Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/25307 E. 2022/16255 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/25307
- Karar No
- 2022/16255
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalılar ..., ..., ... ve .... vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 06.12.2022 Salı günü davacı vekili Avukat ... ile davalılar vekili Avukat ... geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan tarafların vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü. K A R A R Hükmüne uyulan Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 20.10.2020 tarihli ve 2019/4972 esas, 2020/5873 karar sayılı ilamı ile; davalı ...vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, “somut olayda davacıların davayı desteğe çarpan aracın sürücüsü ...., maliki ... ve zorunlu trafik sigortacısına karşı açtığı, kazaya karışan aracın ruhsat bilgisinde malik olarak ... görünmekle birlikte, araç üzerinde hak ve menfaati bulunanlar kısmında diğer (3) ortağı ibaresi bulunduğu, tescil tarihinde ..., ... ve ...’nun reşit olmadığının anlaşıldığı, mahkemece aldırılan aracın takyidat bilgilerinde araç veraset ilamına istinaden ..., ..., ... ve ... adına kayıtlı olduğundan davacıların davaya ... ve ...’nu da dahil ettiği, ilk derece mahkemesince dahili davalıların da tazminattan sorumluluğuna karar verildiği, hükmün davalılar ..., ..., dahili davalılar ..., ... ve davalı .... tarafından istinaf edilmesi üzerine bölge adliye mahkemesince taraf sıfatı kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gerektiğinden, dahili dava dilekçesi ile davaya dahil edilen ... ve ...’in usulüne uygun olarak hakkında açılmış bir dava bulunmadığından bu davalılar aleyhine hüküm kurulmasının doğru görülmediği gerekçesiyle dahili davalıların hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, oysaki tereke üzerinde iştirak halinde mülkiyet söz konusu olduğundan, tüm mirasçıların davanın tarafı olması gerektiği, dahili davalıların mirası reddettiklerine dair karar bulunmamasına, terekenin de borca batık olduğunun iddia ve ispat edilmemesine göre bölge adliye mahkemesince mirasçılar ... ve ... ’nun da işleten sıfatının bulunduğu nazara alınmadan yazılı şekilde karar verilmesinin isabetli olmadığı” gerekçesiyle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; iştirak halinde mülkiyet hükümleri nazara alınarak araç maliki olan ve davaya dahil edilen ... ve ...’nun da zarardan sorumlu tutulmaları gerektiği gerekçesiyle; davacı ... ve ...'ın maddi tazminat talebinin kabulü ile, davacı ... için 744.795,85 TL (davalı ...nin 211.212,00 TL'sinden sorumlu olması kaydı ile), davacı ... için 200.251,24 TL (davalı ...nin 56.788,00 TL'sinden sorumlu olması kaydı ile) destekten yoksun kalma tazminatının davalı .... yönünden 05.03.2015 dava tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden 21.01.2015 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, davacı ...'ın maddi tazminat talebinin reddine, davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile davacı ... için 50.000,00 TL, davacı ... için 25.000,00 TL, davacı ... için 10.000,00 TL, davacı ... için 10.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL manevi tazminatın 21.01.2015 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketi dışındaki davalılar ..., ..., ... ve ...'dan tahsili ile davacılara ödenmesine, davacıların fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalılar ..., ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılar ..., ..., ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün HMK’nın 370/1. maddesi gereğince ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 8.400,00 TL vekalet ücretinin davalılar ..., ..., ... ve ... Tilkioğlu'ndan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 53.541,21 TL kalan onama harcının temyiz eden davalılar ..., ..., ... ve ... 'ndan alınmasına 06.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.