Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/23288 E. 2023/12980 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/23288
- Karar No
- 2023/12980
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/436 Esas, 2021/809 Karar vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 13.11.2018 HÜKÜM/KARAR : Reddine/Esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/525 E., 2020/441 K. Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan maddi zararın giderilmesi istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 14.03.2018 tarihinde davacının kullandığı araç ile davalı ... tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası yapılan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak olumlu yanıt alınamadığını belirterek açılan belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile kazanç kaybı, tedavi giderleri, çalışma gücü azalmasından ya da yitirilmesinden doğan zararlara ilişkin olarak 100,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, kusur ve maluliyet oranının araştırılması yapılacak ise Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini, tazminat hesabının aktüer sıfatına haiz bilirkişilerce yapılması gerektiğini, davalı ... şirketinin temerrüde düşmediğini, dava açılmasına sebebiyet vermediğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi giderinin poliçe kapsamında olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 16.05.2019 tarihli kusur raporunda dava dışı sürücü ’nin kusursuz olduğunun rapor edildiği, davalı ... şirketinin sorumluluğunun kusura dayalı olması nedeniyle bu davalının sigortalısı olan araç sürücüsüne atfedilebilecek bir kusur bulunmadığı, bu nedenle haksız fiil sorumluluğuna ilişkin "kusur" unsurunun ispat edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün aracını hiçbir tedbir almadan otobanda park ettiğini, müvekkilinin de seyir halinde iken arkadan çarptığını, ancak kaza tespit tutanağında bu hususun irdelenmediğini, kusurlu sürücünün beyanları doğrultusunda gerçeğe aykırı tutanak düzenlendiğini ve Adli Tıp Kurumu kusur raporunun da bu tutanağa istinaden hazırlandığını, tutanak ve kusur raporunun gerçeği yansıtmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda, kaza sonrası tutulan kaza tespit tutanağı ve tutanakla uyumlu ATK kusur raporuna göre kazanın oluşumunda davacının %100 kusurlu olduğu, davanın kusur sorumluluğuna dayalı tazminat davası olduğu, dolayısıyla yerel mahkemece davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesi ile davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kazada sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, davacının kazadan sonra bilincini yitirdiğini, kaza tespit tutanağının bu nedenle diğer sürücünün beyanları dikkate alınarak hazırlandığını ve gerçek durumu yansıtmadığını, davacının telefon kayıtlarının hatalı değerlendirildiğini, 17:55'ten sonra telefon görüşmesi olmadığını, son görüşmenin bu saatte olduğunu, keza davacının kazada bilincini yitirmesi ve araçtan kurtarma çalışmaları nedeniyle telefon ile görüşmesinin de mümkün olmadığını, ardından da uzun süre yoğun bakımda kaldığını, kazanın iddia edildiği gibi 17:30 sıralarında olmadığını, bu saatte sigortalı araç sürücüsünün aracını otobanda hiçbir uyarıcı olmadan sağ şerit üzerinde durdurduğunu ve 18:00 sıralarında davacının otobanda önlemsiz duran kamyona arkadan çarptığını, telefon kayıtlarının bu durumu gösterdiğini, gerekli inceleme yapılmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, yeniden kusur raporu alınması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın 14.03.2018 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile Sosyal Güvenlik Kurumu'nca karşılanmayan tedavi giderleri talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu' nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve kusura ilişkin İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kabullerinde hata bulunmamasına göre, karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.