Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/14521 E. 2025/16450 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/14521
- Karar No
- 2025/16450
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1268 E., 2022/1663 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/321 E., 2022/253 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 09.12.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte gelen davalı vekili Av. ... geldi. Davacı adına gelen olmadı. Davalı vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 09.12.2025 gününde Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın 04.11.2020 tarihinde karıştığı trafik kazasında yaya olarak bulunan müvekkilinin yaralandığını, geçici ve sürekli iş göremezliğe uğradığını, bakıcı giderinin oluştuğunu belirterek belirsiz alacak olarak 300,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazanın davacının traktörden düşerek dengesini kaybetmesi sonucu meydana geldiğinin açık olduğunu, eksik evrak ile başvuru yapılarak başvuru şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddi, müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, SGK nezdinde alınmış bir ödeme olup olmadığının sorgulanması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Beylikova Cumhuriyet Başsavcılığı'nun 2020/599 sayılı dosya içeriğinde bulunan 2021/28 uzlaştırma numaralı raporda; davacının, davalı ... tarafından trafik sigortalı olan araç sürücüsü ile uzlaştığına dair uzlaştırma raporu düzenlendiği, davanın CMK'nın 253/19. maddesi gereğince reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 06.03.2021 tarihli uzlaştırmacı görüşme tutanağında davacı ...'den şüpheli olarak bahsedildiğini, davacının da bu tutanağı şüpheli sıfatıyla imzaladığını, .......... ise mağdur/müşteki olarak işaretlendiğini, davacının hukuk bilgisi olmadığından kendisini şüpheli olarak düşünerek uzlaşmayı kabul ettiğini, ayrıca uzlaştırma raporunda düzenleme tarihinin bulunmadığını, ayrıca sürücü ... olay anında 2,69 promil alkollü olduğunu, yaya olan davacıya çarpması şeklindeki eyleminin bilinçli taksirle işlendiğini, şikayetçi olmayan davacı arkadaşının ceza almaması için uzlaşmayı kabul ettiğini, uzlaşmanın edimsiz olduğunu belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacının sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir. Dosya kapsamından, İlk Derece Mahkemesince davacı ile davalıya sigortalı aracın sürücüsü arasında Beylikova Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/599 soruşturma sayılı dosyası kapsamında uzlaşmanın sağlandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. 18.10.2023 tarihli ve 32343 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 26.07.2023 tarihli ve 2023/43 Esas, 2023/141 Karar sayılı kararı ile 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 06.12.2006 tarihli ve 5560 sayılı Kanun’un 24. maddesiyle değiştirilen 253. maddesinin (19) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinin Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz;…” bölümünün Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. 14.11.2024 tarihli ve 32722 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7531 sayılı Kanunun 16. maddesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinin (19) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinin başına“Uzlaşmanın sağlanması halinde, uzlaşma anında tespit edilemeyen veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan zararlar hariç, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz” ibaresi eklenmiştir. Şu durumda mahkemece yukarıda açıklanan iptal hükmü ve 14.11.2024 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7531 sayılı Kanunun 16. maddesiyle yapılan yasal düzenleme uyarınca davacının talebinin değerlendirilmesi için Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR 1.Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Duruşmada vekille temsil olunmayan davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.