Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/17525 E. 2021/8839 K.

Konu: Tasarrufun İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/17525
Karar No
2021/8839
Karar Tarihi
Konu
Tasarrufun İptali

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dava; İİK 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Mahkemece hükmüne uyulan Yargıtay(Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 27/11/2017 tarih, 2015/10034 Esas ve 2017/11002 Karar sayılı bozma ilamında; "davalılardan...’nın doğrudan borçlu ile hukuki muamelede bulunan kişi değil, dava konusu taşınmazı üçüncü kişi konumundaki davalı ...’ten 11/06/2009 tarihinde satın alan dördüncü kişi olduğu, davalı ... ...’ya yönelik davanın kabul edilebilmesinin dolayısıyla onun yaptığı tasarrufun iptalinin, ancak kötü niyetli olduğunun kanıtlanması durumunda mümkün olduğu, dosya kapsamından adı geçen davalının kötü niyetli olduğuna ilişkin yeterli araştırma ve incelemenin yapılmadığı; davacı tarafından davalı ... ...’nın davalı 3.kişi ...’in anne babasının komşusu olduğu iddia edilip, aynı taşınmaza ilişkin muris muvazaası dolayısıyla açılan bir başka davada davalı tanığı olarak dinlenen ...’un beyanlarında da davalı ... ...’nın davalı ...’in anne babasının komşuları olduğu belirtildiğinden söz konusu bu dava dosyası da incelenerek; davalı ... ...'nın borçlu davalı müteveffa...'in İİK.nun 280. maddesinde yazılı olduğu gibi borçlu davalının alacaklıları ızrar kastını bilen veya bilmesi lazım gelen kişilerden olup olmadığının irdelenmesi, borçlunun ızrar kastını bilen veya bilmesi lazım gelen kişilerden olduğunun anlaşılması halinde dava konusu taşınmaz devrine ilişkin tasarrufun iptaline, kötü niyetli olduğunun kanıtlanamaması halinde şu an olduğu gibi davalı ... ... hakkındaki davanın reddine ve üçüncü kişi ... yönünden İİK’nun 283. maddesine göre davanın bedele dönüşeceği dikkate alınarak mahkemece davalı üçüncü kişi ...’in taşınmazı elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri nisbetinde (takip konusu alacak ve fer'ileri ile sınırlı olmak üzere) tazminat ödemesine hükmedilmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada toplanan delillere göre; davacının davalı ... ... ve ... mirasçıları olan dahili davalılar ..., ... ve ... yönünden açtığı davanın reddine, davacının davasının davalı ... yönünden açtığı davanın kabulü ile davacının ... 3. İcra Müdürlüğünün 2009/1370 sayılı dosyasındaki alacak ve fer'ilerinin dava konusu olan ... Merkez ... Mahallesi 2913 ada 8 parsel A Blok Zemin Kat 20 bağımsız bölüm numaralı taşınmazın elden çıkarıldığı tarihteki gerçek değeri olan 26.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere üçüncü kişinin elinden çıkardığı tarihteki bedel ile sadece üçüncü kişinin sorumlu olması gerektiğinden davalı ...'den nakden tazminine, karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; bozma öncesinde ilk hükmü temyiz etmeyen davalı ... aleyhine kurulan ilk hükmün kesinleşmiş olmasına göre hükmü temyiz etmesinde hukuki yararı bulunmadığından, bu davalı yönünden temyiz isteminin (dilekçesinin) reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Mahkemece bozma ilamına uyularak karar verildiği belirtilmiş ise de dosya kapsamından bozma gerekleri yerine getirilmeden hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Davacı tarafından davalı ... ...’nın davalı 3.kişi ...’in anne babasının komşusu olduğu iddia edilip, aynı taşınmaza ilişkin muris muvazaası dolayısıyla açılan bir başka davada davalı tanığı olarak dinlenen ...’un beyanlarında da davalı ... ...’nın davalı ...’in anne babasının komşuları olduğu belirtildiğinden söz konusu bu dava dosyası da incelenerek; davalı ... ...'nın borçlu davalı müteveffa...'in İİK.nun 280. maddesinde yazılı olduğu gibi borçlu davalının alacaklıları ızrar kastını bilen veya bilmesi lazım gelen kişilerden olup olmadığının irdelenmesi gereğine değinilmesine karşın; mahkemece, yalnızca bozma ilamında atıf yapılan dosyanın incelenmesi sonucunda davanın davalı ... yönünden davanın reddine karar verildiği, ancak davalı ... ...’nın davalı ...’in anne babasının komşuları olduğu iddiası hakkında bir araştırma yapılmağı anlaşılmaktadır. Davalı ... tarafından, dava konusu taşınmazın eşi Hacı ... Kartcı tarafından dava dışı ... ve ... Nuri Demir isimli kişilere kiraya verildiğine dair kira sözleşmeleri dosyaya sunulmuş ise de, bu kira sözleşmeleri taraflarca her zaman düzenlenebilecek belge niteliğinde olduğundan, gerçekten dava konusu taşınmazda, taşınmazın davalı 4.kişi ...’ya devredildiği 11/06/2009 tarihinden bu yana kimin ikamet ettiği, davalı borçlunun eşi olan 3.kişi ...’in nerede ikamet ettiği, ...’in anne ve babasının nerede yaşadığı ve ...’in anne babası ile davalı 4.kişi ...’nın herhangi bir dönemde aynı çevrede yaşayıp yaşamadığı, komşu olup olmadıkları ve birbirlerini tanıyıp tanımadıkları konusunda kapsamlı bir emniyet araştırması yaptırılıp, davalı 4.kişi ...’nın borçlu... ve eşi olan davalı 3.kişi ...’in durumunu bilebilecek kişilerden olup olmadığının buna göre değerlendirilmesi, davalı ... ...'nın borçlu davalı müteveffa...'in alacaklıları ızrar kastını bilen veya bilmesi lazım gelen kişilerden olup olmadığının irdelenmesi, borçlunun ızrar kastını bilen veya bilmesi lazım gelen kişilerden olduğunun anlaşılması halinde dava konusu taşınmaz devrine ilişkin tasarrufun iptaline, kötü niyetli olduğunun kanıtlanamaması halinde ise şu an olduğu gibi davalı ... ... hakkındaki davanın reddine ve üçüncü kişi ... yönünden İİK’nun 283. maddesine göre davanın bedele dönüşeceği dikkate alınarak mahkemece davalı üçüncü kişi ...’in taşınmazı elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri nisbetinde (takip konusu alacak ve fer'ileri ile sınırlı olmak üzere) tazminat ödemesine hükmedilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalı ...'e geri verilmesine 22/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/17525, K. 2021/8839, T. 22.11.2021, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-17525-e-2021-8839-k-b3fca8e501ee