Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/19063 E. 2023/9635 K. – İtirazın İptali

Konu: İtirazın İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/19063
Karar No
2023/9635
Karar Tarihi
Konu
İtirazın İptali

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/461-2021/830 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü/Davalının İstinaf İsteminin Kabulü ile Kararın Kaldırılarak Düzelterek Yeniden Esas Hakkında Hüküm Kurulması suretiyle Davanın Reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/234-2018/651 Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalının başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı kurum denetmenlerinin yapmış olduğu inceleme sonucunda, davalı-borçlu tarafından hasta gıyabında, hastayı görmeden ve muayene etmeden, hasta bilgisi dışında reçete düzenlendiği ve reçete için ödenen yersiz sağlık yardımı 75.788,85 TL ve 14.612,81 TL faiz tutarı olmak üzere toplam 90.401,66 TL kurum zararının oluştuğunun tespit edildiğini, reçetelere istinaden yapılan yersiz ödeme sonucunda davacı kurumun zarara uğradığını, davacı kurum tarafından İzmir 8. İcra Müdürlüğünün 2016/16329 sayılı takip dosyası ile davalı aleyhine takip başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına, % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde; kendisinin doktor olduğunu, gelen hastayı muayene edip verilmesi gereken ilaçları reçete ettiğini, hastaları görmeden ve muayene etmeden reçete oluşturmayacağını, davaya konu talebin zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İzmir Kordon Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi'nce gönderilen yersiz ödemeye ilişkin tanık beyanları, reçete ve ilaç dökümlerinin incelenmesinde, bazı sigorta ve yakınları adlarına bilgileri dışında düzenlenen reçetelerin ... Eczanesi tarafından karşılandığı ve ilaçların birden fazla hekim tarafından düzenlenen reçetelerle kuruma faturalandırıldığı, bazı hastalar adına da sağlık raporu düzenlendiği tespit edilmekle davacı kurumun dava dilekçesinde belirttiği olguların sabit olduğu, kurum zararına yol açan davalının haksız eyleminin ve zararının mevcut olduğu, reçetelerin gerçeğe aykırı olarak düzenlendiği ve yersiz ödeme yapıldığı, davalının sorumluluğunun ispatlandığı, ancak davalı tarafın dava tarihinden önce temerrüde düşürülmemesi nedeniyle davacının icra takibinde işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının İzmir 8. İcra Müdürlüğünün 2016/16329 sayılı takip dosyasında yaptığı itirazın kısmen iptali ile icra takibinin 75.788,85 TL asıl alacak üzerinden devamına, davacı tarafın fazlaya ilişkin talebinin reddine, itirazın iptaline karar verilen kısım üzerinden hesap edilecek %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davacı kurum tarafından ana paraya faiz uygulanmasında ve yapılan hesaplamalarda herhangi bir hata bulunmadığını, faiz yönünden verilen kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı istinaf dilekçesinde; zamanaşımı yönünden itirazlarının bulunduğunu, davacı tarafın iddialarının yerinde olmadığını, kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı bulunduğunu, eczanenin yaptığı işlemlerin tarafını bağlamadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı kişilerin davacı kurumu zarara sokan eylemlerine, davalı doktorun doğrudan veya dolaylı yoldan katıldığı ya da onların eylemlerini gerçekleştirmelerini kolaylaştıran somut bir kusur ve ihmali bulunduğunun kabulünü gerektiren somut bir neden veya delil bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken bu yönleri gözetmeyen ve ceza mahkemesi karar gerekçesi ile çelişen kişisel takdir ve değerlendirmelere göre hazırlanmış bilirkişi raporu esas alınarak davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından, davalı vekilinin istinaf isteminin yerinde görüldüğü gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesince, davacının istinaf başvurusuna ilişkin değerlendirme yapılmadığını, davalı doktor tarafından 86 tane şüpheli reçete düzenlendiğini, davanın reddine ilişkin kararın hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı doktor tarafından tanzim edilen reçeteler nedeniyle davacı kurumun zarara uğradığı iddiasına dayalı başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359 uncu maddesi, 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve 74 üncü maddeleri. 3. Değerlendirme 1. 6100 sayılı Kanun'un (HMK) 359 uncu maddesinde; ''(1) Karar aşağıdaki hususları içerir: (a) Kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi hukuk dairesi ile başkan, üyeler ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları, sicil numaraları, (b) Tarafların ve davaya İlk Derece Mahkemesinde müdahil olarak katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin adı, soyadı ve adresleri, (c) Tarafların iddia ve savunmalarının özeti, (ç) İlk Derece Mahkemesi kararının özeti, (d) İleri sürülen istinaf sebepleri, (e) Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan veya olmayan hususlarla bunlara ilişkin delillerin tartışması, ret ve üstün tutma sebepleri, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebep, (f) Hüküm sonucu ile varsa kanun yolu ve süresi, (g) Kararın verildiği tarih, başkan ve üyeler ile zabıt kâtibinin imzaları, (ğ) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi, (2) Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. (3)(Ek:22.07.2020-7251/38 md.) Bölge adliye mahkemesi, başvurunun esastan reddi kararında, ileri sürülen istinaf sebeplerini özetlemek ve ret sebeplerini açıklamak kaydıyla, kararın hukuk kurallarına uygunluk gerekçesini göstermekle yetinebilir. (4) (Ek: 20.07.2017-7035/30 md.)Temyizi kabil olmayan kararlar, ilk derece mahkemesi tarafından; temyizi kabil olan kararlar ise bölge adliye mahkemesi tarafından resen tebliğe çıkarılır.'' düzenlenmesine, aynı Kanun’un 360 ncı maddesinde ise; ''(1) Bu Bölümde aksine hüküm bulunmayan hâllerde, İlk Derece Mahkemesinde uygulanan yargılama usulü, Bölge Adliye Mahkemesinde de uygulanır.'' düzenlemesine yer verilmiştir. Dosya kapsamından; İlk Derece Mahkemesince verilen 30.10.2018 tarihli karara karşı davacı vekili ve davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu halde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilirken, davacı vekilinin istinaf başvurusu hakkında inceleme yapılmadığı anlaşılmaktadır. Davacı vekilinin istinaf başvurusu hakkında HMK’nın 359/1-2. hükümlerine uygun şekilde değerlendirme yapılmadan karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle bozma ilamının kapsam ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/19063, K. 2023/9635, T. 21.09.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-19063-e-2023-9635-k-041ad00a33ec