Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/12428 E. 2022/15146 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/12428
- Karar No
- 2022/15146
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22 Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Davacılar tarafından destekten yoksun kalma nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; İlk derece mahkemesince verilen davanın kısmen kabulü kararına karşı davalının istinaf başvurusunun reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne dair verilen 05.06.2020 günlü Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi kararının incelenmesi sonucu uyulmasına karar verilen Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/14986 Esas-2021/9362 Karar sayılı 30.11.2021 günlü bozma kararına uyularak Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesince davanın kısmen kabulüne dair kararın davacı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacılar vekili; 29.11.2015 tarihinde davalıya zorunlu mali mesuliyet sigorta (Trafik) poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın ...'ın sevk ve idaresinde tek taraflı kaza yapması neticesi davacıların desteği ...'ın vefat ettiğini, destekten yoksunluk nedeniyle şimdilik 100,00'er TL'den olmak üzere toplam 400,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 10/02/2016 tarihinden itibaren avans faiziyle tahsilini talep etmiştir. Davacılar vekili bedel artırım dilekçesi ile talebini davacı ... (eş) için 176.628,38 TL, ... (kızı) için 3.250,68 TL, ... (oğlu) için 451,16 TL ve ... (kızı) için 53.994,13 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili; davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma ve alınan bilirkişi raporları gereğince davacıların davasının kısmen kabulüne karar verilmiş, davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nce, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine ve davacının istinaf başvurusunun kabulü ile vekalet ücretinin davacı lehine düzeltilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 2021/14986 Esas-2021/9362 Karar sayılı 30.11.2021 günlü kararı ile 29.11.2015 tarihinde desteğin tam kusuru ile gerçekleşen trafik kazasında oluşan zarardan sigorta şirketinin sorumluluğu olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek verilen bozma kararı sonrası, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nce, kesinleşen yönlere ilişkin infazda tereddüt olmaması bakımından kesinleşen yönler hükümde korunarak; davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile davacı ... hakkında açılan davanın reddine karar verilmiş hüküm, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1) Dosyadaki yazılara, bölge adliye mahkemesi kararının bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2) Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince; Dosyanın incelenmesinde; Bölge Adliye Mahkemesince uyulmasına karar verilen Dairemizin 2021/14986 Esas-2021/9362 Karar sayılı 30.11.2021 günlü verilen bozma kararı sonrası Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nce davacı ... yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinde “(1) Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. 2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.” şeklinde düzenlenmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin 13. maddesinin 4. fıkrası uyarınca davalı yararına vekalet ücretinin, maktu ücreti geçemeyeceği gözetilmeksizin, davacı aleyhine olacak şekilde fazla vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki, bu hatanın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK’nın 370. maddesinin 2. fıkrası gereğince kararın aşağıda yazılı olduğu şekilde davacı yararına düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 5-f nolu bendinde yer alan "20.691,70 TL" ibaresinin çıkartılarak yerine "5.100,00 TL" ibaresinin yazılmasına hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, HMK 302/5 ve 373. maddeleri uyarınca dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 22.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verilmiştir.