Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/13413 E. 2024/11289 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/13413
Karar No
2024/11289
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/760 D.İş, 2022/761 K. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın 09.05.2013 tarihinde yaptığı trafik kazası sonucu müvekkilinin malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10,00 TL sürekli iş göremezlik, 10,00 TL geçici iş göremezlik ve 10,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 30,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle talebini 72.437,00 TL sürekli iş göremezlik, 3.586,00 TL geçici iş göremezlik, 1.100,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 77.123,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından %11 maluliyet üzerinden ve kaza tespit tutanağına göre %25 kusur indirimi yapılarak 29.01.2021 tarihinde 110.556,00 TL maluliyet tazminatı ödemesi yapıldığını, başvurucunun başkaca hak ve alacağı kalmadığını, zamanaşımı süresi dolduğundan başvurunun reddi gerektiğini, karşı tarafça imzalanan ibranamenin 2 yıl içinde iptal edilmesi için başvurulmadığından hukuken geçerli ... geldiğini, müvekkili şirketin geçici iş göremezlik tazminatından ve geçici bakıcı giderinden sorumlu olmadığını, arazların bakıcı tutmayı gerektirecek düzeyde olmadığını ve fiilen bakıcı tutulduğunun ispat edilemediğini, geçici bakıcı gideri hesaplamasının net asgari ücret üzerinden yapılması gerektiğini, başvurucunun kazaya ilişkin şikayet hakkını kullanmadığını, aleyhe hüküm tesis edilmesi durumunda maluliyet raporu alınması gerektiğini, sunulan maluliyet raporunun Yönetmelik hükümlerine uygun tanzim edilmediğini, kusur oranlarının tespiti için kusur raporu alınması gerektiğini, başvurucunun kaza esnasında koruyucu ekipman (kask ve dizlik) takmadığını, Sosyal Güvenlik Kurumunun ödemiş olduğu tazminat varsa ödenecek tazminattan indirilmesi gerektiğini, ... Sigorta A.Ş'nin temerrüde düşmediğini, sigortalı araç özel otomobil olup avans faizi talep edilemeyeceğini, vekalet ücretinin 1/5'ine hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Başvurunun kabulü ile sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri kaynaklı 77.123,00 TL maddi tazminatın 7.01.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile sigorta kuruluşundan alınarak başvurana verilmesine," karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 25.3.2020 tarih ve 7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Geçici 1. Madde uyarınca sürelerin, 13.03.2020 (bugün dahil) durduğu, 2480 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararnamesi (RG:30.04.2020— 31114) ile anılan sürenin 15.06.2020 (bugün dahil) tarihine uzatıldığı, dolayısıyla, toplam 94 günlük süre uzatım söz konusu olduğu, somut olayda, kaza tarihi 09.05.2013 olup yukarıda belirtilen sebeplerle, 94 günlük sürenin durması da söz konusu olduğu için işbu davanın açılış tarihi olan 14.01.2022 tarihinin, KTK 109 maddenin atfı ile TCK 89 uncu madde ve TCK m.66/e bendi gereği daimi maluliyet tazminatı yönünden sekiz yıllık zamanaşımı süresi içinde olduğu zirâ, TBK 154 üncü maddesi gereği, kısmi ödemenin yapıldığı 29.01.2021 tarihinde, zamanaşımı süresinin kesildiği, kaza tarihi dikkate alındığında, maluliyet raporunun Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği uyarınca düzenlenmesi gerektiği, dosyada mübrez maluliyet raporunun, anılan mevzuata göre tanzim edildiği, trafik kazası ile illiyet bağı olduğu, maluliyetin daimi olduğunun tespit edildiği, davacının geçici iş görmezlik tazminatı talebinin trafik sigortası teminatları dahilinde olduğu, somut olayın iş kazası olmadığı için Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ödemesinin araştırılmasına yönelik itirazının kabul edilmediği, davacının davalıya TSGŞ Ek-6'daki belgeler ile başvurduğu, davalının yapmış olduğu 110.556,00 TL ödeme için davacı yanca imzalanmış ibraname olduğuna yönelik itirazı değerlendirildiğinde, KTK 111 inci madde kapsamında bir değerlendirme yapılmış olup karara mesnet bilirkişi raporu ile tespit edilen daimi maluliyet tazminatı 195.260,00 TL olup davalı yanca yapılan ödemenin güncelleşmiş meblağ olan 122.823,17 TL olduğu, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği göz önüne alınarak hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi (maktu vekalet ücretinin alında kalmamak şartı ile) gerektiği, gerekçesiyle "1.Davalı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile; 31.05.2022 tarih ve 2022/E.19144, 2022/K.120760 sayılı Sigorta Hakemi kararının 5.3 numaralı hüküm fıkrasının kaldırılarak aşağıdaki şekilde yeniden hüküm oluşturulmasına, kararın geri kalan kısmının aynen infazının devamına, 5.3. davacı yan vekille temsil edildiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) madde 17/2 hükmü uyarınca tarifenin ikinci kısım ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücret esas alınarak tarifenin üçüncü kısmına göre 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalı ... kuruluşundan tahsili ile davacı yana ödenmesine," karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından %11 maluliyet üzerinden ve kaza tespit tutanağına göre %25 kusur indirimi yapılarak 29.01.2021 tarihinde 110.556,00 TL maluliyet tazminatı ödemesi yapıldığını, başvurucunun başkaca hak ve alacağı kalmadığını, zamanaşımı süresi dolduğundan başvurunun reddi gerektiğini, karşı tarafça imzalanan ibranamenin 2 yıl içinde iptal edilmesi için başvurulmadığından hukuken geçerli ... geldiğini, müvekkili şirketin geçici iş göremezlik tazminatından ve geçici bakıcı giderinden sorumlu olmadığını, arazların bakıcı tutmayı gerektirecek düzeyde olmadığını ve fiilen bakıcı tutulduğunun ispat edilemediğini, geçici bakıcı gideri hesaplamasının net asgari ücret üzerinden yapılması gerektiğini, başvurucunun kazaya ilişkin şikayet hakkını kullanmadığını, aleyhe hüküm tesis edilmesi durumunda maluliyet raporu alınması gerektiğini, sunulan maluliyet raporunun Yönetmelik hükümlerine uygun tanzim edilmediğini, başvurucuya yapılan ödemede açık bir nispetsizlik bulunmadığı gibi yapılan ödemenin güncellenerek hesaplanan tazminattan düşülmesi gerektiğini, sürekli sakatlık tazminatı hesaplamasında TRH 2010 Mortalite Tablosu ve %1,65 iskonto oranının esas alınması gerektiğini, başvuranın zarar hesabı yapılırken iş bulma ve askerlik süresinin hesaba katılmadığını, başvurucu kaza sırasında koruyucu ekipman (kask ve dizlik) kullanmadığından tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumunun ödemiş olduğu tazminat varsa ödenecek tazminattan indirilmesi gerektiğini, ... Sigorta A.Ş'nin temerrüdü bulunmadığını, faizin Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan başvuru tarihinden itibaren yürütülmesi gerektiğini, vekalet ücretinin 1/5'ine hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir. B. Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir. 1. 2918 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhâlde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Aynı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrasına göre ise dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş bulunursa bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir. Haksız fiile dayanan tazminat isteminde zamanaşımının işlemeye başlayacağı tarih, zararın ve zarar sorumlusunun öğrenildiği andır. Zararın öğrenilmesi kavramıyla kastedilen ise, haksız fiil nedeniyle oluşan bedensel zararın kapsamının öğrenilmesi olup, bu bedensel zararın sebep olacağı maluliyet oranının belirlendiği tarihin, zararın öğrenilmesi kavramına bir etkisi yoktur. Bedensel zararın gerçekleşmesi ve bu yaralanmayla ilgili tedavinin tamamlanması ile zararın kapsamının belli olduğu kabul edilmelidir. Açıklanan ilkeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; dava konusu trafik kazası sonucunda davacının yaralandığı, kaza tarihinde yürürlükte olan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'na göre zamanaşımı süresinin sekiz yıl olduğu, davaya konu trafik kazasının 09.05.2013 tarihinde meydana geldiği, Covid 19 pandemisi nedeniyle uzayan süreler de dahil edilerek hesaplansa dahi davacı tarafından olay tarihi üzerinden sekiz yıl geçtikten sonra 14.01.2022 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulduğu, davalı tarafından davaya konu alacağın zamanaşımına uğradığı savunmasında bulunduğu anlaşılmaktadır. Şu durumda kaza tarihinden itibaren sekiz yıl içinde davanın açılmadığı gözetilerek davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir. 2. Bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazları incelenmemiştir. VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,19.11.2024 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 154/1. maddesinde "borçlu borcu ikrar etmişse, özellikle faiz ödemiş veya kısmen ifada bulunmuşsa ya da rehin vermiş veya kefil göstermişse zamanaşımının kesileceği" düzenlemesine; 156/1. maddesinde ise "zamanaşımının kesilmesiyle, yeni bir süre işlemeye başlar" düzenlemesine yer verilmiştir. Anılan bu düzenlemelerle, herhangi bir ayrım yapılmaksızın, tüm borç ilişkileri bakımından geçerli olan zamanaşımının kesilmesi nedenleri ve kesilmeden sonra işleyecek sürenin ne olduğu tespit edilmiş bulunmaktadır. Haksız fiil niteliğinde olan trafik kazaları bakımından zamanaşımı sürelerini özel olarak düzenleyen 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109/2. maddesinde, haksız fiilin aynı zamanda suç teşkil ettiği durumlar için uzamış ceza zamanaşımı süresinin uygulanacağı ilkesi benimsenmiştir. KTK'nın 109/2. maddesi ile, zarar görenlerin kısa zamanaşımı süreleri nedeniyle hak kaybına uğramasının önlenmesi ve zarar görenlerin korunmasının amaçlandığı açıktır. Bu itibarla; haksız fiil mağduru olan zarar görenlerin korunması amacıyla getirilen ve daha uzun süreler içinde hak arama imkanı veren kanuni düzenlemenin, zarar görenlerin aleyhine sonuç doğuracak biçimde ve mutlak surette uygulanması, kanunun amacına uygun düşmeyecektir. Kaldı ki, KTK'nın 109/2. maddesindeki ceza zamanaşımının uygulanması hükmünün, haksız fiiller de dahil olmak üzere tüm borç ilişkilerinde zamanaşımının kesilmesi nedenlerini ayrıca ve açıkça düzenleyen Borçlar Kanunu düzenlemelerini bertaraf edecek şekilde uygulanmasının, özel kanunda hüküm bulunmayan halde genel kanunun uygulanması ilkesine aykırı olacağı da gözden uzak tutulmamalıdır. Davaya konu somut olayda; davacının bedensel zarara uğramasıyla sonuçlanan kazanın 09.05.2013 tarihinde gerçekleştiği; yapılan başvuru üzerine, 29.01.2021 tarihinde davalı tarafından 110.556,00 TL tazminat ödemesinin yapıldığı; bu ödemenin yetersiz olduğu gerekçesiyle, davacının 14.01.2022 tarihinde tahkim yoluna başvurduğu anlaşılmaktadır. Davalı tarafından 29.01.2021 tarihinde yapılan (kısmi) ödeme ile, TBK'nın 154/1. maddesi gereği, zamanaşımı kesilmiş ve yeni iki yıllık süre işlemeye başlamış olup, dava tarihi itibariyle yeni işlemeye başlayan 2 yıllık zamanaşımı süresi de dolmamıştır. Açıklanan maddi ve hukuki vakıalar karşısında; davalının kısmi ödemesi nedeniyle zamanaşımının kesildiği ve yeniden işlemeye başlayan 2 yıllık zamanaşımı süresinin dava tarihi itibariyle dolmadığı gözetilerek davalının zamanaşımı def'inin reddi gerektiği ve davalının bozma sebebine göre incelenmeyen diğer temyiz itirazlarının incelenmesi gerektiği düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma gerekçesine katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/13413, K. 2024/11289, T. 19.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-13413-e-2024-11289-k-ebce842e1b97