Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/24274 E. 2023/1564 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/24274
Karar No
2023/1564
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/678 E., 2021/678 K. SAYISI : 2021/İHK-27156 HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü/İtirazın reddi SAYISI : K-2021/69146 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı, davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 01.08.2012 tarihinde davalıya zorunlu trafik sigorta poliçesi ile sigortalı aracın yaya olan davacıya çarpması neticesinde davacının bedensel zarara uğradığını, hasar doyası kapsamında alınan maluliyet raporuna göre %6,3 oranı üzerinden ödeme yapıldığını, davalının eksik ödeme yaptığını, mağduriyetin oluştuğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 4.000,00 TL sürekli iş göremezlik, 1.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Yargılama sırasında dava değerini 125.797,29 TL sürekli iş göremezlik, 2.019,90 TL geçici iş göremezlik olarak artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya ödeme yapıldığını bu suretle sorumluluğun sona erdiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun kabulü ile 127.817,19 TL tazminatın 14.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A.İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davacıya tazminat ödemesi yapıldığını bu suretle sorumluluğun sona erdiğini, hükme esas alınan maluliyet raporunun mevzuata uygun olmadığını, zamanaşımı def'inde bulunduğunu, KTK'nın 111 inci maddesi kapsamında iki yıllık süreden sonra dava açıldığını belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tahkim aşamasında alınan ve hükme esas alınan maluliyet raporunun usule uygun olduğunu, covit salgını nedeniyle ... süreler dikkate alındığında iki yıllık sürenin dolmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; itiraz aşamasında sunduğu itirazları doğrultusunda hükmün bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, Covit-19 gereği durdurulan süreler dikkate alındığında iki yıllık hak düşürücü sürenin geçmemiş olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2- Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gerekmektedir. Sözkonusu belirlemenin ise, Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Bölüm Başkanlıklarının, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01.06.2015 tarihinden sonra Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğine, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Başvuru sahibi vekili, davacının meydana gelen kazada yaralandığını ve malul kaldığını, cismani zararın tazmini amacı ile davalıya başvuru yapıldığını hasar dosyası kapsamında %6,3 oranında tespit edilen maluliyet raporu doğrultusunda 40.384,52 TL ödeme alındığını ancak davalının eksik ödeme yaptığını, maluliyete ilişkin alınan yeni raporda ise davacının maluliyet oranının % 10,3 olarak tespit edildiğini ve mağduriyetin arttığını belirterek maddi tazminat talebinde bulunmuştur. Gelişen durum; olay sonucu meydana geldiği halde, başlangıçta bilinen yaralanmalar dışında, sonradan ortaya çıkan veya gelişen, olaya bağlı vücut bütünlüğünü bozan sonuçlar olarak tanımlanabilir. Trafik kazası sonucu yaralanmalar nedeni ile ortaya çıkan zarar, kendi özel yapısı içerisinde, sonradan değişme eğilimi gösteriyor, zararı doğuran eylem veya işlemin doğurduğu sonuçlarda (zararın nitelik veya kapsamında) bir değişiklik ortaya çıkıyor ise, artık "gelişen durum" ve dolayısıyla, gelişen bu durumun zararın nitelik ve kapsamı üzerinde ortaya çıkardığı değişiklikler söz konusu olacaktır. Böyle hallerde, zararın kapsamını belirleyecek husus, gelişmekte olan bu durumdur ve bu gelişme sona ermedikçe zarar henüz tamamen gerçekleşmiş olamayacaktır. Gelişen durumun varlığı halinde gelişen durum yönünden yeniden dava açılabilmesi mümkündür. Gelişen durumun olup olmadığı ise her olaya özgü olarak kanıtlara göre değerlendirilir. Davacıdaki yaralanmanın hangi tarihte tedaviyle tamamen sona erdiği, bu yaralanmadan dolayı gelişen bir durum olup olmadığı, varsa hangi tarihte gelişen durumun sona erdiği; diğer bir anlatımla, daimi iş gücü kaybının kesin olarak belirlenebilmesi için tedavilerinin ne zaman sona ereceği ve kesin maluliyet oranının hangi tarihte belirlenebileceği gerçek zararın tespiti açısından önemlidir. Dosya kapsamından, davacının hasar dosyasında bulunan Karadeniz Teknik Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 01.11.2018 tarihli raporuna göre (Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği kapsamında) davacıda oluşan kalça (pubik) kırığı nedeniyle %6,3 oranında maluliyeti ve 4 ay geçici iş göremezliği bulunduğu tespit edilmiş, söz konusu rapora göre davacıya ibraname ile 40.384,52 TL ödeme yapılmıştır. Davacının tahkim başvurusunda bulunurken sunduğu Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 12.06.2020 tarihli raporuna göre ( Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği kapsamında) kalça (pubik) kırığı nedeniyle % 9 oranında maluliyeti ve skar izleri nedeniyle %5,6 oranında maluliyeti olmak üzere balthazart formülü ile toplamda %10,3 oranında maluliyeti ve 4 ay geçici iş göremezliği bulunduğu tespit edilmiştir. Dosya kapsamından, söz konusu iki raporun incelemesinde söz konusu kaza nedeniyle davacıda oluşan ve mevcut maluliyetinde gelişen durum oluştuğuna ilişkin bilgiler mevcut olduğu anlaşılmasına göre Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 12.06.2020 tarihli raporu usul ve yasaya uygun bulunmaktadır. Ancak Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından 01.04.2021 tarihli doktor raporu alınmış ve raporda, davacıda %11,2 oranında maluliyet ve 90 gün geçici iş göremezliği bulunduğu tespit edilmiş ve söz konusu rapor hatalı olarak hükme esas alınmıştır. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince yapılacak iş, davacıda oluşan maluliyette gelişen durum oluştuğunun kabulü ile davacının sunduğu 10,3 oranındaki maluliyetten hasar dosyası kapsamında ödemeye konu %6,3 oranında maluliyetin tenzili ile aradaki %4 oranındaki fark dikkate alınarak ve Uyuşmazlık Hakem Heyeti karar tarihindeki verilere göre hesap raporu alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı biçimde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 09.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/24274, K. 2023/1564, T. 09.02.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-24274-e-2023-1564-k-e53d28f7a3b0