Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/10099 E. 2023/3182 K. – Rücuen Tazminat
Konu: Rücuen Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/10099
- Karar No
- 2023/3182
- Karar Tarihi
- Konu
- Rücuen Tazminat
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1047 E., 2020/1592 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul/İstinaf Başvurusunun Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Sinop 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/102 E., 2020/45 K. Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalılardan ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; 10.05.2015 tarihinde davalılar ..., ... ve ...'in destekleri ...'in, sürücü belgesiz şekilde davalı sigortalı ...'e ait davacı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMMS) poliçesi ile sigortalanan traktörle seyir halinde iken gerçekleşen tek taraflı kazada vefat ettiğini, davacı ... tarafından ibraname karşılığında davalı ...'e 171.966,30 TL, ...'e 26.310,08 TL, ...'e 27.627,01 TL ödeme yapıldığını, desteğin sürücü belgesiz tam kusurlu şekilde kazaya sebep olduğunu, mirasçılara ödenen bu bedelden davalıların birlikte sorumlu olduklarını belirterek, davacı ... yönünden 171.966,30 TL, ... yönünden 26.310,08 TL, ... yönünden 27.627,01 TL ile sınırlı olmak üzere 225.903,28 TL'nin ödeme tarihi olan 05.10.2017 tarihinden itibaren faizi ile beraber tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili isteminde bulunmuştur. II. CEVAP 1. Davalılar ..., ... ve ... vekili; kaza tarihinde yürürlükte olan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'na göre desteğin kusurunun mirasçılara yansıtılamayacağını, sorumluluklarının olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu sigortalı traktörün muris ... tarafından gasp edildiğini, traktörün ... dışı kullanımı esnasında kazanın meydana geldiğini, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 107 inci maddesine göre sorumluluğu bulunmadığını belirterek, davanın reddedilmesi gerektiğini belirtmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ".... Kaza tarihinde yürürlükte olan "Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına" göre desteğin kusurunun mirasçılara yansıtılamayacağı bu nedenle, davalılar ..., ... ve ...'in sorumluluklarının bulunmadığı, dava konusu traktörün muris tarafından gasp edildiğinin veya çalındığının somut delillerle ispatlanamadığı; kazanın, sürücü belgesiz desteğin tam kusuru ile meydana geldiği, zarardan davalı ...'in sorumlu olduğu" gerekçesi ile davalı ... yönünden davanın kabulü ile 225.903.38 TL rücü tazminatının 05.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalılar ..., ... ve ... yönünden davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; muris ...'in sebep olduğu tek taraflı kaza nedeniyle davalılar ..., ... ve ...'e mirasçı sıfatı ile ödeme yapıldığını, murisin tam kusuru ile kazaya sebep olduğundan davalıların ödenen miktardan sorumlu olduklarını ayrıca mahkemece husumet nedeniyle dava reddedildiğine göre davalılar yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nisbi vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını belirtmiştir. 2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu sigortalı traktörün muris ... tarafından gasp edildiğini, traktörün ... dışı kullanımı esnasında kazanın meydana geldiğini, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 107 nci maddesine göre sorumluluğu bulunmadığını, murisin babası olan ...'in beyanını kabul etmediklerini, eksik inceleme ile karar verildiğini, davanın reddedilmesi gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "....Davalılar ..., ... ve ...'ın zarar gören üçüncü kişi konumunda oldukları, desteğin kusurunun olay tarihinde yürürlükte olan "Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına" göre mirasçılara yansıtılamayacağı; davalı sigortalı ... yönünden, kazanın sürücü belgesine sahip olmayan desteğin kusuru ile meydana geldiği, davacının davalı ...'e rücu hakkının olduğu" gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; muris ...'in sebep olduğu tek taraflı kaza nedeniyle davalılar ..., ... ve ...'e mirasçı sıfatı ile ödeme yapıldığını, murisin tam kusuru ile kazaya sebep olduğundan davalıların ödenen miktardan sorumlu olduklarını ayrıca mahkemece husumet nedeniyle dava reddedildiğine göre davalılar yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nisbi vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını belirtmiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu sigortalı traktörün muris ... tarafından gasp edildiğini, traktörün ... dışı kullanımı esnasında kazanın meydana geldiğini, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 107 inci maddesine göre sorumluluğu bulunmadığını, murisin babası olan ...'in beyanını kabul etmediklerini, eksik inceleme ile karar verildiğini davanın reddedilmesi gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; 10.05.2015 tarihinde gerçekleşen tek taraflı kazada vefat eden muris ...'e ödenen destekten yoksun kalma tazminatının, sigortalı ve mirasçı olan davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369, 370 ve 371 inci maddeleri, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (TKHK) 2 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. 28.11.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (TKHK) 2 nci maddesinde Kanun'un kapsamı “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde belirtilmiştir. Kanunun “tanımlar” başlıklı 3. maddesinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, ..., taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır. Somut olayda, 10.05.2015 tarihinde davalılar ..., ... ve ...'in destekleri ...'in, davalı sigortalı ...'e ait davacı tarafından zorunlu trafik sigortası ile sigortalanan traktörle seyir halinde iken gerçekleşen tek taraflı kazada vefat ettiği, davacı ... tarafından ibraname karşılığında davalılar ..., ..., ...'e ödenen destekten yoksun kalma tazminatının rücuen tahsili istemi ile eldeki davanın açıldığı; İlk Derece Mahkemesince, davanın "Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla" görüldüğü ancak davacı ... ile destekten yoksun kalan davalılar ..., ..., ... arasında akdi bir ilişki olmayıp, uyuşmazlığın tüketici işlemi niteliğinde görülemeyeceği anlaşılmakla davanın "Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla" görülmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulmasını gerektirmiştir. 2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 3. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma ilamının kapsam ve şekline göre davacı vekili ve davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacı ve davalı ...'e iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine 08.03.2023 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY 28.11.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2 nci maddesinde kanunun kapsamı “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, ..., taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır. 6502 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Dosya kapsamından, davacı tarafça destek tazminatı ödemesi yapıldığı, işbu davanın kazaya konu araç sürücüsünün ehliyetsiz olması nedeniyle yapılan ödemenin sürücü mirasçıları ve işletenden rücuen tahsili talebine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Davalı işleten ... ile davacı ... arasında akdi bir ilişki olup, davalı ...'in sorumluluğunun kaynağı davacıyla yaptığı sigorta sözleşmesine aykırılıktır. Davalı ... ile davacı arasındaki ilişki, 6502 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin 1 inci fıkrası kapsamında kalan tüketici işlemlerinden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle davacının açtığı tazminat davasında Tüketici Mahkemesinin görevli olması nedeniyle tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.