Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/10407 E. 2025/16091 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/10407
- Karar No
- 2025/16091
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/404 E., 2022/1015 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Silvan Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/50 E., 2019/571 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 02.12.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte taraflardan kimsenin gelmemiş olduğu belirlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 02.12.2025 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 34... plakalı aracın müvekkili sigorta şirketi tarafından 43794584 poliçe numaralı, 28.02.2017-28.02.2018 vadeli kasko sigorta poliçesi ile sigortalandığını, 21.05.2017 tarihinde dava dışı sürücü ........'ın sevk ve idaresindeki sigortalı araca, davalı ...'nın sevk ve idaresindeki diğer davalı ...'nın maliki olduğu 21... plakalı aracın çarptığını, meydana gelen çift taraflı trafik kazasında müvekkiline sigortalı aracın pert işlemi gördüğünü, aracın rayiç değerinin 825.000,00 TL, sovtaj bedelinin ise 173.000,00 TL olduğunu, müvekkili tarafından aracın sigortalısına 31.10.2017 tarihinde 823.324,80 TL ödendiğini, sovtaj bedelinin düşürülmesi sonucu kalan gerçek zararın 651.750,00 TL olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'nın en az %75 oranında kusurlu olduğunu, davalıların müvekkilinin sigortalısına ödediği miktardan kusurları oranında sorumlu olduklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla söz konusu kusur oranına tekabül eden 488.812,50 TL'nin ödeme tarihi olan 31.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; kaza tespit tutanağında davacıya sigortalı aracın sürücüsünün tespit edilememesi ve ilk çarpma noktasının tam olarak anlaşılmaması sonucu kusur tespiti yapılamadığını, davacının davalılara atfettiği kusurun asılsız ve gerçeğe aykırı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 11.06.2019 tarihli raporda; davalı sürücü ...'nın kazanın meydana gelmesinde %75, davacıya sigortalı aracın sürücüsü dava dışı .........'ın ise %25 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, hasar dosyasının incelenmesinde, sigorta bedelinin 811.000,00 TL, ekspertiz raporuna göre sigortalı aracın piyasa değerinin 820.000,00 TL, hasarın ise 524.000,00 TL civarında olduğunun belirlendiği, sigortalı aracın trafik kazası nedeniyle pert olduğu, davacı ... tarafından sigortalı aracın sahibi dava dışı .. Limited Şirketine 823.324,80 TL ödeme yapıldığı, bu hususun dosyaya sunulan dekont ile kanıtlandığı, davacı ... tarafından pert halinde 173.000,00 TL karşılığında aracın satışının yapıldığına dair sözleşmenin de dosyaya sunulduğu, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 11.06.2019 tarihli raporda, hasar yönünden yapılan değerlendirmede, aracın rayiç bedelinin 830.000,00 TL, sovtaj bedelinin ise 150.000,00 TL olarak belirlendiği, dosyada satış sözleşmesi bulunduğundan sovtaj bedelinin 173.000,00 TL olduğunun kabul edildiği, her ne kadar davalı tarafça Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 11.06.2019 tarihli raporda daha yüksek belirlenen rayiç bedele itiraz edilmemiş ise de davacının talebi ile bağlı kalınarak 825.000,00 TL rayiç bedel üzerinden davacının zararının 652.000,00 TL olduğunun hesaplandığı, davalı sürücünün %75 kusuruna isabet eden tazminat miktarının 489.000,00 TL olarak tespit edildiği, davacı vekilinin dava dilekçesinde 488.812,50 TL talep ettiği, ıslah dilekçesi de sunmadığı için davacı lehine 488.812,50 TL tazminata hükmedilmesi gerektiği, her ne kadar davacı tarafça sigortalı araç sahibine yapılan ödeme tarihinin 29.08.2017 olduğu belirlenmiş ise de bu yönde bir ıslah beyanı olmadığından talep edilen bedele dava dilekçesinde belirtilen 31.10.2017 tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 488.812,50 TL tazminatın davacının talebi ile bağlı kalınarak 31.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar vekili tarafından istinaf itirazında dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğu ileri sürülmüş ise de, Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/79 Esas sayılı dosyasında Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 29.03.2019 tarihli raporda, daha önce Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından ihtimalli düzenlenen 04.12.2017 tarihli raporun değerlendirildiği, ceza dosyasındaki söz konusu rapor ile eldeki dosya kapsamında mahkemece alınarak hükme esas alınan 11.06.2019 tarihli Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin raporunun aynı doğrultuda olduğu, buna göre kusur raporları arasında çelişki bulunmadığının anlaşıldığı, mahkemece tespit edilen hasar miktarı hususunda davalılar vekili tarafından açık bir istinaf nedeni ileri sürülmediğinden bu hususun inceleme konusu yapılmadığı, kusur oranları doğrultusunda yapılan hesaplamada ise herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; ceza dosyası ve eldeki dosya kapsamındaki kusur bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini, davalı sürücü ...'nın kusurlu olmadığını, davacıya sigortalı aracın sürücüsü dava dışı .........'ın kusurlu olduğunu, kusur oranındaki çelişkinin giderilmesi için yeniden kusur raporu alınması gerektiğini, mahkemece hükmedilen tazminat miktarının hatalı olduğunu, dosya kapsamında Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 11.06.2019 tarihli raporda, hasar miktarının 150.000,00 TL olduğunun belirtildiğini, davalıların bu miktardan sorumlu tutulmaları gerektiğini, davalılar aleyhine fazla miktarda tazminata hükmedildiğini, Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçeli kararında davalılar vekili tarafından İlk Derece Mahkemesi kararına karşı hasar bedeline ilişkin istinaf itirazında bulunulmadığının belirtildiğini, ancak bu tespitinin hatalı olduğunu, hasar bedeline itiraz ettiklerini, istinafa başvuru dilekçesinde kusur oranına itiraz ettiklerini, kusur oranına yapılan itirazın aynı zamanda hasar bedeline yönelik itiraz mahiyetinde olduğunu, kusur oranındaki değişikliğin hasar tazminatı miktarını da etkileyeceğini, Bölge Adliye Mahkemesince hasar bedeline ilişkin itirazları değerlendirilmeksizin karar verildiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kasko sigorta poliçesi gereği sigortalısına ödeme yapan davacı ... şirketinin ödediği bedelin, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472 nci maddesine göre zarardan sorumlu olduğu iddia olunan davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, dosya kapsamında alınan kusur raporunun oluşa uygun ve denetime elverişli olmasına, tazminat hesabında isabetsizlik bulunmamasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Duruşmada vekille temsil olunmayan davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.