Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/13773 E. 2024/11285 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/13773
- Karar No
- 2024/11285
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/795 E., 2022/797 K. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın 19.12.2020 tarihinde davacının sürücüsü olduğu motosiklet ile karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 5.500,00 TL sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle talebini toplam 73.570,00 TL’ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun kabulüne, 73.570,00 TL’nin yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile vekalet ücretine ilişkin itirazın kabulüne, diğer itirazların reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının eksik evrakla başvuru yaptığını, tazminat hesaplamasında %1,8 teknik faiz kullanılması gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, davacının kask ve koruyucu kıyafet kullanıp kullanmadığının araştırılması gerektiğini ve tazminattan indirim yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadıklarını, kusur oranının hatalı belirlendiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın davacının sürücüsü olduğu motosiklet ile karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanan davacının maddi tazminat talebine ilişkindir. 1. Bilindiği üzere Anayasa’nın 141. maddesi gereğince bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması gereklidir. Gerekçenin önemi Anayasal olarak hükme bağlanmakla gösterilmiş olup gerekçe ve hüküm birbirine sıkı sıkıya bağlıdır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/1-c. maddesi, bir mahkeme hükmünün kapsamının ne şekilde olması gerektiğini açıklamıştır. Buna göre bir mahkeme hükmünde, tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla, bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin birer birer, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde hükümde gösterilmesi gereklidir. Bu kısım, hükmün gerekçe bölümüdür. Gerekçe, hakimin (mahkemenin) tespit etmiş olduğu maddi vakıalar ile hüküm fıkrası arasında bir köprü görevi yapar. Bu hükümler yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereği ve kamu düzeni ile ilgili olup yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kısa ve gerekçeli kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar, kararın gerekçesinin de sonucu ile tam bir uyum içinde, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıkta olması zorunludur. Yargıtay'ın hukuka uygunluk denetimi yapabilmesi için de ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş bir hüküm bulunması gerektiği açıktır. Somut olayda; İtiraz Hakem Heyeti kararının kusur oranına ilişkin itirazların değerlendirmesinin yapıldığı 5.2.2.6 nolu paragrafında; Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından görevlendirilen kusur bilirkişisinin raporunda, davalı tarafından teminat altına alınan aracın sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, raporun denetime elverişli ve Yargıtay içtihatlarına uygun bulunduğundan bahisle davacının kusur raporuna ilişkin itirazının reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Dosyada mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davalıya sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğuna dair herhangi bir raporun dosyada bulunmadığı ancak davacı motosiklet sürücüsünün %100 kusurlu olduğunun belirlendiği 16.03.2022 tarihli kusur raporunun bulunduğu ancak bu raporun da karara esas alınmadığı, Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 23.05.2022 tarihli kusur raporunda belirlenen (davalıya sigortalı araç sürücüsünün %60 ve davacı motosiklet sürücüsünün ise %40) kusur oranlarına göre hüküm tesis ettiğinin anlaşılmasına göre dosya kapsamı ile uyumlu olmayan gerekçe ile hüküm kurulması isabetli olmamıştır. Bu durumda, yukarıda açıklanan yasa hükümlerine ve içtihada uygun şekilde tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilerek, gerekçe ile hüküm çelişkisi içermeyen, kendi içinde tutarlı, maddi olaya ve talebe uygun, denetime elverişli gerekçeli karar oluşturulmak gerekirken Anayasa ile 6100 sayılı HMK'nın 297 ve 298. maddelerinde belirtilen unsurlardan yoksun, çelişkili gerekçe ve gerekçe hüküm çelişkisi içerecek şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 2. Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının resen BOZULMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma nedenine göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,19.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.