Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/14540 E. 2023/4704 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/14540
Karar No
2023/4704
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/429 E., 2022/175 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulü Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 06.08.2009 günü davalıların maliki, sürücüsü ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) poliçesi ile sigortacısı oldukları araç ile ...'ın sevk ve idaresinde bulunan aracın karıştıkları kaza sonucu sürücü ...'ın ve yolcu ...'in hayatını kaybettiğini, davacı ...'ın eşi ve çocuğunu, davacı küçüğün ise babası ve kardeşini kaybetmesi nedeniyle fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davacı ... için eşi ...'un ölümü nedeni ile 50.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi taminat, çocuğu ...'in ölümü nedeni ile 10.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminat, davacı küçük ...'ın babası ...'un ölümü nedeni ile 15.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminat, kardeşi ...'in ölümü nedeni ile 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte (sigorta şirketi sadece maddi tazminattan sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile davacı ... eşi için talebini 55.684,04 TL'ye, kızı için talebini 17.888,80 TL'ye, davacı ... babası için talebini 15.853,62 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalılar ... ve ... vekil cevap dilekçesinde; kazanın oluşumunda müteveffa ...'ın da kusurunun olduğunu ve talep edilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; davalının sorumluluğunun poliçe limiti ve sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu, 21.07.2010 tarihinde ... için 10.466,00 TL ve 06.07.2010 tarihinde ... için 57.346,00 TL tazminatın davacı tarafa ödendiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 12.04.2016 tarihli ve 2010/353 Esas, 2016/180 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulü ile destek ... yönünden eşi davacı ... için 8.587,00 TL ve oğlu ... için 9.247,00 TL tazminatın; destek ... yönünden davacı annesi ... için 6.075,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemlerin reddine; müteveffa ... yönünden eş ... için 20.000,00 TL ve oğul ... için 5.000,00 TL manevi tazminatın; müteveffa ... yönünden anne ... için 5.000,00 TL ve kardeş ... için 2.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin 12.04.2016 tarihli ve 2010/353 Esas, 2016/180 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalılar ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 17.04.2019 tarih ve 2016/13691 Esas, 2019/4900 Karar sayılı kararı ile ; "...1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacılar vekili ile davalılar ... ve ... vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Kaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağında, müteveffanın tali, davalı sürücünün asli kusurlu olduğu; savcılık aşamasında alınan bilirkişi raporunda müteveffanın asli, davalı sürücünün tali kusurlu olduğu; ceza dosyasında üçlü heyetçe düzenlenen 08.03.2010 tarihli raporda müteveffanın tali, davalı sürücünün asli kusurlu olduğu ve bu rapor esas alınarak verilen kararın deracattan geçerek kesinleştiği anlaşılmaktadır. Mahkemece Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden rapor alınmış, 10.02.2015 tarihli bu raporda davalının %35 oranında kusurlu, müteveffanın ise %65 oranında kusuru olduğu belirlenmiş, bu rapor da hükme esas alınmıştır. Mahkemece hükme esas alınan rapor ile ceza dosyasında alınan bilirkişi raporu arasında çelişki bulunduğu anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporları arasındaki kusur dağılımına ilişkin çelişki giderilmeden karar verilmesi doğru değildir. Bu halde mahkemece, İTÜ Trafik Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti'nden kusur durumuna ilişkin çelişki giderici, ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. 3-Kabule göre, davalı ... şirketi tarafından; dava açıldıktan sonra ödeme yapıldığından bu miktar üzerinden dava konusuz kalmıştır. Davanın konusuz kalması nedeniyle bu miktar yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ve davacının dava açmakta haklı olduğu gözetilerek; yargılama giderlerinin davalı aleyhine hükmedilmesi ve HMK'nun 331/1. maddesi gereği, davalı ... şirketi yararına bu miktar yönünden vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken; yanılgılı değerlendirmeyle, yazılı olduğu biçimde hüküm tesisi hatalı olmuştur. 4-Bozma sebep ve şekline göre davacılar vekili ile davalılar ... ve ... vekilinin manevi tazminata yönelik sair temyiz sebeplerinin incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir." gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Karayolları Genel Müdürlüğü fen heyetince hazırlanan 14.12.2021 tarihli raporun dosya kapsamına uygun ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, bu rapordaki kusur oranları doğrultusunda ek hesap rapor alınarak dosya kapsamına uygun olduğu kanaatine varıldığı" gerekçesi ile ... vefatı nedeniyle; davacı ...'ın maddi tazminat talebinin kabulü ile; 55.684,04 TL maddi tazminatın olay tarihinden (06.08.2009) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı ... Şirketince dava tarihinden sonra ödemesi yapılan 57.346,00 TL tazminata ilişkin dava konusuz kaldığından bu kısım yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davacı ...'ın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 25.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden (06.08.2009) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı ...'ın maddi tazminat talebinin kabulü ile; 15.853,62 TL maddi tazminatın olay tarihinden (06.08.2009) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacı ...'ın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 15.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden (06.08.2009) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, ... 'ın vefatı nedeniyle; davacı ...'ın maddi tazminat talebinin kabulü ile; 17.888,80 TL maddi tazminatın olay tarihinden (06.08.2009) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı ... Şirketince dava tarihinden sonra ödemesi yapılan 10.466,00 TL tazminata ilişkin dava konusuz kaldığından bu kısım yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davacı ...'ın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 25.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden (06.08.2009) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı ...'ın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden (06.08.2009) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan kusur raporunu kabul etmediklerini, raporlar arasında çelişkilerin devam ettiğini, kazanın oluş şekli ve müteveffanın kusurunun göz önüne alındığında manevi tazminata hükmedilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesinin kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalıların sürücüsü, işleteni ve zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteklerinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 ilâ 439 uncu maddeleri., 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 ve 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Nihai kararın bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, davalılar ... ve ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar ... ve ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanını kararı veren mahkemeye gönderilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılara yükletilmesine, 30.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/14540, K. 2023/4704, T. 30.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-14540-e-2023-4704-k-6de6bd0896e8