Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/26061 E. 2024/10185 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/26061
Karar No
2024/10185
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1233 E., 2021/1890 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul- İstinaf talebinin esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/489 E., 2019/39 K. Taraflar arasındaki haksız eylem nedeniyle manevi tazminat ve hukuka aykırılığın durdurulması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin kimlik bilgileri kullanılarak adına davalı şirketten sahte hatlar alındığını, bu hatlara ilişkin faturaların ödenmemesi üzerine hakkında haksız icra takipleri başlatıldığını, müvekkili tarafından açılan menfi tespit davası neticesinde İzmir 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/1289 Esas 2010/803 sayılı kararı ile İzmir 11. İcra Müdürlüğünün 2001/15208 Esas sayılı dosyasında ve İzmir 11. İcra Müdürlüğünün 2001/15195 Esas sayılı dosyasında müvekilinin davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine karar verildiğini ancak kesinleşmiş bu karara rağmen davalı tarafından ve davalının vekalet ilişkisi içerisinde olduğu hukuk büroları tarafından ısrarlı şekilde haciz ile tehdit edildiğini, davalının bu yöndeki eylemleri nedeniyle manevi zarara uğradığını belirterek 30.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsili ile davalının haksız eyleminin durdurulması isteminde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; eldeki davada Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğunu, dava dilekçesinde belirtilen hukuk bürolarına ısrarla SMS gönderilmesi yönünden talimatları bulunmadığını, abonelik sözleşmesinin sahte olarak düzenlenmesi bakımından denetim yapma imkanlarının bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının borçlu olmadığı mahkeme kararı ile belirlenmesine rağmen, hukuk bürosunun çektiği mesaj ve uyarı mektuplarının taciz boyutuna ulaştığı, davacı ile dava dışı hukuk bürosu arasında vekalet sözleşmesi düzenlenmiş olduğundan, hukuk bürosunun haksız fiil niteliğindeki eylemlerinden dolayı davalının kusursuz sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 7.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve haksız saldırının önlenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; hukuk bürolarına ısrarla SMS gönderilmesi yönünden talimatları bulunmadığını, hatta bu konuda bilgi sahibi olmadıklarını, bu yönde husumet itirazlarının mahkemece değerlendirilmediğini, davacı tarafından manevi zararın somut delillerle ispatlanamadığını, müvekkili şirketin olayda kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, müvekkili şirket aleyhine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafından başlatılan takip dosyalarına esas abonelik sözleşmelerindeki imzaların davacıya ait olmadığının ve bu anlamda davalıya borçlu olmadığının mahkeme kararı ile sabit olduğu; davalının, abonelik sözleşmelerinin sahte olarak düzenlenmesinden dolayı bayisini iyi seçmemek ve onu yeterince eğitip denetlememekle davacının zararından sorumlu olduğu, davalı ile hukuk bürosu arasında vekalet sözleşmesi düzenlenmiş olup, davalı yan hukuk bürosunun davacı adına yapmış olduğu işlem ve eylemlerden doğabilecek zararlardan sorumlu olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hukuk bürolarına ısrarla SMS gönderilmesi yönünden talimatları bulunmadığını, hatta bu konuda bilgi sahibi olmadıklarını, bu yönde husumet itirazlarının mahkemece değerlendirilmediğini, davacı tarafından manevi zararın somut delillerle ispatlanamadığını, davacı hakkında haciz işlemi yapılmadığını, zararın olmadığını, müvekkili şirketin olayda kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, sebepsiz zenginleşmeye yol açacak nitelikte olduğunu, müvekkili şirket aleyhine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; haksız eylem nedeniyle manevi tazminat ve davalının hukuka aykırı eyleminin durdurulması istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; davalının, bayisini iyi seçmemek ve onu yeterince eğitip denetlememekle davacının zarara uğramasından sorumlu olduğunun anlaşılmasına göre temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/26061, K. 2024/10185, T. 24.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-26061-e-2024-10185-k-8e2b56ac498c