Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/12086 E. 2025/9961 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/12086
Karar No
2025/9961
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1185 E., 2022/1176 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/122 E., 2020/58 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 07.07.2014 günü davalı şirkete trafik sigortalı aracın, davacının sürücüsü olduğu motosiklet ile çarpışması ile oluşan kazada davacının ağır bir biçimde yaralandığını ve maluliyet söz konusu olduğunu, davacının kazanın oluşumunda bir kusurunun bulunmadığını, kusurun tamamının sigortalı araçta olduğunu, davalı ... şirketinin limitler oranında ve ancak kusur oranından bağımsız olarak sorumlu bulunduğunu, bu nedenlerle trafik kazasında davacının bedensel zarara uğraması ve bakıcı gideri nedeniyle sigorta limitini aşmamak üzere kaza tarihinden işletilecek ticari avans faizi ile birlikte davalıya ödetilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın geçici iş göremezlik tazminatı talebinin ZMSS Genel Şartları gereği teminat dışı olduğunu, davacı tarafın sürekli iş göremezlik ile ilgili maddi tazminat talebi bakımından ise kabul anlamına gelmemek kaydıyla sigorta şirketinin dava konusu talep ile sorumlu olduğu düşünülse bile davalı ... şirketinin sorumluluğunun kusur oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacı tarafın bakıcı giderleri ile ilgili maddi tazminat talebinin kabulünün mümkün olmadığını, şirketin davacıya karşı temerrüdünün söz konusu olmadığını, bu nedenle kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirketin dava konusu talepten sorumlu olduğu kanaatine varılması halinde dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu tutulabileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının meydana gelen trafik kazası nedeni ile sigortalı araç sürücüsü ile uzlaştıkları gerekçesi ile geçici ve kalıcı maluliyetten kaynaklı maddi tazminat davasının reddine, bakıcı gideri olarak 100,00 TL talep olunan davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; söz konusu kazada müvekkilinin kusuru bulunmadığını ve kusur itirazlarının değerlendirilmediğini, meydana gelen olay trafik kazası olup karşılığında hiçbir edim alınmamış olan uzlaştırma raporu geçersiz olduğundan Karayolları Trafik Kanunu'nun uygulanması gerektiğini, maddi tazminat taleplerinin haksız olarak reddedildiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın yaptığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı sürücünün uğradığı sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. Davacı vekili, davacının sürücüsü olduğu motosiklet ile sigortalı araç sürücüsünün 07.07.2014 tarihinde yaptığı kaza neticesinde davacının yaralanıp malul kaldığını beyanla sürekli iş göremezlik tazminatı isteminde bulunmuştur. İlk Derece Mahkemesince dava konusu eylem nedeniyle yürütülen ceza soruşturmasında tarafların uzlaştığından bahisle davanın reddine karar verilmiş, davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerinde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ise istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 18.10.2023 tarihli ve 32343 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 26.07.2023 tarihli ve 2023/ 43... /141 Karar sayılı kararı ile 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 06.12.2006 tarihli ve 5560 sayılı Kanun’un 24. maddesiyle değiştirilen 253. maddesinin (19) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinin “Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz;…” bölümünün Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. 14.11.2024 tarihli ve 32722 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7531 sayılı Kanunun 16. maddesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinin (19) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinin başına“Uzlaşmanın sağlanması halinde, uzlaşma anında tespit edilemeyen veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan zararlar hariç, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz” ibaresi eklenmiştir. Şu durumda mahkemece yukarıda açıklanan iptal hükmü ve 14.11.2024 tarihli ve 32722 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7531 sayılı Kanun'un 16. maddesiyle yapılan yasal düzenleme uyarınca davacının talebinin değrlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş ve kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1. Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının temyiz eden davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/12086, K. 2025/9961, T. 25.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-12086-e-2025-9961-k-3c394ef9b984