Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/8612 E. 2021/8204 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/8612
Karar No
2021/8204
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tahkim yargılaması sonucunda Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından verilen başvurunun kısmen kabulüne dair karara karşı davacı vekili ve davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince verilen davalı vekilinin itirazının reddine, davacı vekilinin itirazının kabulüne dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili Sigorta Tahkim Komisyonu başvurusunda; 10.07.2014 tarihinde davacının yolcusu olduğu davalıya trafik sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını beyanla, 45.000,00 TL sürekli işgöremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Uyuşmazlık hakem heyetince tüm dosya kapsamına göre; başvurunun kabulü ile 268.000,00 TL sürekli işgöremezlik tazminatının 15.12.2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı davacı vekili ve davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; davalı vekilinin itirazlarının reddine, davacı vekilinin itirazlarının kabulü ile UHH kararının 5.3 numaralı bendinin çıkarılarak yerine "başvuran kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden ve 5684 sayılı kanun 30/17 hükmü uyarınca karar tarihinde geçerli 22.030,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiline" yazılmak suretiyle düzeltilmesine aynen infazına karar verilmiş; itiraz hakem heyeti kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Hukuki bir işlem (tasarrufi işlem) olan alacağın temliki sonrasında alacak üçüncü kişiye intikal etmektedir. Bu andan itibaren üçüncü kişi, borçlu karşısında alacaklı sıfatını kazanmaktadır. Niteliği itibariyle alacağın temliki, alacaklının tasarruf işlemidir. Temlik, alacağın tamamı için yapılabileceği gibi bir kısmı için de yapılabilir. Tam temlikte alacağın aslı ve fer’ileri temlik alana geçmekte olup, alacaklı borç ilişkisinde taraf olmaktan çıkar. Kısmi temlikte ise, temlik edilen asıl alacak ve bu oranda fer’ilerinin temlik alana geçmesi söz konusudur. Temlik edilmeyen kısım itibariyle borçlunun temlik eden alacaklıya karşı sorumluluğu devam eder. Temlik alan, temliki ve alacağın varlığını ispat ederek borçludan talepte bulunur. Temlik ile birlikte temlik alan, alacağın aslı ve fer’ileriyle birlikte, alacağa bağlı rüçhan haklarını da iktisap eder. Dolayısıyla temliğe konu alacak itibariyle dava ve takip hakkı da temlik alana geçer. Alacağın temlikinde esasen borç değişmez, sadece onu talep edecek taraf değişmiş olur. Genel olarak borç ilişkisi kimler arasında meydana gelmişse, alacaklılık ve borçluluk sıfatları da bu kişilere ait olup, bunun doğal sonucu olarak, borçlu kime karşı ifa yükümü altına girmişse, alacak hakkı da o kişiye aittir. Bununla beraber alacaklının, alacağını üçüncü bir kişiye devretmesi mümkün olup, “alacağın temliki”, alacağı devreden alacaklı ile devralan kişi (yeni alacaklı) arasında yapılacak yazılı bir sözleşme ile meydana gelir. Alacağın temlikinde alacaklı, halen sahip olduğu bir hakkını devredebileceği gibi, henüz mevcut olmayan, müstakbel bir alacağını da devredebilir. Temlik edenin, temlik anında sahip olduğu bir hakkını devrettiği durumlarda, yapılan bu tasarruf işlemi ile alacaklı, malvarlığının aktifindeki mevcut haklarda, başkası lehine bir azalmayı kabul etmektedir. Böylece, temlik akdi yapılır yapılmaz alacak, alacağa bağlı olan bütün imtiyazlar ve fer’i haklarla beraber devralana geçmektedir (TBK md. 189). Bu nedenle gerek işleyip de eski alacaklı tarafından tahsil edilmemiş, gerekse işlemekte olan tüm fer’i hak ve alacaklar yeni alacaklıya ait olmaktadır. Nitekim, temlik eden kişinin, temlikle birlikte borçlu ile hukuki ilişkisi kesildiğinden, alacağın tahsilinin dava ve talep hakkının da, onun maliki durumuna geçmiş olan, temellük edene geçmesi, alacağın temlikinin doğal bir sonucudur. Kural olarak alacağın temlikinde borçlunun hukuki durumunda herhangi bir değişiklik olmamakta, sadece muhatap olacağı kişi (alacaklı) değişmektedir. Alacağın temlik edilebilmesi için muaccel bir alacak olması zorunlu değildir. Temlikin, borç ilişkisine dayanarak doğmuş fakat henüz vadesi gelmemiş bir alacağa ilişkin olabileceği, bunun yanı sıra ileride doğacak alacaklar için de mümkün olduğu doktrinde genel olarak kabul edilmektedir. Somut olayda; dosya kapsamına sunulan Adana 5. Noterliğince düzenlenen 3369 yevmiye numaralı 13/03/2018 tarihli alacağın devri sözleşmesi ile davacı asılın dava dışı ... Medikal ve Otomasyon İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti.'ye Sigorta Tahkim Komisyonu'nda devam eden 2017.E.68465, 2017.E.68449, 2018.E.11828 (eldeki dava) başvuru numaralı dosyalardan dolayı hak edeceği maddi ve manevi tazminat alacağının 70.000,00 TL'lik kısmını devrettiği anlaşılmaktadır. Yine dosya kapsamına sunulan 21/07/2016 tarihli adi yazılı temlikname ile davacı asıl 10/07/2014 tarihli olayla ilgili olarak ... Sigorta A.Ş.'ye açılan hasar dosyasında taahhuk eden alacağın % 15'ini dava dışı ... Merkez Hasar Yön. Dan. ve Güv. Sis. A.Ş.'ye temlik ettiğini imzası ile tevsik etmiş, dava dışı ... Merkez Hasar Yön. Dan. Ve Güv. Sis. A.Ş. vekilince de 25/05/2018 havale tarihli dilekçesiyle, başvuru sahibi yanında davaya katılma talebi olduğunu, taraflarınca başvuru ücreti yatırıldığını ve temlikname uyarınca taahhuk edecek alacağın % 15'inin taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. İtiraz hakem heyetince; söz konusu temliknamelerin devam eden davalara ilişkin olduğu, dava konusu olan miktarın ne miktarının temlik edildiği konusunda net bir açıklık bulunmamakla temlik edilen miktarın belirlenemediği gerekçesiyle davacının taraf ehliyetinin tüm alacak yönünden devam ettiği gerekçesiyle anılan yöne ilişkin itirazın reddine karar verilmiş, dava dışı ... Merkez Hasar Yön. Dan. ve Güv. Sis. A.Ş. vekilinin 25/05/2018 havale tarihli dilekçesiyle ilgili bir değerlendirme yapılmamıştır. Yukarıdaki açıklamalar ve maddi olgu birlikte değerlendirildiğinde; davacı taraf davalıya trafik sigortalı araçta yolcu iken meydana gelen çift taraflı kazada yaralanması sonucu tazminat talebinde bulunmuş olup alacağı haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Henüz alacak davası açılmadan veya derdest davalara ilişkin olarak da alacağın devrinin yapılması mümkündür. Eldeki temliknamelerde de devredilen alacaklar da miktar ve oran olarak belirlenmiş olup itiraz hakem heyetince; 2017.E.68465, 2017.E.68449 başvuru numaralı dosyalar da getirtilerek yukarıda bahsi geçen temliknameler ve dava dışı ... Merkez Hasar Yön. Dan. ve Güv. Sis. A.Ş.'nin asli müdahale talebi de değerlendirilmek suretiyle davacı tarafın aktif dava ehliyetinin tartışılması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. 2-Bozma neden ve şekline göre; davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 04/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/8612, K. 2021/8204, T. 04.11.2021, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-8612-e-2021-8204-k-fa8378ce927c