Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/10313 E. 2025/12521 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/10313
- Karar No
- 2025/12521
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI: 2021/916, 2022/1058 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 15.08.2018 tarihinde sürücü ... idaresindeki araç ile seyir halinde iken müvekkili sürücü ... idaresindeki motosikletin çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin yaralanarak malul kaldığını, kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile sigortalı olduğunu belirterek fazlaya dair dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı ... şirketinden alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP
Davalı vekili; müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında olduğunu, davacının gerekli güvenlik önlemlerini alıp almadığının tespiti ile müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECEMAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının bedensel zararlarından davalının 2918 sayılı Yasa'nın 85/1, 88 ile 91. vd. maddeleri gereğince sorumlu olduğu, ancak davacıda kalıcı işgücü kaybı oluşmadığı, geçici iş gücü kaybından dolayı ise herhangi bir talepte bulunulmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya içerisinde bulunan ve hükme esas alınan ATK 2. İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan 31.01.2020 günlü raporun, davacı muayene edilerek ve davacının kazadan sonraki tüm tedavi evrakları, hastane kayıtları ile gelişen süreçte davacının yeni tarihli film ve grafileri incelenmek sureti ile kaza tarihi olan 15.08.2018 tarihindeki mevzuat hükümlerine uygun şekilde hazırlandığı belirtilerek Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 20.01.2021 tarih ve 2018/856 E.- 2021/51 K. sayılı kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik'in uygulanmasının tek sebebinin Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına yapılan atıf olduğunu, müvekkilinin geçirmiş olduğu kazaya ilişkin adli tıp raporunda 3 ay geçici iş göremezlik tespit edildiğini, müvekkilinin bu maluliyetinin hayatındaki tüm alanları etkileyecek boyutta olup sadece 3 ay boyunca %100 malul sayılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, söz konusu raporda müvekkilinin sadece sol klavikulada fraktür olduğunun belirtildiğini, ancak dava konusu raporda kaza nedeniyle meydana gelen metatarsal kemik kırığından bahsedilmediğini, tüm bu hususlar dikkate alındığında müvekkilinin kalıcı maluliyetinin tespit edilememesinin hayatın olağan akışına aykırı olup itiraza konu bilirkişi raporunun hatalı olarak düzenlendiğini, bedensel zarar için kişi çalışmasını sürdürebilir ise de, yaşıtlarına ve aynı işi yapanlara göre (sakatlığı oranında) daha fazla güç ve çaba harcayacağından, kazançlarında bir azalma olmasa bile (sakatlığı oranında) tazminat isteme hakkı bulunduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı sürücüde meydana gelen maluliyet nedeni ile sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.09.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.