Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/9896 E. 2022/17356 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/9896
- Karar No
- 2022/17356
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ :Karataş Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı, davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili; 26/08/2014 tarihinde davacının yolcu olduğu araç ile başka bir aracın çarpışması sonucu müvekillinin yaralandığını, kazaya sebebiyet veren aracın zorunlu trafik sigortasının bulunmadığını, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 05/10/2018 tarihli ıslah dilekçesi ile; dava değerini artırarak toplam 115.919,13 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili; davadan önce 118.224,00 TL ödendiğini,bakiye borcun kalmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince; davadan önce yapılan ödeme nedeniyle, davacının karşılanmayan zararının kalmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiş, davacı vekili karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince; davacı vekilinin istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş ve verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olmasına göre;davacı vekilinin yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün HMK 370/1. maddesi gereğince ONANMASINA, HMK’nın 373. maddesi uyarınca dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 36,30 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 20.12.2022 gününde Başkan ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Borçlar kanunu haksız fiil tazminatını düzenlerken (T.B.K. 49 ve devamı maddeleri) zararın ispatı ve belirlenmesinin (50. md.) nasıl olacağını açıklamış, tam olarak ispat edilememesi halinde hakimin bu zararı belirleyeceğini öngörmüştür. Zarar belirlenirken bir takım veriler kullanılacaktır. (Türüne göre zararın kapsamı- gelir -kusur ödeme varsa vs.) Ayrıca haksız fiil sorumlusu tarafından ödemenin denkleştirici adalet gereği zarardan düşürülmesi gerekecektir. Bütün bu hesaplamalar (zararın belirlenmesi) H.M.K. 266 md. uyarınca genellikle bilirkişi marifetiyle olacaktır. Hakim önüne gelen zarardan somut olaya ve savunmaya göre (hatır taşıması) zararı artırıcı nedenler varsa (müterafik kusur) bununla ilgili bilgi ve belgeleri değerlendirip kendisi tazminatı belirleyecektir. TBK. 51. md. başlığı "tazminat ve belirlenmesi" 52. maddesi ise "tazminatın indirilmesi" ile ilgilidir. Bu maddelerin gerekçelerine bakıldığında bizzat hakimin değerlendireceği konulardır. Zararın belirlenmesi sırasında T.B.K.- 51-52 (43-44) maddeleri uygulanarak bilirkişiden rapor alırsak hakimin takdirinde olan hususlarda bilirkişi raporuna değer vermiş oluruz. Bu husus tazminat hukuk eserlerinde de (M. Reşit Karahasan) incelenmiş, zarar ile tazminat arasındaki fark şu biçimde açıklanmıştır. "Borçlar hukukunda zarar ve tazminat kavramlarının ayrı ayrı yeri ve sonuçları vardır. Zarar, malvarlığındaki eksilmeyi, tazminat ise sorumluluğun kapsamını tespit eder. Bu nedenle tazminat zarar miktarına eşit olabileceği gibi, ondan eksik de olabilir. B.K 43-44 maddeleri ile getirilen düzenleme sorumlunun zararı ne ölçüde yükleneceğini belirlemek içindir. Bu nedenle davalı ödemesi de göz önünde tutularak zarar kesin olarak belirlendikten sonra B.K. 43-44 maddelerinin somut olay içinde tartışılması ve araştırılması gerekir. Şayet olay içinde belirtilen yasa hükümlerine uygun indirim sebeplerinin varlığı tespit edilirse tazminat, başka bir deyişle hükmedilecek miktar zarardan az olacaktır." 17. ve 4. H.D önceki içtihatları bu yöndedir. Somut olayda bölge adliye mahkemesince tazminat hesabında önce toplam %40 oranı üzerinden müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılıp daha sonra ödeme tenzil edilerek bakiye zarar bulunmadığından bahisle ilk derece mahkemesinin davanın reddi kararına karşı davacının istinaf istemi reddolmuş olup yukarıdaki açıklamalar ışığında Bölge Adliye Mahkemesince önce davalı tarafça yapılan ödeme tenzil edilip daha sonra ayrı ayrı %20 oranında müterafik kusur indirimi ve %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılarak sonucuna göre karar verilmesi için hükmün bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.