Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/14696 E. 2024/2387 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/14696
- Karar No
- 2024/2387
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/520 E., 2022/89 K. DAVACILAR : 1.... vekili Avukat ... 2.... vekili Avukat ... 3.... vekilleri Avukat ..., Avukat ... DAHİLİ DAVALILAR : 1.... 2.... 3...., 4.... 5....'a vesayeten ... İHBAR OLUNAN : Ray Sigorta A.Ş. DAVA TARİHİ : 12.01.2007 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalılar tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı ...'nun sevk ve idaresindeki aracın müvekkillerinin murisi ...'ın sevk ve idaresindeki araca ve trafik kaza tespit tutanağında tespit edilen diğer araçlara çarptığını, muris ... da dahil olmak üzere birden fazla kişinin ölümüne neden olduklarını, sürücü ...'nun kazanın meydana gelmesinde birinci derecede asli kusurlu olduğunu, murisin ölümü üzerine eşi ...'ın eşinin desteğinden yoksun kaldığını ve elem ile üzüntüğü duyduğunu belirterek davacı eş Nazlı için 20.000 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 30.000 TL manevi tazminatın ve davacı çocukların her biri için 20.000 TL manevi tazminatın 07.12.2006 dan itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslahla talebini 05.01.2021 tarihinde 172.767,35 TL olarak artırmıştır. II. CEVAP Davalılar davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 20.02.2014 tarihli ve 2007/14 Esas, 2014/1222 Karar sayılı kararıyla; davacı ... yönünden açılan destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin davanın zararı karşılandığından reddine; manevi tazminata ilişkin davanın kısmen kabulü ile davacı eş ... için 15.000,00 TL manevi tazminatın, davacı çocukları......ve ... için ayrı ayrı 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 07.12.2006 tarihi itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar Recep Karagözlü ve ...'dan alınarak davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 09.10.2018 tarih ve 2015/13189 esas ve 2018/8838 karar sayılı ilamı ile; '' 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Dava trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma ve manevi tazmainat istemine ilişkindir. Dosya kapsamındaki sosyal ekonomik durum araştırmasında, davacılar murisinin kendisine ait otobüsle servisçilik yaptığı belirtilmiş; tanık beyanlarına göre kendisine ait iki araçla taşımacılık yaptığı, aylık 5.000,00 TL gelir elde ettiği belirtilmiştir. Davacı tarafça, murise ait kredi kartı ekstresi, KDV vergi beyannamesi ve bazı faturalar ibraz edilerek murisin asgari ücretin üzerinde gelir elde ettiği savunulmuştur. Mahkemece hükme esas alınan 21.10.2011 tarihli D.r Cesarettin Korkmaz tarafından düzenlenen aktüer raporunda davacının; davacılar murisi ...'ın asgari ücret düzeyinde gelir elde ettiği kabul edilerek hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır. Ancak Mahkemece, davacının SGK kayıtları getirtilmemiş, yaptığı iddia edilen servisçilik işine ilişkin kaza tarihi ve geçmiş 2-3 yıla ilişkin vergi kayıtları getirtilmeden asgari ücret üzerinden yapılan hesaba göre karar verilmesi doğru görülmemiştir. Eksik inceleme ile karar verilemez. Bu halde mahkemece, murisin SGK kayıtları ile kaza tarihi ve geçmiş 2-3 yıla ilişkin vergi kayıtları getirtilerek murisin aylık gelirinin ne kadar olduğu tereddüte yer vermeyecek şekilde belirlenmeli, belirlenen gelirine göre hesaplama yapılması için yeniden aktüer raporu alınmalı ve sonucuna göre bir karar verilmelidir. '' gerekçesiyle bozulmuştur. B.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava devam ederken, davalı ...'ın vefat ettiği, yasal mirasçılarının mirası reddettikleri, müteveffa davalının üst soyu olan ve mirasını reddetmeyen anne babasının dahili davalı olarak dosyaya eklendiği ve bu şekilde davaya devam olunduğu, hesap raporunda davacı ...'ın bakiye 172.767,35 TL tazminat alacağının bulunduğu, ceza hukuku bakımından taksirle adam öldürme suçu bakımından düzenlenen 15 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşıldığından davalı tarafın zamanaşımı itirazının kabul edilmediği, yargılama devam ederken dahili davalı ...'nin vefat ettiği, davacı vekilinin Azime mirasçılarını davaya dahil etmediği ve bu şekilde karar verilmesini talep ettiği, bunun üzerine davalı ... bakımından, ölü kişiye karşı davaya devam olunamayacağından dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalı ... aleyhindeki davanın dava şartı yokluğundan reddine, davacıların manevi tazminat davasına ilişkin davası Yargıtay 17. HD. 2014/23676 esas 2017/5013 karar sayılı ilamı ile kesinleştiğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, davacı ...'ın maddi tazminat (destekten yoksun kalma) davasının ıslah edilen tutar da gözetilerek kabulü ile, 172.767,35 TL'nin 07.12.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ve dahili davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve dahili davalılar temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Dahili davalılar temyiz dilekçesinde; davalı ...'ın vefatından sonra en yakın mirasçılarının tamamının mahkeme kararı ile mirası kayıtsız şartsız reddettiklerini, buna rağmen aleyhlerine tazminata hükmedildiğini, mirasın reddedilmesiyle mirasın üst soy olan anne ve babaya geçmeyeceğini, üstsoy alyehine de hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir. Davalı ... temyiz dilekçesinde; ıslah edilen tutarın zamanaşımına uğradığını, mütevaffanın kaza sırasında emniyet kemeri takmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının güncel nüfus kaydının temini ile yeniden evlenip evlenmediğinin belirlenmesi, evlenme indiriminin hesap tarihine göre değil, kaza tarihine göre yapılmasını, mütevaffanın anne ve babası sağ oldukları için onlar için de pay ayrılmasını, babasının vefat ettiği tarihe kadar babaya da pay ayrılması gerektiğini, sigorta şirketinin yaptığı ödemenin güncellenmediğini, ödeme tarihi itibariyle ödemenin yeterli olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, vefat edenin bakiye ömrünün PMF'ye göre belirlenmesini, vefat edenin gelirinin varsayıma dayalı olarak belirlendiğini, davacılara Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ödenen tutarın peşin sermaye iradının düşük belirlendiğini, kaza tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin sebepsiz zenginleşmeye yol açtığını, aktüer hesabının güncel verilere göre yapıldığından faizin hesap tarihinden itibaren olması gerektiğini, kusur oranlarının hatalı belirlendiğini belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalının sürücüsü olduğu araç ile davacılar desteğinin sürücüsü olduğu aracın karıştığı çoklu trafik kazasında ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 saylı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 605 ve devamı maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 45 ve 47 nci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla davalı ...'nun tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2.Mirasın reddi, Türk Medeni Kanunu'nun 605 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, anılan Kanunun 605'nci maddesinde yasal ve atanmış mirasçıların mirası reddedebilecekleri belirtilmiştir. Mirasın reddi halinde, mirası reddedenler yönünden davaya devam edilemez, dosyadaki taraf sıfatları ortadan kalkar. Bu halde mirası reddetmeyerek mirasçılığı devam edenlerin katılımı ile davaya devam edilir. Mirasçıların tamamının mirası reddetmeleri halinde Türk Medeni Kanunu' nun 612 ve devamı maddeleri uyarınca mirasın tasfiyesi yoluna gidilerek, bir tasfiye memuru atanır ve ilgili memurun davaya dahil edilmesi suretiyle davaya devam edilir. Türk Medeni Kanunu' nun 612 ve devamı maddelerine göre en yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan miras, Sulh Mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir. Mirasçılar, mirası reddederken kendilerinden sonra gelen mirasçılardan mirası kabul edip etmeyeceklerinin sorulmasını tasfiyeden önce isteyebilirler. Bu taktirde ret, Sulh Hakimi tarafından sonra gelen mirasçılara bildirilir, bunlar bir ay içinde mirası kabul etmezlerse reddetmiş sayılırlar. Bunun üzerine miras, yine iflas hükümlerine göre tasfiye edilir ve tasfiye sonunda arta kalan değerler, önce gelen mirasçılara verilir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında mahkemece yapılacak iş; davalı ...'ın mirasçıları olan eşi ve çocuklarının mirası reddettiği, bu yöndeki kararın kesinleştiği sabit olduğundan, dahili davalı sıfatı ile dosyaya katılımı sağlanan ancak taraf sıfatları kalmayan mirasçılar hakkında husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi ve fakat davalı muris ... terekesi aleyhine davanın esası ile yargılama giderleri yönünden hüküm tesis edilmesi gerekirken mirasçı olarak ...'ın anne ve babasının da davaya dahil edilerek haklarında hüküm kurulması doğru değildir. O halde, davalı mirasçılarının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. 3.Davalı ...'ın 01.01.2013 'te vefatı üzerine mirasçıları olan eş ve çocuklarının Karabük Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 12.02.2013 tarihli 2013/184 esas 2013/160 sayılı karar ilamı ile mirası reddettiklerinin tespit ve tesciline karar verilmiş, karar 22.02.2013 tarihinde kesinleşmiştir. Bozma öncesi mahkemenin 20.02.2014 tarihli kararı ile davacı ... yönünden açılan destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin davanın zararı karşılandığından reddine; manevi tazminata ilişkin davanın kısmen kabulü ile davacı eş ... için 15.000,00 TL manevi tazminatın, davacı çocukları......ve ... için ayrı ayrı 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 07.12.2006 tarihi itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiş ancak söz konusu karar, karar tarihinde vefat eden ...'ın ölümle vekalet ilişkisi sona eren vekiline tebliğ edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince de davacılar vekilinin temyiz dilekçesi değerlendirilerek bozma kararı verilmiştir. Bozma sonrası kurulan hükmün (2) nolu bendinde davacıların manevi tazminat davasına ilişkin davası Yargıtay 17. HD. 2014/23676 esas 2017/5013 karar sayılı ilamı ile kesinleştiğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de; davalı ...'ın vefatının dosyaya yansımaması sonucu zuhulen dikkatten kaçan bu husus mirası 22.02. 2013 tarihinde reddeden mirasçılar aleyhine hüküm kurulması sonucunu doğuracak olması nedeniyle davalı ... mirasçıları yönünden manevi tazminat yönünden kesinleşme olmadığı dikkate alınarak dahili davalılar mirasçılar yönünden davanın tümden husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ...'nun tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle dahili davalıların temyiz itirazının kabulü mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı ... ve dahili davalılara iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 04.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.