıl davada istenmeyen faiz alacağının tahsili amacıyla mahkemenin 2020/171 Esas ... dosyası ile açılan dava dosyası iş bu dava dosyası ile birleştirilmiş; mahkemece asıl dava dosyası yönünden; bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, taleple bağlı kalınarak 11.000,00 TL maddi tazminatın davalı ... Tic. A.Ş.'den tahsiline ve davalı ... Denetleme Kurumu yönünden davanın feragat nedeni ile reddine, birleşen dava yönünden ise; davacı esas dosyada faiz talep etmediğinden birleştirilen dosya ile faiz talebinde bulunduğu, esas davanın haksız eylem nedeni ile tazminat talebine ilişkin olduğu, davacının tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten bu yana 6098 ... Türk Borçlar Kanunu'nun 72 nci maddesinde belirlenen 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle birleşen davanın zamanaşımı nedeni ile reddine, asıl dosyada davalı ... Denetleme Kurumu yönünden davadan feragat edildiği, faiz alacağının da asıl alacağa bağlı feri bir alacak olduğu gerekçesiyle birleşen davada davalı ... Denetleme Kurumu yönünden de feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; asıl dava dosyasında hakkındaki dava feragat nedeniyle reddedilen davalı ... Denetleme Kurumu yararına vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını, birleşen dava yönünden, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, temerrüt faizinin, borçlunun temerrüde düştüğü tarihten alacağın tahsil edildiği tarihe kadar işlemeye devam ettiğini, faiz alacağı davasının açıldığı tarihte esas alacağın henüz ödenmediğini, asıl alacağın ödenmemesi nedeniyle davalının temerrüt halinin devam ettiğini, faiz isteminin, haksız fiile dayalı bir tazminat alacağına ilişkin olup bu nedenle birleşen dava tarihi 03.11.2020 tarihinden geriye doğru 10 yıllık faiz talep edilebileceğini, kaldı ki 03.11.2010 tarihine dönen faiz istenemeyeceği düşünülse dahi, davanın açıldığı 06.09.2012 tarihinden itibaren faiz istenebileceğini, davalının bu tarihte temerrüde düşürüldüğünü, birleşen davanın açıldığı 03.11.2020 tarihi ile asıl davanın açıldığı 06.09.2012 tarihi arasında zamanaşımı süresinin dolduğundan bahsedilemeyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, haksız eylem nedeniyle uğranılan maddi zararın giderilmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 427 vd maddeleri, 818 ... Borçlar Kanunu'nun 41 inci maddesi, 60 ıncı maddesi ve 126 ncı maddesi (6098 ... Türk Borçlar Kanunu’nun 49 uncu maddesi, 72 nci maddesi ve 147 nci maddesi) 3. Değerlendirme 6098 ... Türk Borçlar Kanunu'nun 147 nci maddesinin (818 ... Borçlar Kanunu'nun 126 ncı maddesinin) (1) nolu bendinde ''1. Kira bedelleri, anapara faizleri ve ücret gibi diğer dönemsel edimlere'' ilişkin alacaklar için beş yıllık zamanaşımının uygulanacağı düzenlemesine yer verilmiştir. 6098 ... Türk Borçlar Kanunu'nun 147 ile 161 inci maddeleri (818 ... Borçlar Kanunu'nun 125 ile 140 ncı) maddeleri arasında düzenlenen zamanaşımı, hakkın ileri sürülmesini engelleyici nitelikte olup, alacak ... alacaklı tarafından, yasanın öngördüğü süre ve koşullar içinde talep edilmediğinde etkin bir hukuki himayeden, başka bir deyişle, dava yoluyla elde edilebilme olanağından yoksun bırakılmaktadır. Zamanaşımına uğrayan alacağın tahsili hususunda Devlet kendi gücünü kullanmaktan vazgeçmekte, böylece söz konusu alacağın ödenip ödenmemesi keyfiyeti borçlunun iradesine bırakılmaktadır. Şu halde zamanaşımına uğrayan alacak ortadan kalkmamakla beraber, artık doğal bir borç (Obligatio naturalis) haline gelmektedir. Ancak belirtmek gerekir ki, alacağın salt zamanaşımına uğramış olması, onun eksik bir borca dönüşmesi için yeterli değildir; bunun için borçlunun, kendisine karşı açılmış olan alacak davasında alacaklıya yönelik bir def'ide bulunması gerekir (HGK’nun 05.05.2010 gün ve E:2010/8-231, K:255; 09.10.2013 gün ve E:2013/4-36, K:2013/1457; 19.02.2014 gün ve E:2013/4-440, K:2014/115 ... ilamları). Zamanaşımı hukuki niteliği itibariyle, maddi hukuktan kaynaklanan bir def'i olup; usul hukuku anlamında ise, bir savunma aracıdır. Alacak hakları; alacaklıya, borçludan bir edimi yerine getirmesini isteme yetkisini veren haklardır. Mülkiyet ... ve diğer ayni talepler kural olarak zamanaşımına uğramazlar. 6098 ... Türk Borçlar Kanunu'nun 146 ncı maddesinde (818 ... Borçlar Kanunu'nun 125 inci maddesinde) zamanaşımının kapsamı ve süresiyle ilgili genel bir hüküm sevk edilmiştir. Bu madde hükmüne göre; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir.” denilmiştir. 6098 ... Türk Borçlar Kanunu'nun 146 ncı maddesine (818 ... Borçlar Kanunu'nun 125 inci maddesine) göre, özel hukukta aksine bir hüküm bulunmadıkça, alacaklar ilke olarak on yıllık zamanaşımına tabidir. 6098 ... Türk Borçlar Kanunu'nun 147 nci maddesinde (818 ... Borçlar Kanunu'nun 126 ncı maddesinde) yukarıdaki ilkenin istisnası düzenlenmiştir. Buna göre bazı alacaklar beş yılda zamanaşımına uğrar. 6098 ... Türk Borçlar Kanunu'nun 147 nci maddesinin (1) fıkrasına (818 ... Borçlar Kanunu'nun 126 ncı maddesinin 1 inci fıkrasına göre) anapara faiz alacağından ... alacaklar beş (5) yıllık zamanaşımına tabi bulunmaktadır. Dosya içeriğinden; davacı vekili tarafından asıl davada istenmeyen faiz alacağının tahsili amacıyla açılan birleşen dava dosyasında, asıl dava tarihi olan 28.08.2012 tarihinden itibaren işlemiş olan 8.107,15 TL alacağın tamamı ile tahsil edilinceye kadar işleyecek dönemde doğacak olan yasal faizi ile birlikte tahsilinin talep edildiği, mahkemece, asıl davanın haksız eylem nedeni ile tazminat talebine ilişkin olduğu, 6098 ... Türk Borçlar Kanunu'nun 72 nci maddesinde düzenlenen iki yıllık zamanaşımı süresinin davacının tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten bu yana dolduğu gerekçesiyle birleşen davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verildiği; asıl dava dosyasında ise, faize ilişkin asıl alacağın dava konusu edildiği alacağa ilişkin davanın kabulü ile 11.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan ... Enerji ve Tic. A.Ş.'den tahsiline karar verildiği ve asıl alacağa ilişkin kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Şu durumda; mahkemece asıl alacağa ilişkin kararın kesinleşmesi beklenerek daha sonra varılacak sonuca göre yukarı belirtilen 6098 ... Türk Borçlar Kanunu'nun 147 nci maddesinde yer alan (818 ... Borçlar Kanunu'nun 126 ncı maddesinde) yasal düzenlemeler değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken birleşen davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş; kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 2.Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, 2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma nedenine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine, 06.07.2023 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Dosya kapsamından, davaya konu son patlamanın 2012 yılı Nisan ayında gerçekleştiği, asıl davanın 28.08.2012, faiz alacağına ilişkin birleşen davanın ise 03.11.2020 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Faiz alacağının asıl alacaktan tamamen bağımsız bir davayla zamanaşımı süresi içinde talep edilmesi mümkün olup, haksız fiillere ilişkin tazminat faizinin de zamanaşımı süresi, asıl tazminatın zamanaşımı süresi kadardır. Buna göre, eylem için öngörülen zamanaşımı süresinin birleşen dava tarihi olan 03.11.2020 tarihinde dolduğundan kararın onanması gerektiğini düşündüğümden sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.