Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/10195 E. 2023/11209 K. – Rücuen Tazmina
Konu: Rücuen Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/10195
- Karar No
- 2023/11209
- Karar Tarihi
- Konu
- Rücuen Tazminat
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulüne Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan inceleme sonucunda, (Kapatılan) Yargıtay 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı bir kısım davalılar ..., ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 08.03.2011 tarihinde müvekkiline sigortalı bulunan Saray Kumaşcılık Tekstil Tic. Ltd. Şti.'nin kiracı olarak kullandığı Cumhuriyet Mah. ..... Küçükçekmece/İstanbul adresindeki depo ve içerisindeki kumaş emtiasının sigortalı iş yerinden geçen ve apartmanın ortak tuvalet giderinin patlaması nedeniyle buradan akan pis suyun sirayeti sonucu hasara uğradığını, olayın hemen ardından ekspertiz incelemesi yaptırıldığını, ekspertiz neticesinde müvekkilinin 35.883,16 TL sigorta tazminatı ödediğini, müvekkilinin 35.883,16 TL alacak için davalılara rücu hakkının doğduğunu, bu nedenlerle 35.883,00 TL rücu tazminatının sigortalıya ödeme tarihi olan 02.05.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Bir kısım davalılar vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde; davacı tarafından hasar bedeli ödenen sigortalının bulunduğu dükkan apartmandan bağımsız bir bölüm olduğunu, kiralayan ve maliki ... ve ...'nın olduğunu, hasarın kiralayan yada kiracının bilebileceği bir tesisattan kaynaklandığını, diğer kat maliklerinin sorumlu olmadığını, hasarın oluşmasında kiracı ile mal sahiplerinin sorumlu olduğunu bu nedenlerle müvekkillerinin kusuru olmadığından haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu yerin ... ile ... tarafından işlem gördüğünü, meydana gelen zarar varsa bu kişilerin sorumlu olduğunu, davanın kendisi itibariyle husumet yönünden reddi gerektiğini, mahallinde yetkili eksperlerce veya yetkili mahkemece tespit yaptırılmadan kumaşların atılması ve ortadan yok edilmesinin dikkat çekici olduğunu, bu nedenlerle açılan haksız, fahiş ve yersiz alacak davasının reddine, şayet ihtiyati tedbir konulmuşsa kaldırılmasına, vekil tutması halinde ücreti vekaletinin davacı şirkete aidiyetine, yetkisiz kiralayanlardan ... davalı olmakla, diğer kiralayan 3. Şahıs ...'nın davaya dahil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Bakırköy 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 04.11.2014 tarihli ve 2014/666 Esas 2014/362 Karar sayılı kararıyla; davacının sigortalısının olay yerini depo olarak kullandığı, kiracılık sıfatıyla kendisinin kullandığı alanlarda özellikle açıktan boru geçtiğinden sorumluluğun kiracıda olduğu, davacının sigortasının meydana gelen zarardan doğrudan sorumlu olması sebebiyle apatman sakinlerinden zarar talep etme durumu söz konusu olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 2015/2759 Esas-2017/10472 Karar sayılı 14.11.2017 tarihli kararı ile; "davacı ... olup davalılardan rücuen tazminat talebinin nedeni, davalılardan Ürfan ile davacının sigortalısı arasındaki kira ilişkisinden kaynaklanmaktadır. Bu durumda mahkemece davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yürürlük tarihinden sonra açıldığı ve yukarıda belirtilen yasa hükmüne göre kira ilişkisine dayalı uyuşmazlıklarda sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu ve görev ilişkisinin diğer davalılara da sirayat edeceği gözetilerek dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı" gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen görevsizlik kararı ile dosyanın gönderiliği mahkemece; dava konusu hasara sebebiyet veren ve sigortalı depo kullanımlı işyeri içerisinde açıktan geçen 100 mm çaplı p.v.c atık su gider borusunun ve kırılan dirsek eklenti bölümünün; anataşınmaza/apartmana ait düşey doğrultuda inen ortak pis su gider tesisatı olduğu ve davaya konu depo alanında bu tesisatın tekniğine uygun olarak yapılmadığı, tavan kiriş-duvar birleşiminde yapılan mevcut dirsek eklentisi-iniş ile kiriş bölümünün bina statiğine olumsuz yönde etki ettiği tespitlerinin yapıldığı, davaya konu hasarlar, yapının ortak tesisatından kaynaklanan hasarlar olduğundan, kat irtifakı/kat mülkiyeti tesis edilmemiş, müşterek mülkiyete tabi taşınmazda oluşan tüm hasarların, tüm kat malikleri tarafından arsa payları oranında katılımlarıyla karşılanması gerekeceğinden hasardan bina maliki olmak hasebiyle davalıların sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 30.430 TL'nin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin kısmın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vekilleri temyiz dilekçelerinde ayrı ayrı; Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi Sayın Hakimliği’nin 2014/666 Esas, 2014/362 Karar numaralı dosyasında alınan bilirkişi raporunda davacının sigortalısının açıkta korumasız olarak bulunan ve hatta keşif zamanında da aynı şekilde bulunan borudan meydana gelen zararlar itibariyle kiracı olarak gerekli önlemleri almadığı, gerekli girişimleri yapmadığı gerek bilirkişi incelemesi neticesinde ve gerekse mahkemece yapılan tespitler itibariyle belirlenmiş olduğundan davacının sigortalısının meydana gelen zarardan doğrudan sorumlu olması sebebiyle apartman sakinlerinden zarar talep edilemeceğinden davanın reddedildiğini, ancak eldeki dosyada alınan raporda ise davalıların sorumlu oldukları yönünde tespit yapıldığını, raporlar arasında çelişki olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından İşyeri Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan işyerindeki su hasarı sebebiyle ödenen zararın rücuen tazmini talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 2 üncü maddesi atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı HUMK'un 427 vd. Maddeleri, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun1301 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Dava, işyeri sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir. Dosyanın incelenmesinde, Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/666 Esas sayılı dosyasında alınan 06.06.2014 tarihli bilirkişi heyet raporunda, davacı şirkete sigortalı bulunan iş yerine 08/03/2011 tarihinde pis suyun akması sonucunda meydana gelen zararın davacı şirkete ait sigorta poliçesi teminatında olduğu, davalıya sigortalı olan bu işyerinin depo olması nedeniyle sürekli kilitli bulunduğunun beyan edilmiş olduğu, açıkta duran pis su dirseğinin kırılmasından dolayı bina maliki davalıların bir kusuru veya sorumluluğunun tespit edilemediği, pis su dirseğinin kırılması harici bir etki veya darbe sonucunda hasarın meydana gelebileceği, bundan da bu iş yerinde kiracı olan davacı şirketin sigortalısının sorumlu bulunduğu sonucuna varıldığı anlaşılmaktadır. Yargıtay bozma ilamından sonra görevli ilk derece mahkemesince alınan 09.05.2019 tarihli heyet raporunda ise üst katlardan inen 100'lük P.V.C. su borusunun, dava konusu sigortalı deponun bodrum kat seviyesindeki dirseğin kırılan kısımda kirişin en az 40 cm'lik kısmının zamanında hiç yapılmadığı, kiriş açıklığı 3,75 m kadar olduğu, bu kirişin proje tasarımı sırasında kendisinden beklenen işlevi yapmasının mümkün olmadığı, üzerinde bulunan döşemeyi taşıması bir tarafa bu döşemeye asılı bir yük gibi davrandığı, sistemin statik davranışı etkilediği, mevcut tespitlere göre dava konusu zararın binanın tekniğine uygun olarak yapılmamasından kaynaklandığı ve hasarın ortak tesisattan kaynaklandığı, ortak bakım ve onarımın zamanında yapılmamasından maliklerin sorumlu olduğu yönünde tespitler içerdiği ve mahkemece bu rapor hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilmişse de, dosyadan bulunan bilirkişi raporlarının birbiri ile çelişkili olduğu, mahkemece çelişkileri gideren rapor alınmadan eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, konusunda uzman farklı bir bilirkişi heyetinden (iki inşaat, bir tekstil mühendisi) çelişkileri gideren bilirkişi raporu alındıktan sonra, raporlar irdelenerek karar yerinde tartışılması gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. KARAR 1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalılar ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vekillerinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalılar ..., ..., ... ... vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalılar ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'e iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 24.10.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.