Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/23660 E. 2023/7819 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/23660
- Karar No
- 2023/7819
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/231 E., 2021/187 K. HÜKÜM/KARAR : Kabul, karar verilmesine yer olmadığı Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; maddi tazminat davasının kabulüne, manevi tazminat davası yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekili, davalı ... ve davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalılardan ... adına kayıtlı, Anadolu Sigorta A.Ş. tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı aracın davalı ... sevk ve idaresindeyken, 23.09.2011 tarihinde, Firuzköy Bulvarı üzerinde seyir halinde iken davacı ...'in emniyet şeridinde aracından indiği esnada çarparak yaralanmasına sebebiyet verdiğini, diğer davacı ...'in ise eşine yardım etmek isterken düşerek yaralandığını belirterek davacı ...'in yaralanması ve eşinin yaralanması nedeniyle duymuş olduğu acı ve ızdırap nedeniyle 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'ndan müştereken ve müteselsilen tahsiline; davacı ...'in uğradığı zarar nedeniyle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 20.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (Anadolu Sigorta A.Ş. poliçe limiti dahilinde ve tedavi giderleri ile manevi tazminattan sorumlu olmamak kaydıyla, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Başkanlığı yönünden tedavi giderleriyle sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı ... ve ... cevap dilekçesinde; olayda davalı sürücünün kusuru bulunmadığını, davacı ...'in kaza nedeniyle yaralanmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır. Davalı ... (SGK) vekili cevap dilekçesinde; kurum dosyasının tetkikinde ...' in 23.09.2011 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına ait tedavi gideri olarak 144,94 TL ödeme yapıldığını; ...'e ait kurumca karşılanmış herhangi bir tedavi gideri ödemesine rastlanmadığını, bu kişinin trafik kazası geçirmediğini, uyuşmazlığın idari yargıda çözümlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... Anonim Türk Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde davacının asli kusurlu olduğunu, tedavi gideri ile geçici iş göremezlik tazminatının teminat dışı olduğunu, temerrüt tarihinin dava tarihi olabileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin, 23.12.2015 tarihli, 2013/173 Esas 2015/606 Karar sayılı kararı ile "yapılan yargılama, toplanan deliller, Adli Tıp Kurumu raporları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; davacı ...'in kazanç kaybının 42.207,07 TL olduğu, tedavi giderinin 8.837,50 TL olduğunun bilirkişi raporları ile tespit edildiği, davacının dava konusu kaza nedeniyle 4 aya kadar iyileşme süresinin mevcut olduğu, maluliyetinin olmadığı anlaşılmış bu miktarlar üzerinden maddi tazminata hükmedilmiş, yine yaşanan kaza nedeniyle davacıların ruhsal çöküntülerini bir nebze giderebilmek amacıyla ve manevi tazminatın sebepsiz zenginleşmeye yol açmaması ilkeleri de gözetilerek kısmen manevi tazminata hükmedilmiştir." gerekçesiyle, davacı ...'in maddi tazminat talebinin kabulü ile 42.207,07 TL'nin davalı ..., ... ve Anadolu Sigorta A.Ş.'den (sigorta şirketinden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) tahsilde tekerrüre yol açmamak kaydıyda sigorta şirketinden dava tarihinden itibaren, diğer davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine; 8.837,50 TL'nin davalı ..., ... ve SGK'dan (SGK yönünden dava tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile) müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile davacı ... için 5.000,00 TL, davacı ... için 3.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ile davalı ...'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalı ..., davalı ..., davalı ...Ş. vekili, davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 08.05.2019 tarihli, 2016/11224 Esas 2019/5751 Karar sayılı kararıyla; "davacı vekili davacının kazadaki yaralanması nedeniyle yaptığı belgeli tedavi giderlerinin davalı SGK’dan tahsilini talep etmiş; Mahkemece belirlenen tedavi gideri olan 8.837,50 TL nin davalı ..., ... ve SGK dan (SGK yönünden dava tarihinden, diğer davalılar yönünden haksız fiil tarihinden (23.09.2011) işleyecek yasal faizi ile) müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine karar verilmesi doğru değildir... Mahkemece; 5502 sayılı Kanunun 36. maddesine göre, davalı SGK’nın harçtan muaf olduğu gözetilmeksizin, davalı Kurumun harçtan sorumlu tutulmuş olması doğru olmamıştır. Davacı kazadan sonra hastanelerde tedavi görmüş, hükme esas alınan 11.05.2015 tarihli aktüer raporunda ise davacının 4 aylık iyileşme süresi için bordroda bildirilen maaşı üzerinden hesaplama yapılmıştır. Dosyada davacının tedavi döneminde maaşını alıp almadığı konusunda araştırma yetersizdir. O halde Mahkemece, davacının tedavi dönemi içinde ne kadar maaş aldığı hususunun davacının işvereninden sorulmak suretiyle tespit edilmesi, maaşını eksiksiz alması halinde geçici iş göremezlik talebinin reddedilmesi, aksi halde alamadığı ek ücret vs. varsa ve eksik ödeme yapıldı ise o kadar geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmesi gerekirken, bu hususlar araştırılmadan eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir." gerekçesiyle kararın bozulmasına, davalı ..., davalı ... ile davalı SGK ve davalı ... Anonim Türk Sigorta vekillerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla: "davacı asilin çalıştığı şirkete müzekkere yazılarak davacı asilin tedavi gördüğü zamanda maaş alıp almadığı, bu süre zarfında maaş aldı ise kazadan önceki maaş ile kazadan sonraki maaş arasında fark olup olmadığı, kesinti yapılıp yapılmadığı sorulmuş verilen cevabi yazıda ...'in kazanın olduğu 23.09.2011 tarihinden itibaren tedavi gördüğü sürece şirketten maaş almadığı bildirilmiş, bu sebeple alınan bilirkişi raporuna itibar edilmiş, 42.207,07 TL'nin davalı ..., ... ve Anadolu Sigorta A.Ş.'den tahsilde tekerrüre yol açmamak kaydıyla sigorta şirketinden dava tarihinden itibaren, diğer davalılardan haksız fiilin işlendiği tarih olan 23.09.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacı ...'e verilmesine karar verilmiş, dosya kapsamında belgeli tedavi gideri toplamının 8.837,50 TL olduğu anlaşılmış bu miktar yönünden SGK aleyhine hüküm kurulmuş, manevi tazminat konusunda ilk kararda karar verilmiş ve bu karar temyiz incelemesinden geçtiği için bu konuda karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmiştir." gerekçesiyle, davacı ...' in maddi tazminat talebinin kabulü ile 42.207,07 TL'nin davalı ..., ... ve Anadolu Sigorta A.Ş.'den tahsilde tekerrüre yol açmamak kaydıyla sigorta şirketinden dava tarihinden itibaren, diğer davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacı ...'e verilmesine; 8.837,50 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte SGK'dan alınarak davacı ...'e verilmesine, davacıların manevi tazminat talepleri konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ..., davalı ... ve davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... ve ... temyiz dilekçelerinde; olayda davalı sürücünün kusuru bulunmadığını, bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığı, davacının iyileşme süresince maaş alıp almadığının araştırılması gerektiğini, tavzih ile vekalet ücretine ilişkin düzeltmenin yapılamayacağını, belirlenen tazminat miktarının fahiş olduğunu, davacı ...'in kaza nedeniyle yaralanmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. Davalı SGK vekili temyiz dilekçesinde; davaya dahil edilmelerinin hatalı olduğunu, davanın reddi gerektiğini, faiz başlangıcının hatalı olduğunu, dava açılmasına sebebiyet verilmediğinden aleyhe vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacıların sürücü ve yolcu olduğu araçla, davalıların sürücüsü, işleteni ve trafik sigortacısı olduğu aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacıların yaralanmasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 vd. maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve devamı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 89, 90, 91 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı ... ve ...'nun tüm, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Yargılama sırasında, bozma ilamı sonrası, 04.12.2020 tarihli celsede davacılar vekili tarafından davacının sağlık harcamalarının SGK tarafından karşılandığı, bu konuda taleplerinin olmadığının bildirildiği görülmüştür. Buna karşın mahkemece 8.837,50 TL tedavi giderine hükmedilmiştir. Davacılar vekilinin beyanından tedavi giderine ilişkin olarak ödeme yapıldığı anlaşılmakla, bu talep yönünden dava konusuz kalmıştır. Anılan yönler gözetilerek tedavi gideri bakımından davanın konusuz kaldığı şeklinde hüküm tesisi gerekirken yazılı şekilde hüküm oluşturulması doğru olmamıştır. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... ve ...'nun tüm, davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden davalılar ... ve ...'na yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,12.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.