Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/25849 E. 2023/564 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/25849
- Karar No
- 2023/564
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2020/19 E., 2021/157 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nce hükmün bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne, karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hür Sigorta A.Ş. vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; 20.08.2010 tarihinde Kahramanmaraş Pazarcık ilçesi hemzemin geçitte meydana gelen yaralamalı ve ölümlü trafik kazasında ...'ın olay yerinde hayatını kaybettiğini, trafik kazası tespit tutanağına göre sürücü ...'ın asli kusurlu olduğunun belirlendiğini ve bu tutanağa itiraz ettiklerini, davacı ...'ın 20 yıllık eşini kaybettiğini ve ... isimli 18 yaşındaki çocuğuna tek başına bakmaya başladığını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak her bir davacı için 1.000,00 TL maddi, 25.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere 52.000,00 TL tazminatın davalıların kusurları oranında, davalı ...Ş.'nin sadece maddi tazminattan ve poliçe limiti ile sorumlu olmak kaydı ile, olay tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı TCDD vekili cevap dilekçesinde; davacı ile müvekkili kurumları arasında işçi işveren ilişkisi olmadığını bu nedenle kazanın müvekkili kurum yönünden iş kazası sayılmadığını, davada iş mahkemesinin görevli olmadığını, trafik kazası tespit tutanağında bu kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ...'ın Karayolları Trafik Kanunu'nda belirtilen ve sürücü asli kusurlarından olan geçmenin yasak olduğu yerlerden geçmek kusurunu ihlal ettiğinin belirtildiğini, tren personelinin kusurunun bulunmadığını, hemzemin geçitte her türlü sesli ve görüntülü uyarı sisteminin çalıştığını, TCDD'nin tren tehirinden kaynaklanan "tren tehir tazminatı" alacağının mevcut olduğunu, kazanın idare personelinin kusurundan veya trendeki bir arızadan kaynaklanmadığını, manevi tazminat taleplerinde fazlaya ilişkin hakların saklı tutulamayacağını ve bu nedenlerle davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davanın görev yönünden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacı taraftan tedavi giderleri, maluliyet ve maddi taleplerine ilişkin müvekkil şirkete herhangi bir başvuru yapılmadığını, dava dilekçesinde bahsi geçen ... plakalı aracın 12.07.2010-2011 tarihleri arasında ... numaralı poliçe ile zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı sorumluluğun sigortalının kusuru oranında olmak üzere poliçe limiti ile sınırlı olduğunu ve manevi tazminat taleplerinin poliçe teminat kapsamı dışında olduğunu, davadan önce müvekkil şirkete maluliyet tazminatı için başvurulduğunu, 5393546 sayılı hasar dosyasının açıldığını ancak tazminat hesabının yapılabilmesi için gerekli evraklar ibraz edilmediği için hesaplama yapılamadığını, evraklar tamamlanmadan dava açıldığı için müvekkil şirketin temerrüde düştüğü iddiasını kabul etmediklerini ve açıklanan nedenlerle manevi tazminat talebinin reddini, müvekkil şirketin dava açılmasına sebebiyet vermediği için masraf ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... davaya cevap vermemiş ve duruşmalara da katılmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 11.12.2012 tarih 2011/381 Esas, 2012/868 Karar sayılı ilamı ile davacı ...' ın davalı ...' ya karşı açmış olduğu maddi tazminat davasının feragat nedeni ile reddine, davacıların davalılar aleyhine açmış oldukları maddi tazminat davasının konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına; davacıların manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 10.000,00'er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... dışındaki diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılar ... ve ...' a ayrı ayrı verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin 11.12.2012 tarih 2011/381 Esas, 2012/868 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalı Hür Sigorta A.Ş. vekili ile davalı TCDD vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 30.06.2014 tarih, 2013/9888 Esas 2014/10246 Karar sayılı bozma ilamı ile ”...o halde; mahkemece dava konusu olayda araç işleteni Hür Sigorta A.Ş. ile araç içinde iken meydana gelen kazada ölen davacıların desteği müteveffa ... arasında işçi-işveren ilişkisinin bulunup bulunmadığı, kazanın çalışma sırasında iş akdine dayalı olarak meydana gelip gelmediği hususu araştırılarak buna göre, davacılar ile davalı Hür Sigorta A.Ş. arasındaki davanın İş Mahkemesi sıfatıyla görülüp görülmeyeceği tartışılıp irdelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davaya Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla bakılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir..." şeklindeki gerekçesi ile karar bozulmuştur. 3. İlk Derece Mahkemesinin 21.10.2015 tarih ve 2014/839 E.-2015/749K. sayılı kararı ile, davaya İş Mahkemesi sıfatı ile bakılarak yeniden hüküm tesis edilmiştir. 4. İlk Derece Mahkemesinin 21.10.2015 tarih ve 2014/839 E.-2015/749K. sayılı kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalı Hür Sigorta A.Ş. vekili ile davalı TCDD vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 5. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 21.02.2018 gün ve 2016/12839 E., 2018/1189 K. sayılı ilamı ile bozma ilamında özetle; "...meydana gelen trafik kazası sonucu desteğin vefatı nedeniyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kusur oranları gözönünde tutularak, olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen, davacılar için hak ve nesafet kuralları çerçevesinde daha yüksek manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, somut olay ile bağdaşmayan miktarda manevi tazminata hükmedilmesinin uygun görülmediği, davacılar vekilinin 24.01.2012 tarihli celsede, müvekkili ... için sigorta tarafından 121.915,00 TL ödeme yapıldığını, davacı ... yönü ile Axa Sigorta A.Ş. aleyhine açılan davadan feragat ettiklerini ancak ... yönü ile davaya devam ettiklerini beyan ettiğini, dosyaya taraflar arasında tanzim edilen sulh protokolünün ibraz edildiğini, buna göre mahkemece anılan ibraname-sulh protokolü üzerinde durulmadan ve geçerliliği tartışılmadan ve bu surette davalı ... A,Ş.’nin davacı ... yönü ile sorumluluğunun sona erip ermediği değerlendirilmeden, yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı, davacı ... müteveffa babası vefat etiğinde 17 yaşında olup, Afyon Sandıklı Meslek Yüksekokulu öğrencisi olduğunun dosyada sabit olduğunu, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, ...’in 18 yaşına kadar destek alacağı kabul edilerek hesaplama yapıldığını, oysa davacı ...’in yüksek öğrenim öğrencisi olması sebebi ile 25 yaşına kadar destek alacağının kabulü ile bilirkişiden bu hususta ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği "şeklindeki gerekçelerle karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın kısmen kabulüne, davacı ...' ın davalı ...Ş.'ye karşı açmış olduğu maddi tazminat davasının feragat nedeni ile reddine, davacı ...'ın Axa Sigorta A.Ş. dışındaki davalılar aleyhine açmış olduğu maddi tazminat davasının konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davacı ... yönünden 26.572,23 TL tazminatın olay tarihi olan 20.08.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak ...'a verilmesine davacı ... yönünden 25.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 20.08.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... dışındaki diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak ...'a verilmesine, fazlaya dair istemin reddine, davacı ... yönünden 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 20.08.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... dışındaki diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak ...'a verilmesine, fazlaya dair istemin reddine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hür Sigorta A.Ş. vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. T.C. Devlet Demiryolları vekili temyiz dilekçesinde; İçtihadı Birleştirme Kararlarının bağlayıcı olup resen dikkate alınması gerektiğini, 04.02.1948 gün ve 1994/10 Esas 1948/3 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile bu kararın değiştirilmesine gerek olmadığına dair 06.05.2016 tarih ve 2015/1-2016/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca; bir yargılama işlemi olan ıslah, soruşturma ve yargılama bitinceye kadar yapılması mümkün olup karar temyiz incelemesi sonucunda bozulduktan sonra artık ıslah yapılamayacağını, ancak iş bu davada Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 30.06.2014 tarihli ve 21.12.2018 tarihli bozma kararlarından sonra 26.01.2021 tarihinde davacı tarafça ıslah yapılmak suretiyle alacak 1.000,00 TL'den 26.572,23 TL'ye çıkartıldığını, bozmadan sonra yapılan bu ıslahın kabul edilemeyeceğini, TCDD'nin vaki kazada kusurunun bulunmadığının dosyada mevcut tüm raporlarda sabit olduğunu, kusuru ve sorumluluğu bulunmayan davalı idarenin maddi-manevi tazminat ödemeye mahkum edilmesinin hukuka bariz aykırı olduğunu, kazaya karışan trenin TCDD Taşımacılık A.Ş.'ye ait olduğu gibi treni kullanan makinistin de TCDD Taşımacılık A.Ş. personeli olduğunu, iş bu davanın TCDD Taşımacılık A.Ş.'ye karşı yürütülmesi gerektiğini, hükmedilen 26.572,23 TL maddi tazminata ıslah tarihinden itibaren, hükmedilen manevi tazminatlara ise dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken tümüne birden kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek, kararı temyiz etmiştir. 2. Davalı Hür Sigorta A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; kaza tarihi itibarı ile ... plaka sayılı aracın teminat limitinin 175.000,00 TL olduğunu, Axa Sigorta A.Ş. tarafından davacı ... için 101.404,98 TL, diğer davacı ... için ise 678,23 TL olmak üzere toplam 102.083,21 TL ödeme yapıldığını, Axa Sigorta A.Ş.'nin sorumluluk miktarı 72.916,79 TL olarak devam etmekte olup, davacı ... lehine hüküm edilen 26.572,23 TL destekten yoksun kalma tazminat miktarının diğer davalı ...Ş. den alınması gerekir iken, davalı müvekkil şirket Hür Sigorta A.Ş. aleyhine hüküm kurulmasının doğru olmadığını, meydana gelen trafik kazasında araç sürücüsünün hatasından dolayı, davacı ... lehine hükmedilen 25.000,00 TL, davacı ... lehine hükmedilen 20.000,00 TL olmak üzere toplam 45.000,00 TL manevi tazminat miktarının müvekkil şirket Hür Sigorta A.Ş. den talep edilemeyeceğini belirterek, kararı temyiz etmiştir. 3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; Adli Tıp Kurumu raporunda kusuru olmadığı belirlendiği halde bilirkişi raporuna aykırı şekilde karar verildiğini, maddi ve manevi tazminattan sorumlu tutulmasının doğru olmadığını belirterek, kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 20.08.2010 tarihinde meydana gelen çift taraflı kazada vefat eden ...'ın desteğinden mahrum kalan hak sahiplerinin haksız fiil sorumlularından maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 53, 56 ncı maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davalı Hür Sigorta A.Ş. vekilinin tüm temyiz itirazlarının, davalı ... vekilinin manevi tazminata ilişkin temyiz itirazının reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Dosya kapsamından Pazarcık Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/106-335 Esas ve Karar sayılı dava dosyasında; meydana gelen ölümlü trafik kazasında sanık ... hakkında taksirle ölüme neden olmak suçundan ceza verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır. Pazarcık Asliye Ceza Mahkemesince yargılama sırasında alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 27.01.2011 tarihli raporunda meydana gelen kazada makinistin kusurunun bulunmadığı, desteğin içinde yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsü Sedat'ın asli ve tam kusurlu olduğu, başka kurum ve kusurlu kişinin bulunmadığı belirlenmiş, mahkemece bu raporun karara esas alındığı gerekçede belirtilmiştir. Somut olayda davacılar vekili dava dilekçesinde davalıların kusuru oranında tazminata karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili tarafından mahkemece verilen ilk karar temyiz edilmeyerek davalı ... yönünden manevi tazminat yönü ile karar kesinleşmiştir. Ancak dosyada mevcut kusur raporunda davalı ...'nin kusurunun olmadığı belirlenmekle, davalı ... aleyhine hükmedilen maddi ve manevi tazminat yönünden, davalı ... aleyhine hükmedilen maddi tazminat yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile adı geçen davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı Hür Sigorta A.Ş. vekilinin tüm temyiz itirazlarının, davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazının REDDİNE 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ... vekili ile davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalı ... ve davalı ...'na iadesine, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin davalı Hür Sigorta A.Ş.'ye yükletilmesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 17.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.