Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/10865 E. 2024/9785 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/10865
Karar No
2024/9785
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/539 D.İş, 2022/626 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü/Davacının ve davalının itirazının reddine Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davacı vekili ve davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacının ve davalının itirazının reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcu olarak bulunduğu motosikletin sürücüsü ile davalıya sigortalı araç sürücüsü arasında meydana gelen kazada müvekkilinin yaralandığını, %3 maluliyet oranı üzerinden davalının 28.04.2017 tarihinde 13.855,96 TL ödeme yapmış ise de davacının maluliyetinin %12 olmak suretiyle artış gösterdiğini beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili talebini 29.04.2022 tarihinde 252.932,85 TL olarak ıslah etmiştir II. CEVAP Davalı davaya cevap vermemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının yolcu olduğu motosiklete davalıya sigortalı araç sürücüsünün çarpması neticesinde yaralandığı ve %12 oranında malul kaldığı, daha önce ödeme yapıldığı, ancak maluliyetin arttığının belirtildiği, dosyaya kusur raporu alındığı ve davalıya sigortalı araç sürücüsünün %75 oranında, davacının yolcu olarak bulunduğu motosiklet sürücüsünün ise %25 oranında kusuru bulunduğu, maluliyetin belirlenmesi maksadı ile alınan raporda Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının %12 oranında özür oranı olduğu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemince alınan hesap raporunda 252.932,85 TL tazminatın belirlendiği, davacıya süre verilmesine rağmen talebi ıslah etmediği gerekçesi ile başvurunun kabulüne 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 19.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; kendilerine verilen süre içerisinde ıslah harcı da yatırılarak ıslah talebinde bulunulduğu, ıslah dilekçesi göz önünde bulundurularak hüküm tesis edilmesi gerektiğini ileri sürerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına itiraz etmiştir. Davalı vekili itiraz dilekçesinde kesin hüküm nedeniyle başvurunun reddi gerektiğini, başvuru sahibinin iş gücü zararına uğradığının sabit olmadığını, PMF 1931 Yaşam Tablosuna göre hesaplama yapılması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, başvuru sahibi lehine 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına itiraz etmiştir. C Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına davacı ve davalı vekilinin itiraz ettiği, davacı vekilinin ıslah dilekçesinin dikkate alınmadığını ileri sürdüğü, davacı vekilinin 29.04.2022 tarihinde ek başvuru ücreti ödemeyerek talebini ıslah ettiğinin görüldüğü, ancak bilirkişi raporunun davacıya 20.04.2022 tarihinde tebliğ edildiği, varsa itirazları için 5 gün yoksa ıslah için 3 günlük süre verildiği ancak süresi içinde davacı vekilinin işlem yapmadığından davacı vekilinin itirazının reddine karar verildiği, davalı vekilinin kesin hüküm nedeni ile davanın reddi gerektiğine ilişkin itirazının mevcut olduğu, ancak maluliyette gelişen durumun söz konusu olabileceği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince %3 maluliyet raporu ve davacının ibraz ettiği rapor arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde rapor alındığı ve davacının %12 oranında maluliyetinin olduğunun tespit edildiği, aktüer raporun usul ve yasaya uygun olduğu, davacının zararının artmasına neden olacak müterafık kusuru olmadığı, temerrüt tarihinin doğru tespit edildiği, başvuran yararına hükmedilen vekalet ücretinin Sigortacılık Kanunu 30/17 nci ve Yönetmeliğin 16/13 ncü maddesi uyarınca karar tarihindeki AAÜT 17/2 nci maddesine göre göre hesaplanacak ücretin 1/5'i oranında (maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla) belirlenmesi gerektiğinden (Y.4.HD.16.06.2021 T 3625/3182 sayılı kararı), kararda belirlenen tutarda isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile tarafların itirazının reddine karar verilmiştir V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlere ek olarak yapılan ödemelerin dikkate alınmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 19.06.2015 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun artan maluliyeti nedeni ile bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51 ve 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ıncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 inci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1-Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Davacı vekili, müvekkilinin meydana gelen kazada yaralandığını ve malul kaldığını, davacıya %3 maluliyet oranı üzerinden 13.855,96 TL ödeme yapıldığını, ancak sonrasında kaza nedeni ile 2018 yılında ameliyat olduğu ve maluliyetinin arttığını beyan ederek İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesinden alınan rapor ile sürekli engelilik oranının %12, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre ise %11,2 oranında maluliyetinin belirlendiğini ve yapılan ödemenin yeterli olmadığı iddiası ile bakiye tazminat talebinde bulunmuştur. Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından davacının maluliyetinin belirlenmesi amacıyla alınan raporda Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının toplam %12 oranında maluliyeti olduğu belirtilmiş ancak maluliyet artışına dair açıklama yapılmamıştır. Maluliyet oranları arasındaki bu farklılığın maluliyet oranında zaman içinde ortaya çıkan gelişen durum olup olmadığı konusunda yapılmış bir araştırma yoktur. Gelişen durum; olay sonucu meydana geldiği halde, başlangıçta bilinen yaralanmalar dışında, sonradan ortaya çıkan veya gelişen, olaya bağlı vücut bütünlüğünü bozan sonuçlar olarak tanımlanabilir. Gelişen durumun olup olmadığı ise her olaya özgü olarak kanıtlara göre değerlendirilir. İtiraz Hakem Heyetince; kaza sonrası tüm tedavi belgeleri getirtilerek davacının %3 oranında sürekli iş göremezliğini belirleyen ödemeye esas alınan rapor, davacının dosyaya sunduğu 18.10.2021 tarihli İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesinden verilen rapor ve Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından alınan raporun karşılaştırılarak ilk rapor ile sonraki raporlar arasında maluliyet oranının belirlenmesine etki eden fiziksel ve fonksiyonel arazlarda zaman içinde gelişim olup olmadığını, özellikle ödeme tarihinden sonra artan maluliyeti olup olmadığı, maluliyete ilişkin raporlar arasındaki farklılığın sebebinin araştırılması, yaralamanın hangi tarihte tedaviyle tamamen sona erdiği, maluliyetin artmasına ilişkin gelişen durumların olup olmadığı, ilk alınan maluliyet raporunda saptanan ve değerlendirmeye alınan tıbbi bulgular ile davada esas alınan raporda dikkate alınan tıbbi bulguların aynı olup olmadığı, ilk rapordan sonra ortaya çıkan arazların bulunup bulunmadığı, var ise dava konusu kazayla bağlantısı olup olmadığı hususlarında, yeni bir sağlık kurulu raporu alınmalıdır. Söz konusu rapor, oluşturulacak farklı bir uzman doktor heyetince, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak ve bizzat muayene edilerek düzenlenmelidir. Açıklanan nedenlerle; davaya konu kaza nedeniyle davacının artan maluliyetinin bulunup bulunmadığı hususlarında davalının usulü müktesep hakkı da gözetilerek gerekçeli, denetime elverişli ve kaza ile illiyet bağının kurulduğu en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı başkanlığından rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 2. Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. VI. KARAR 1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine,16.10.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/10865, K. 2024/9785, T. 16.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-10865-e-2024-9785-k-1d8fd6332c5f