Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/10632 E. 2023/8070 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/10632
- Karar No
- 2023/8070
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/124-2019/291 HÜKÜM/KARAR : Davanın reddi Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan inceleme sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 22.10.2015 tarihli, 2014/9401 Esas ve 2015/11091 Karar sayılı ilamıyla davaya konu uyuşmazlığın idari yargı yerinde görülmesi gerektiği belirtilerek kararın onanmasına karar verilmiştir. Davacılar vekilince onama kararı sonucunda idari yargı yerinde aynı sebeple dava açılmış, Kocaeli 2. İdare Mahkemesinin görevsizlik kararı sonucu dosya Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmiştir. Uyuşmazlık Mahkemesince davanın çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğuna, Gölcük 2. Asliye Hukuk mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkemece, kaldırma kararı sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların çocuğu ve kardeşleri olan müteveffa ...'ın kullandığı aracın, 20.01.2009 tarihinde kamyonetle çarpışması sonucu kontrolünü kaybettiğini, karayolu kenarında otokorkuluk bulunmaması nedeniyle aracın on metrelik istinat duvarından aşağıda bulunan park halindeki araçların üzerine düştüğünü, daha sonra aracın üzerine kazaya karışan kamyonetin düştüğünü, davacıların desteği ile beraber altı deniz subayının kaza sonucu vefat ettiğini, davalı idare tarafından getirilen normlara göre kaza mahalline otokorkuluk konulması gerektiği halde konulmadığını, bu nedenle davalının sorumluluğunun bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı baba ... için 15.000,00 TL maddi, 75.000,00 TL manevi, davacı anne ... için 10.000,00 TL maddi, 75.0000,00 TL manevi, davacı ... için 50.000,00 TL manevi, davacı ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı süresinin dolduğunu, davanın idari yargı yerinde görülmesi gerektiğini ve kusurlarının bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 26.12.2013 tarihli ve 2011/595 Esas, 2013/797 Karar sayılı kararıyla; davanın yargı yolu bakımından idari yargı yerinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle usulden reddine karar verilmiştir. IV. ONAMA VE ONAMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Onama Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 22.10.2015 tarihli, 2014/9401 Esas ve 2015/11091 Karar sayılı ilamıyla usul ve yasaya uygun bulunan hükmün onanmasına karar vermiştir. B. Onama Kararından Sonra İdare Mahkemesince Verilen Karar Kocaeli 2. İdare Mahkemesinin 23.05.2016 tarih, 2015/1614 Esas ve 2016/644 sayılı kararı ile 2918 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde uyuşmazlığın çözümünde adli yargının görevli olduğu belirtilerek 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un 19 uncu maddesi uyarınca görevli yargı merciinin belirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. C. Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümünce Verilen Karar Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümünün 11.04.2016 tarihli, 2016/212 Esas ve 2016/251 Karar sayılı kararı ile davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu tespit edilerek Kocaeli 2. İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulüne, Gölcük 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.12.2013 tarihli, 2011/595 Esas ve 2013/797 Karar sayılı görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. D. Kaldırma Kararı Sonrası Görevli İlk Derece Mahkemesince Verilen Karar Uyuşmazlık Mahkemesi kararı sonrası Gölcük 2. Asliye Hukuk Mahkemesi, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 24.05.2019 tarihli raporuna göre kamyonet sürücüsü Erhan Çakar'ın kusursuz, davacıların desteği sürücü ...'ın %100 oranında kusurlu, davalı ... Müdürlüğünün ise kusursuz olduğunun tespit edildiği ve anılan raporun hüküm kurmaya elverişli bulunduğu, davalı ... Müdürlüğüne kusur izafe edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; kusur belirlemesinin hatalı bulunduğunu, aynı kazaya ilişkin Yargıtay aşamasından geçerek kesinleşen dosyalarda davalı ... Müdürlüğünün %25 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davalının kusurlu olduğunun kabulü ile hesaplama yapılması gerekirken davanın reddi kararının isabetli olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacıların çocuğu/kardeşi olan sürücünün yönetimindeki aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölümü nedeniyle davacıların maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 53 ve 56 ncı maddeleri. 3. Değerlendirme Dosya kapsamında bulunan; davaya konu kazada ölen sürücü ...'ın eş ve çocukları tarafından, davalı ... Müdürlüğüne karşı açılan ve Dairemizin 22.06.2022 tarihli, 2022/2118 Esas ve 2022/9244 Karar sayılı ilamıyla onanarak kesinleşen Gölcük 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 07.12.2021 tarihli, 2021/45 Esas ve 2021/276 Karar sayılı dosyasında, eldeki dosyada da davalı bulunan Karayolları Genel Müdürlüğünün, kazanın meydana geldiği karayolu kenarında otokorkuluk bulundurmaması nedeniyle %25 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği anlaşılmıştır. Bunun yanında; davaya konu kazada ...'ın sürücüsü olduğu araçta bulunan ve vefat eden yolcu Murat Kaya'nın yakınları tarafından, davalı ... Müdürlüğüne karşı açılan Gölcük 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/243 Esas ve 2017/95 Karar sayılı dosyasına ilişkin Dairemizin 03.03.2021 tarihli, 2021/259 Esas ve 2021/944 Karar sayılı ilamında, eldeki dosyada da davalı bulunan Karayolları Genel Müdürlüğünün meydana gelen kazada %25 oranında kusurlu olduğu tespitine yer verilmiştir. Aynı kazada vefat eden yolculardan Cüneyt Kabakçı'nın eş ve çocukları tarafından davalı ... Müdürlüğüne karşı açılan Gölcük 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/41 Esas ve 2017/96 Karar sayılı dosyasına ilişkin Dairemizin 14.10.2020 tarihli, 2020/331 Esas ve 2020/3410 Karar sayılı ilamında da davalı ... Müdürlüğünün meydana gelen kazada, karayolu kenarında otokorkuluk bulundurmaması nedeniyle %25 oranında kusurlu olduğu belirlenmiştir. Maddi anlamda kesin hükmün koşulları 6100 sayılı HMK’nın 303 üncü maddesinde (1086 sayılı HUMK’nın 237. maddesi) açıklanmıştır. Bunlar; dava konularının (müddeabihlerinin), dava nedenlerinin ve taraflarının aynı olmasıdır. Buna karşılık taraflar arasında aynı ya da benzer konuda kesinleşmiş olan bir hüküm ve burada saptanan maddi olgular, daha sonra ortaya çıkan uyuşmazlıklarda yukarıda açıklanan koşulların üçünün aynı anda bulunmaması nedeni ile kesin hüküm oluşturmasa bile güçlü delil oluşturabilir. Hal böyle olunca, davaya konu kazada ölen sürücünün eş ile çocuklarının açtığı ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen Gölcük 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/45 Esas ve 2021/276 Karar sayılı dosyasında davalı ... Müdürlüğünün %25 oranında kusurlu bulunduğunun tespiti ile davaya konu aynı kazada ölen yolcuların yakınları tarafından davalıya karşı açılan yukarıda anılan dosyalara ilişkin Dairemizin 03.03.2021 tarihli, 2021/259 Esas ve 2021/944 Karar sayılı ilamı ile 14.10.2020 tarihli, 2020/331 Esas ve 2020/3410 Karar sayılı ilamına göre davalı ... Müdürlüğünün %25 oranında kusurlu bulunduğunun tespiti hususu, eldeki dava dosyası açısından güçlü delil teşkil etmektedir. Tüm bu açıklanan nedenlerle; eldeki dosya kapsamında alınan 24.05.2019 tarihli kusur raporu doğrultusunda davalının kusurlu olmadığının kabulü ile davanın reddine karar verilmesi eldeki dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Bu durumda mahkemece; davacı tarafın zararının kapsamının belirlenip davalı ... Müdürlüğünün, meydana gelen kazada %25 oranında kusurlu olduğu tespitine göre sorumlu tutulması gerekirken bu yönün gözetilmemiş olması doğru görülmemiştir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Değerlendirme bölümünde açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,15.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.