Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/14513 E. 2024/12254 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/14513
Karar No
2024/12254
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/787 E., 2022/787 K. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı olan araç ile davacı motorsiklet sürücüsü arasında meydana gelen çift taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi uyarınca 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş; yargılama sırasında bedel artırım dilekçesi ile talebini 190.673,64 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kazaya karışan sigortalı araç işletilme halinde olmadığından talebin Zorunlu Trafik Sigortası Genel Şartları gereği teminat dışı olup davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlanmadığını, davacının müterafik kusuru nedeniyle indirim uygulanması gerektiğini, avans faizi talebinin yerinde olmadığını ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i kadar olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulü ile 190.673,64 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 10.01.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyada mevcut maluliyet raporu, kusur raporu, aktüer bilirkişi raporu ve hesaplamaların mevzuat ve içtihatlara uygun olduğu, davacının yaralanmasının niteliği gözetildiğinde müterafik kusur nedeniyle indirim yapılmasını gerektirir somut bir neden bulunmadığı ve davacı lehine takdir edilen vekalet ücretinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu kazaya karışan sigortalı araç işletilme halinde olmadığından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları gereğince talebin teminat kapsamı dışında kalması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, tarafların kusur durumunun hatalı olarak belirlendiğini, tazminat tutarının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz yöntemi esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, davacının müterafik kusuru nedeniyle indirim uygulanması gerektiğini ve davacı lehine takdir edilen vekalet ücretinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Dosyanın incelenmesinde; davacı ... tarafından Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/102 esas sayılı dosyasında davalıya sigortalı araç sürücüsü aleyhine manevi tazminat davası açıldığı anlaşılmaktadır. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesinin 14. fıkrasında "Mahkemeye ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Tüketici Sorunları Hakem Heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklar ile ilgili olarak Komisyona başvuru yapılamaz." şeklinde düzenleme mevcuttur. Somut olayda, aynı olaya ilişkin davacı tarafından Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/102 esas sayılı dosyasında manevi tazminat davası açıldığı dikkate alındığında 5684 sayılı Kanun'un 30. maddesinin 14. fıkrası gereğince başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerekirken davacı lehine tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir. 2. Bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir. VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 05.12.2024 tarihinde Başkan ...'ın ve Üye ....'nin karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Somut olayda aynı olaya ilişkin Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/102 esas sayılı dosyasında manevi tazminat davası açıldığı dikkate alınarak 5684 sayılı Kanun 30/14 maddesi uyarınca Uyuşmazlığın mahkemeye intikal ettiği belirtilerek davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozma kararı verilmiş ise de; hakem heyetine açılan iş bu davada maddi zarar talep edilmiş, mahkeme de ise manevi tazminat talep edildiğinden dolayı uyuşmazlığın mahkemeye intikal etmiş olduğu kabul edilemez. Uyuşmazlığın mahkemeye intikal ettiğinin kabul edilebilmesi için tarafları ve konusu aynı olan bir uyuşmazlığın söz konusu olması gerekir. Davacının aynı olaya ilişkin mahkemede manevi tazminat davası hakemde ise maddi tazminat davası açma hakkı bulunmaktadır. Davacı seçimlik haklarını bu şekilde kullanmıştır. Bu nedenle işin esasının incelenmesi gerektiği düşüncesiyle değerli çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/14513, K. 2024/12254, T. 05.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-14513-e-2024-12254-k-540e1794c3e6