Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/24795 E. 2023/2053 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/24795
- Karar No
- 2023/2053
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/814 D.İş, 2021/814 K. SAYISI : İHK-2021/32560 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun kabulüne-Davalının itirazının reddine SAYISI : K-2021/90945 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının reddine karar verilmiştir. ... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 01.02.2020 tarihinde yaya olan müvekkiline bir aracın çarpması neticesi oluşan çift taraflı trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını, sigorta şirketince yapılan ödemenin zararı karşılamaktan uzak olduğunu, bakiye zararın tazmini için sigorta şirketine başvuru yapıldığı ancak olumlu yanıt verilmediğini iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 40,00 TL sürekli iş göremezlik, 40,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 20,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 100,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, 07.05.2021 tarihli dilekçesi ile toplam tazminat talebini 238.327,81 TL’ye ıslah etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı ... şirketine sunulması gerekli tüm evraklar ile başvuru yapılmadığını, mevzuata uygun rapor sunulmadığını, bu nedenle başvurunun usulden reddi gerektiğini, alacağın zamanaşımına uğradığını, belirsiz alacak davası açmakta hukuki yarar bulunmadığını, kusur durumunun tesbitini istediklerini, davacıya % 3 maluliyet oranına göre ödeme yapıldığını, bu ödemeyle sorumlulukları kalmadığını, maluliyete itiraz var ise maluliyet oranının ATK’dan alınacak rapor ile belirlenmesi gerektiğini, alınacak raporun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'e uygun olması gerektiğini, davacının sunduğu raporda maluliyetin fahiş belirlendiğini, hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz ile yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinin poliçe kapsamında olmadığını, yapılan ödemenin güncellenerek hesaplanan tazminattan düşülmesi gerektiğini, temerrüt gerçekleşmediğinden temerrüt faizi talep edilemeyeceğini, ticari faiz talep edilemeyeceğini, başvuru sahibi lehine 1/5 vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, talebin zamanaşımına uğradığını savunarak başvurunun reddini istemiştir. III. ... KARARI ...'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, 238.811,01 TL tazminatının 05.03.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar ...'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davalının davacıya 05.03.2020 tarihinde 46.733,02 TL ödeme yaparak sorumluluğunun kalmadığını, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davacının belirsiz alacak davası açması nedeniyle reddi gerektiğini, usulüne uygun alınmış bir sağlık kurulu raporunun yanı sıra başvuru esnasında zorunlu evrakların teslim edilmemiş olması ve buna rağmen tahkime başvurulmuş olması huzurdaki başvurunun dava şartı eksikliği sebebi ile reddi gerektiğini, davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, bilirkişi raporunun hatalı olup ek rapor alınması gerektiğini, ıslah dilekçesinin kendilerine tebliğ olunmadığını, tazminat hesabının TRH-2010 Yaşam Tablosuna % 1.8 teknik faizi göre yapılması gerektiğini, hesaplamaya esas alınan ücretin hatalı olduğunu, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen raporun hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, illiyet bağı tespiti bulunmadığını, dosyaya sunulan maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun bulunmadığını, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmediğinden davanın reddi gerektiğini, sağlık ve tedavi giderlerinin teminat kapsamında bulunmadığını, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinden müvekkilinin sorumluluğunun olmadığını, davacının SGK'dan ödeme alıp almadığının araştırılması gerektiğini, davacı yararına tarife ve yönetmeliğe göre 1/5 oranında vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek karara itiraz etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç ...'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile zamanaşımı def'inin yerinde olmadığı, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunduğu, sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapıldığı, sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine uygun olduğu, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinin poliçe kapsamında olduğu, SGK'ca yapılan ödeme olup olmadığının kaza trafik kazası olduğundan araştırılmasına gerek bulunmadığı, ıslah dilekçesinin davalıya tebliğ edilmemesinin davalının dilekçenin içeriğini karar ile birlikte öğrendiğinden yerinde olmadığını, vekalet ücretinde bir hata bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar ...'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; eksik evrak ile başvuru yapıldığını, yürürlükteki yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiş rapor ile başvuru yapılmadığından başvurunun usulden reddi gerektiğini, tek taraflı hazırlanan maluliyet raporunu kabul etmediklerini, ATK 3. İhtisas Kurulundan rapor alınması gerektiğini, oranın teyit ettirilmesi gerektiğini, kaza ile maluliyet arasında illiyet bağı olup olmadığının araştırılması gerektiğini, Erişkinler İçin Engellilik Yönetmeliğine uygun rapor düzenlenmemiş olduğunu, talebin zamanaşımına uğradığını, belirsiz alacak davası açmakta hukuki yarar bulunmadığını, ödeme nedeniyle başvurunun reddi gerektiğini, TRH-2010 Yaşam Tablosu % 1,8 teknik faiz ile hesap yapılması gerektiğini, sağlık tedavi gideri, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinin poliçe kapsamında olmadığını ve sgk tarafından geçici iş göremezlik ödeneği ödenip ödenmediğinin araştırılarak yapılan ödemenin mahsubu gerektiğini, vekalet ücretinin 1/5 olması gerektiğini belirterek ... kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacı yayaya çarpıp davacının yaralanması sonucu uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici işgöremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 111 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ıncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 inci maddesi, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Davaya konu kazanın meydana geldiği 01.02.2020 tarihinde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup bu Yönetmelik’in ekinde yer alan “Engel Oranları Cetveli”nin “alt ekstremiteye ait sorunlarda engellilik oranları” başlıklı 3 üncü maddesinde, “...engellilik hastanın mevcut durumuna göre belirlenmeli, kişi engelinin zaman içerisinde değişebilme ihtimali varsa rapor süreli olarak verilmelidir. Devamlı engellilik raporu verilmeden önce, hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmelidir. Alt ekstremitenin sürekli bozukluklarının değerlendirilmesinde anatomik, tanısal ve fonksiyonel yöntemler kullanılır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda; yaralanma alt ekstremiteye ilişkin olup kazanın meydana geldiği tarih ile hükme esas alınan sağlık kurulu raporunun düzenlendiği tarih arasında bir yıllık süre geçmemiştir. Bu nedenle hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmeden alınan rapora itibar edilerek karar verilmesi doğru değildir. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının yeniden muayenesi yapılarak kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve ekindeki Özür Oranları Cetveli’ne göre yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre (kararı sadece davalının temyiz ettiği dikkate alınarak usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 3. 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun’un “Nakdi tazminat ve aylığın etkisi” başlıklı 6 ncı maddesinde “Bu Kanun hükümlerine göre ödenecek nakdi tazminat ile bağlanacak emekli aylığı uğranılan maddi ve manevi zararların karşılığıdır. Yargı mercilerinde maddi ve manevi zararlar karşılığı olarak kurumların ödemekle yükümlü tutulacakları tazminatın hesabında bu kanun hükümlerine göre ödenen nakdi tazminat ile bağlanmış bulunan aylıklar göz önünde tutulur.” hükmü bulunmaktadır. Dosyanın incelenmesinde, davacının polis memuru olduğu kaza tarihinde görev yaptığı ve davaya konu trafik kazasının davacının görevini ifası sırasında meydana geldiği anlaşılmaktadır. Davacı polis memurunun geçici iş göremezlik sürecinde maaşını almaya devam edeceğinden geçici iş göremezlik talebi yönünden de araştırma yapılmadan bu talebin kabulü yerinde olmamıştır. Şu durumda; anılan Kanun uyarınca ödemede bulunulup bulunulmadığı hususu araştırılarak bu ödemenin zarar verene rücû olanağı bulunduğundan tazminat miktarından düşülmesi gerekir. İtiraz Hakem Heyetince bu konuda araştırma yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma sonucu karar verilmiş olması doğru görülmemiş ve kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir. 4. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci maddesinde "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan Asliye Mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde Asliye Mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez." şeklinde düzenlenmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği göz önüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi de bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 20.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.