Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/1228 E. 2022/15611 K. – Trafik Kazası

Konu: Trafik Kazası Sonucu Ölüm Nedeniyle Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1228
Karar No
2022/15611
Karar Tarihi
Konu
Trafik Kazası Sonucu Ölüm Nedeniyle Tazminat

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle tazminat davası üzerine mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davacı ...’ın maddi tazminat davasının kabulüne, davacılar ... ve ...’ın maddi tazminat davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat davasının davalılar ... ve ... yönünden kısmen kabulüne dair verilen 23/02/2021 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı Hür Sigorta Anonim Şirketi vekili, davalı ... ve ihbar olunan ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. K A R A R Davacılar vekili; 14.12.2009 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazasında, davalı ...’ın sevk ve idaresindeki, davalı ... adına kayıtlı, davalı Hür Sigorta A.Ş. tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı araçta yolcu olarak bulunan ...’ın vefat ettiğini, davacılardan ...’ın ölenin boşandığı eşi olduğunu; ancak, beraber yaşamaya devam ettiklerini, diğer davacıların ölenin çocukları olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; davacı ... için 2.000,00 TL maddi tazminatın, davacılar ... ve ... için 1.500,00’er TL maddi 40.000,00’er TL manevi tazminatın (sigorta şirketi yönünden maddi tazminat için poliçe limiti dahilinde ve temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmek üzere) kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili, 18.01.2021 havale tarihli dilekçesi ile davacı ... için 2.000,00 TL olan talebini 195.215,69 TL’ye artırmıştır. Davalı ...; davacıların murislerinin bulunduğu aracın hızlı bir şekilde arkadan çarptığını bu şekilde gerçekleşen kazada davacıların murisinin asli kusurlu olduğunu, dava da belirlenecek tazminatlarda kusur oranlarının dikkate alınması gerektiğini, davacıların manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu, kazaya karışan aracının davalı trafik sigortacısı dışında ... Sigorta ya da kasko sigortalı olduğunu belirerek ihbarı ile ceza dosyasının bekletici mesele yapılmasını talep ederek davanın reddini savunmuştur. Davalı Hür Sigorta A.Ş. vekili; davalı sürücünün sevk ve idaresindeki aracın müvekkili nezdinde trafik sigortasının olduğunu, davacı tarafın destekten yoksun kalma tazminatı talebi yönünden bilirkişi incelemesi yapılmasını, müvekkili şirketin manevi tazminattan sorumlu olmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... davanın reddini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 11.06.2015 tarih, 2010/116 esas 2015/414 karar sayılı ilamıyla; davacı ... ’un murisle boşanmış olmaları, ölenin desteğinden yararlandığına ilişkin kanaat oluşmadığı gerekçesi ile davacı ... yönünden maddi ve manevi tazminat davalarının reddine, davacılar ... ve ...’ın destekten yoksun kalma zararlarının karşılanması nedeniyle ... ve ... yönünden maddi tazminat davasının reddine, davacılar ... için 9.000,00 TL ... için 9.000,00 TL olmak üzere 18.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...’tan kaza tarihinden itibaren işeyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 05.03.2019 tarih, 2016/6124 esas 2019/2516 karar sayılı ilamı ile “Davacılar vekili dava dilekçesinde müteveffa ile davacı ...’un resmi olarak boşandıklarını ancak birlikte yaşadıklarından bahisle müteveffanın desteğinden yoksun kaldığı için maddi ve manevi tazminat talebinde bulunduğunu belirtmiştir. Mahkemece, dinlenen tanık beyanları, emniyet araştırması neticesi, davacı ...’in vekiline verdiği vekaletnamedeki adresi, müteveffa ile davacı ... arasında görülmüş olan anlaşmalı boşanma davası dikkate alındığında davacı ... ’un destek tazminatı talep edebileceği, müteveffanın bu kişiye de destek olduğunun kabulü ile ... hakkında da destek tazminatına yönelik hesaplama yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.” ve “ davacılar için takdir olunan manevi tazminat tutarlarının bir miktar az olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.” gerekçesiyle davacılar vekilinin temyiz talebinin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde; dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Olay günü olan 14/12/2009 günü saat 21:30 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyon ile Afyonkarahisar istikametinden Banaz istikametine gelişe göre yolun sağında bulunan Afyon istikametinden Banaz istikametine seyir etmekte olan sürücü ...' ın kullandığı ... plakalı aracın çarpıştığı, kaza neticesinde ...' ın vefat ettiği, İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 15/02/2010 tarihli raporuna göre sürücü ...'ın 6/8 sürücü ...' ın 2/8 oranında kusurlu olduğu, 22/04/2015 tarihinde alınan bilirkişi raporuna göre; davalıların kusurunun %100 kabul edilmesi halinde bile davacı ... ve ...' a sigorta şirketi tarafından yapılan ödemeler ve bu ödemelere işleyen yasal faiz ile SGK tarafından yapılan ödemelerin mahsubundan sonra davacıların destekten yoksun kalma zararlarının karşılanmış olduğu ve bu nedenle destek tazminatı alacaklarının bulunmadığı ki zaten yargıtay ilamınında mahkememiz kararının davacı ... 'un destekten yoksun kalma tazminatı ve davacı ... ve ...'ın manevi tazminatına ilişkin bozulduğu anlaşılmıştır. Davacılardan ...' un muris ...' ın eski eşi olduğu, dinlenen tanık beyanları, emniyet araştırması neticesi, davacı ...’in vekiline verdiği vekaletnamedeki adresi, müteveffa ile davacı ... arasında görülmüş olan anlaşmalı boşanma davası dikkate alındığında davacı ... ’un destek tazminatı talep edebileceği, müteveffanın bu kişiye de destek olduğunun kabulü gerektiği, davacı ...'a davalı ... şirketince herhangi bir ödeme yapılmadığı, aktüerya raporunun hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu, davacı ... 'un %7 evlenme ihtimali de dikkate alınarak davalılardan desteğinden yoksun kalma tazminatı olarak 195.215,69 TL talep edebileceği ancak Hür Sigorta poliçe teminat limitinin kişi başı 150.000,00TL olduğu, ...'a 12.591,16 TL ve ...'a 15.752,91 TL olmak üzere toplam 28.317,07 TL ödeme yapıldığından davalı ... şirketinin bakiye sorumluluğunun 121.682,93 TL (=150.000,00 TL- 28.317,07 TL) olduğu anlaşıldığından davacı ... yönünden maddi tazminat talebinin kabulü ile; 195.215,69 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihi olan 14/12/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine (Sigorta Şirketinin Poliçe limiti olan 121.682,93 TL ile sınırlı olmak koşulu ile) karar vermek gerekmiştir. Davacı ... ve ...' ın muris ...' ın çocukları olduğu, yargılama sırasında çocukların reşit olduğu, davacı ... ve ...' ın muris babalarını kaybettikleri tarihte orta öğretime devam ettikleri, muris ...' ın 24/10/2009 tarihinde aylık net 636,25 TL ücret aldığı, davalı gerçek kişilerin murise göre sosyal ve ekonomik durumlarının çok daha iyi olduğu, davacı ... ve ...' ın muris babalarının davalı ...' ın taksir eylemi nedeniyle kaybetmelerinden dolayı derin üzüntü ve keder yaşadığı, olayın oluş şekli, tarafların kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve hakkaniyet ilkesi göz önüne alınarak takdiren, davacı ...' ın açtığı manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 12.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 14/12/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... tan alınarak davacı ...' a ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine; davacı ... ' ın açtığı manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 12.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 14/12/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... tan alınarak davacı ... ' a ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” gerekçesiyle davacı ... Başol yönünden maddi tazminat talebinin kabulü ile; 195.215,69 TL destekten yoksun kalma tazminatının 14.12.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine (Sigorta Şirketinin Poliçe limiti olan 121.682,93 TL ile sınırlı olmak koşulu ile), davacılar ... ve ...’ın maddi tazminat bozma ilamına konu edilmediğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davacılar ... ve ...' ın açtığı manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 12.000,00’er TL manevi tazminatın 14.12.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...’tan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı ..., davalı Hür Sigorta A.Ş. vekili ve ihbar olunan ... Sigorta A. Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-İhbar olunan ... Sigorta A.Ş.vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde; Mahkemenin temyize konu 23.02.2021 tarihli hükmünü temyiz eden ... Sigorta A.Ş’nin, davada ihbar olunan 3. kişi konumunda olduğu, davanın tarafı olmadığı ve hakkında hüküm tesis edilmediği gözetildiğinde, ... Sigorta A.Ş. vekilinin mahkeme hükmünü temyiz hakkının bulunmaması nedeniyle, temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davalı ..., davalı Hür Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ... vekili ve davalı Hür Sigorta A.Ş. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 3-Davalı ... vekili ve davalı Hür Sigorta A.Ş. vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; Dairemizce kabul görmüş pay esasına göre; çocuksuz durumda destek, desteğin gelirini eşi ile ortak paylaşacağı varsayımına dayalı olarak, gelirden desteğin %50 ve eşin %50 pay alacağı kabul edilmektedir. Çocukların eş ile birlikte destek payı alacağı durumda ise destek gelirden eşi ile birlikte 2’şer pay alırken çocuklara birer pay verileceği, yine eş, çocuklar ile ana babanın pay alacağı durumlarda desteğe 2 pay, eşe 2 pay, çocukların her birine 1’er pay, ana ve babaya 1’er pay ayrılarak böylece gelirin tamamının dağıtılacağı esasına dayalıdır. Çocukların sayısı arttıkça hem desteğe ayrılan pay, hem de eş ve çocuklar ile ana ve babaya ayrılacak paylar düşecektir. Çocukların destekten çıkması ile birlikte destekten çıkan çocuğun payları destek, eş ve diğer çocuklara dağıtılacak, anne ve babaya verilmeyecektir. Böylece geriye kalan eş ve çocukların payları ile desteğin payı artacaktır. Bu pay esası Türk aile sistemine çok uygun düşmektedir. Çünkü Türk aile sisteminde desteğin geliri aile bireyleri tarafından birlikte paylaşılmakta, aile bireyleri arttıkça gelirden alınacak pay düşmekte, aile bireyi azaldıkça da gelirden alınacak pay yükselecektir. Ana ve babadan birinin destekten çıkması ile payı diğerine aktarılacak, ana ve baba ile çocukların tamamının destekten çıkması durumunda ise yine çocuksuz eş gibi desteğe 2 pay, eşe 2 pay esasına göre %50 pay desteğe, %50 pay eşe verilerek varsayımsal olarak gelir paylaştırılarak tazminat bu ilkelere göre hesaplanmalıdır. Dosyanın incelenmesinde, desteğin babasının 05.08.2010 ve desteğin annesinin 23.03.2011 tarihinde, desteğin ölümünden sonra öldükleri, buna karşın muhtemel yaşam süreleri gözetilerek hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece desteğin anne ve babasının ölüm tarihleri göz önünde bulundurularak gerçek zararın hesaplanması için bilirkişiden ek rapor alınıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken destek paylarının hatalı belirlendiği rapordaki hesaplamanın kabulü doğru görülmemiştir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. b- Davacı ..., kazada hayatını kaybeden eşi ...’ın desteğinden mahrum kaldığını ileri sürerek tazminat isteminde bulunmuştur. Destekten yoksun kalma iddiası ile açılan dava, ölümden sonraki süre boyunca doğacak zararın tazmini talebini kapsamaktadır. Bu nedenle yargılama boyunca davacının değişen durumu tazminatın belirlenmesi yönünden etkili olacaktır. 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 45. (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 53.) maddesi gereği destekten yoksun kalma tazminatının mahiyeti ve amacı, ölenin eylemli yardımını alanların, desteğin ölümünden sonra da bu yardımdan mahrum kalmaması olduğuna göre destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilebilmesi için her şeyden önce destek alma hakkı olan kişinin, destek alma ihtiyacının devam etmesi gerekir. Bu itibarla; dul kalan eşin yeniden evlenmesi halinde destekten yoksun kaldığı sürenin önceki eşin ölüm tarihi ile yeniden evlenme tarihi arasındaki süreye göre hesaplanması gerekmektedir. Dosyanın incelenmesinde, davacı ... ’un 19.10.2017 tarihinde, desteğin ölümünden sonra evlendiği anlaşılmaktadır. Mahkemece davacı eşin evlendiği hususunun göz önünde bulundurularak desteğin ölüm tarihi ile davacının yeniden evlendiği tarihe kadarki gerçek zararının hesaplanması için bilirkişiden ek rapor alınıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken desteğin eşi davacının yeniden evlendiği tarihten sonraki dönem için de destek hesabı yapılmış olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 4- Davalı Hür Sigorta A.Ş. vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; a-2918 sayılı KTK.’nun 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın B.2.b. maddesi uyarınca; yaralanan kimselerin ilk yardım, muayene ve kontrol veya bu yaralanmadan ötürü ayakta hastane, klinik ve diğer yerlerdeki tedavi giderleri ile tedavinin gerektirdiği diğer giderleri belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Sigortaya başvurulmadan dava açılması veya icra takibi başlatılması halinde ise bu tarihlerde temerrüt gerçekleşir. Bu durumda ilke olarak; davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmış ise bundan 8 iş günü sonrasında, başvuru yapılmamış ise dava tarihi itibarıyla, belirlenen tazminat alacağının tamamı için anılan tarihlere uygun faiz uygulanması gerekir. Somut olayda; sigorta şirketine başvuru yapılıp yapılmadığı araştırılarak davalı ... yönünden faiz başlangıç tarihinin temerrüde düştüğü tarih belirlenmek suretiyle tespit edilmesi gerekirken, olay tarihinden itibaren faiz hükmedilmesi doğru görülmemiştir. b-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 323. maddesinde yargılama giderlerinin nelerden ibaret olduğu açıkça sayılmış, yargılama giderlerinden sorumluluğu düzenleyen 326. maddesinde ise davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkemenin, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırılacağı düzenlenmiştir. Dosya kapsamından; mahkemece davalı Hür Sigorta A.Ş. vekili bakımından poliçe limitiyle (121.682,93 TL) sınırlı olmak kaydıyla, davanın kabulü ile 195.215,69 TL’nin davalılardan müştereken müteselsilen tahsiline karar verildiği, buna karşın yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden davalı Hür Sigorta A.Ş.’nin diğer davalı ile birlikte yargılama giderlerinin tümünden sorumlu tutulduğu anlaşılmakta olup yukarıda belirtilen yasa maddeleri gereği yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden davalıların sorumlu olduğu tazminat miktarlarına göre sorumlu tutulması gerekir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, ihbar olunan ... Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz dilekçesinin, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekili ve davalı Hür Sigorta AŞ vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (3-a,b) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekili ve davalı Hür Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının, (4,a-b) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Hür Sigorta A.Ş vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar ... ve Hür Sigorta A.Ş. İle ihbar olunan ... Sigorta A.Ş'ye geri verilmesine 28.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/1228, K. 2022/15611, T. 28.11.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-1228-e-2022-15611-k-59697ff66d01