Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/14616 E. 2023/7849 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/14616
Karar No
2023/7849
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1914 E., 2020/2146 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddine/ Davacının İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/689 E., 2020/122 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı firma tarafından davalı ... şirketine 19.10.2016 tarihinde bir yıllığına İş yerim Paket Poliçesi yaptırıldığını, işbu poliçe kapsamında hırsızlık klozu da bulunduğunu, davacının Halkalı Merkez Mahallesinde bulunan iş yerine 04.02.2017 tarihinde kimliği belirsiz kişiler tarafından girildiğini ve davacı şirket mülkiyet alanında bulunan sevkiyata hazır 7.000 adet Koton marka lisanslı çocuk tişörtünü aldıklarını, hırsızların çalışanların elinden kurtularak iş yerinin önüne park ettikleri Ford Transit marka araç ile kaçmayı başardıklarını, davalı ... şirketine maddi zararın karşılanması amacıyla başvuruda bulunulmuş ise de, davalı şirketin 08.05.2017 tarihli yazısı ile bahse konu hasarın aşırma şeklinde meydana geldiği ve bu şekilde oluşan zararın poliçe teminatının kapsamında olmadığı gerekçesi ile taleplerinin reddedildiğini, davaya konu olayın klozu kapsayan hırsızlık eylemi olduğunu, davalı tarafça poliçe içeriğinde hırsızlık klozu başlığı altında neredeyse hırsızlık tanımını değiştirecek nitelikte durumun sınırlandırılmasının hukuk tarafından korunamayacağını, davalının poliçede bahsi geçen klozun uygulama alanını en aza indirgeyerek davacı şirkette meydana gelen eylemi de aşırma olarak niteleyerek teminat ödemekten kurtulmaya çalışmasının açıkca MK.2'ye aykırılık teşkil ettiğini, bu nedenlerle tazminat ve alacak taleplerinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL'nin olay tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; hırsızlık olayının Hırsızlık Sigortası Genel Şartlar A.1 maddesinde sayılan kırma, delme, tırmanma, aşma veya zorlama vb. nitelikteki eylemlerle gerçekleşmediğini, hırsızların açık kapıdan rahat bir şekilde içeriye girmek ve emtiaları sevkiyat yapıyormuş izlenimi yaratarak, rahatlıkla araçlarına yükleyip götürmek suretiyle hırsızlık fiilini işlediklerini, davacı iddialarının yerinde olmadığını, poliçe genel ve özel şartlarının uygulanmasının zorunlu olduğunu, TTK.md 1423/2 hükmü uyarınca davacı sigortalının sözleşmenin kurulmasını takiben 14 gün içerisinde sözleşmenin kurulmasına itiraz etmediğinden davacının sigorta sözleşmesini poliçede yazılı şartlarla kabul etmiş sayılacağını, ekspertiz raporuna göre 4550 adet ürünün çalınabileceğinin tespit edildiğini, ekspertiz incelemesinde çalınması mümkün toplam emtia değerinin 26.756,95 TL olarak belirlendiğini, bu miktarın üzerindeki hasar talebinin kabul edilmeyeceğini, ayrıca davacının hasar tarihinden itibaren avans faizi taleplerinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında İş Yerim Paket Sigorta Poliçesi imzalandığı, poliçe kapsamında hırsızlık klozunun bulunduğu, davaya konu hırsızlık olayında hırsızların iş yeri açık ve çalışır vaziyette iken rahatlıkla içeri girdikleri, sevkiyat yapıldığı izlenimi verilerek malları araca yüklediklerinin anlaşıldığı, hırsızlık olayında tüm hırsızlık sigortaları bakımından bağlayıcı nitelikte olan Hırsızlık Sigortası Genel Şartları A.1 maddesinde sayılan kırma, delme, tırmanma, aşma, yıkma, devirme ve zorlamayla iş yerine girilmediğinden hasarın teminat dışı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; poliçede hırsızlık veya emniyeti suistimal sebebiyle oluşan zararın teminat altına alındığını, rizikonun teminat kapsamında bulunduğunu, 17.12.2019 tarihli bilirkişi raporunda her ne kadar davaya konu eylemin poliçe kapsamında tarif edilen hırsızlığa uymadığı belirtilmişse de, rapor içeriğinde konuya ilişkin Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturmasının devam ettiği ve yine yargılamaya konu poliçenin emniyeti suistimali de teminat altına aldığı belirterek bu yönüyle de zararın ödenebileceğinin değerlendirildiğini, soruşturma aşamasındaki hırsızlık eylemine içeriden bir çalışanın dahil olup olmadığının soruşturmanın ve devamındaki kovuşturmanın sonuçlanması ile ortaya çıkacağını, bilirkişinin hırsızlık konusunda yeterliliğinin bulunmadığını, sigorta poliçesi incelendiğinde sigortalı binaya saklanarak ve zorla girme ile zor ve şiddet kullanma ile binada hırsızlık yapılması eylemlerinin bütünüyle teminat kapsamında tutulduğunu, bu durumların hırsızlık sigortası genel şartları arasında da açıkça gösterildiğini, hırsızlık eylemini yapan şahısların doğrudan müvekkili şirketin sevkiyat alanına ürünleri taşıyan kişiler gibi davranarak gizlice sızarak burada bulunan kolileri çalarken yakalanmaları üzerine süratle kaçarak geldikleri araca doldurdukları mallar ile kaçtıklarını, bu süreçte kendilerine yapılan müdahalelerin de sonuçsuz kaldığını, müvekkili şirketin birçok firmanın ürünlerini fason olarak ürettiğini, bu ürünleri firmaların görevlendirdiği kişilere teslim ettiğini, ürün sevkiyatının bu şekilde tamamlandığını, hırsızlığı gerçekleştiren şahısların sigortalı yere gizlice girip saklanarak veya kapanarak hırsızlık yaptığını, oluşan zararların da genel şartlar kapsamında tazmini gerektiğini, müvekkili şirkete imzalatılan poliçenin genel işlem koşulu niteliği taşıdığını, gerekli bilgilendirme yapılmadan sigorta poliçesinde olması gereken genel şart esaslarının daraltılmasının hukuka aykırı olduğunu, poliçede yer alan klozlara ilişkin şartların Borçlar Kanunu gereği haksız şart niteliği taşıdığını, TBK 20 ve 21. ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 5. ve TMK'nun 2. maddeleri gereğince geçerli olmadığını, iş yerinden çalınan koli sayısının 27 olduğunu, bu durumun kamera görüntülerinden net olarak anlaşıldığını, zarar konusunda ilk bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kollukça tutulan olay yeri inceleme raporunda hırsızlık olayının belirtilen adreste faaliyette bulunan Turaç Tekstil isimli iş yerinde gerçekleşmiş olduğu, iş yeri giriş demir kapısının açık vaziyette, zorlama izinin olmadığı, giriş kapısı önünde sol ön tarafta boşluklar, arka kısımda koton ibareli karton kolilerin olduğu, teknik inceleme neticesinde iz ve bulguya rastlanılmadığı, davacı sigortalının iş yerine gündüz vakti sevkiyat elamanı gibi gelen şahısların iş yerinde bulunan kolileri araca yükledikleri, iş sahibinin o gün sevkiyat olmadığını farketmesi üzerine şahısların kaçarak olay yerinden uzaklaştıkları dosya kapsamı ile sabit olup, yine dosya arasında bulunan soruşturma evrakları ve bilirkişi raporuna göre, eylemin gerçekleştirilme yöntemine ilişkin aksi bir tespitin de bulunmaması karşısında yukarıda sayılan oluş biçimlerine uymayan somut eylemin sigorta teminatı kapsamı dışında kaldığı, Hırsızlık Sigortası Genel Şartları A.1. maddesine göre, hırsızlık nedeni meydana gelen zararın sigorta teminatı içinde kalabilmesi için hırsızlığın, sigortalı eşya ve mahallere kırma, delme, yıkma veya zorlama ile; araç gereç veya bedeni çeviklik sayesinde tırmanma veya aşma suretiyle girilerek; kaybolan çalınan veya haksız yere elde edilen asıl anahtarla veya anahtar uydurarak veya başka aletler veya şifre yardımıyla kilit açmak suretiyle; sigortalı yerlere gizlice girip saklanarak veya kapanarak; öldürme, yaralama, zor ve şiddet kullanma veya tehditle yapılmış olmasının zorunlu olduğu, olayın oluş şekline göre davacıya ait iş yerinde meydana gelen hırsızlık olayının poliçe teminatı kapsamı dışında olduğu gerekçesiyle HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş yeri/hırsızlık sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1401 vd maddeleri, Hırsızlık Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme: Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçeler ile Hırsızlık Sigortası Genel Şartları A.1. maddesine göre, hırsızlık nedeniyle meydana gelen zararın sigorta teminatı içinde kalabilmesi için hırsızlığın, sigortalı eşya ve mahallere kırma, delme, yıkma veya zorlama ile; araç gereç veya bedeni çeviklik sayesinde tırmanma veya aşma suretiyle girilerek; kaybolan çalınan veya haksız yere elde edilen asıl anahtarla veya anahtar uydurarak veya başka aletler veya şifre yardımıyla kilit açmak suretiyle yapılması gerektiği, somut olayda gerçekleşen hırsızlığın belirtilen şekillerde olmadığı anlaşıldığından zararın teminat dışında kalmasına göre karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/14616, K. 2023/7849, T. 13.06.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-14616-e-2023-7849-k-97cfbdb07205