Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2012/9857 E. 2012/14160 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/9857
- Karar No
- 2012/14160
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar ... vd. vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... vd. aleyhine 21/09/2011 gününde verilen dilekçe ile trafik kazasından kaynaklanan manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 07/02/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, trafik kazası nedeniyle desteğin ölümünden dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece "6100 sayılı HMK 324.maddesi uyarınca belirlenen avansın kesin sürede yatırılmadığından, delil ikamesinden vazgeçilmiş sayılacağı belirtilerek ispat edilemeyen davanın reddine dair verilen karar, davacılar tarafından temyiz edilmiştir. Eldeki davanın, 6100 sayılı HMK 'nın yürürlüğü tarihinden önce 21/9/2011 tarihinde açıldığı, 6100 sayılı HMK'nın yürürlüğe girmesiyle birlikte 27/10/2011 tarihli celsede 6100 sayılı HMK 'nın 448 ve 120/2 maddesi uyarınca 648,00 TL eksik gider avansının 2 haftalık kesin sürede yatırılması yönünde karar alınarak taraflara tebliğ edildiği 7/2/2011 tarihli celsede "6100 sayılı HMK 324.maddesi uyarınca belirlenen avansın kesin sürede yatırılmadığından delil ikamesinden vazgeçilmiş sayılacağı belirtilerek ispat edilemeyen davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. 01/10/2011 günü yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK. nın 120. maddesi "Davacı, yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığınca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Avansın yeterli olmadığı dava sırasında anlaşılması halinde, mahkemece bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir" biçiminde düzenlenmiştir. Aynı yasanm 448. maddesi " Bu kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanır" biçimindedir. Yine aynı yasanın 324. maddesinde; "Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler.Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi halde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işler hakkındaki hükümler saklıdır." denilmektedir. Yukarıda açıklanan 6100 sayılı HMK'nın "harç ve avans ödemesi" başlıklı 120. maddesinde davacı tarafın dava açılırken yatırması gerekli giderler ile dava açıldıktan sonra yeterli olmadığı anlaşılan eksik gider avansına ilişkin düzenleme getirilmiş ve bu hususun dava şartı olduğu belirlenmiştir. Diğer yandan aynı yasanın "delil ikamesi için avans" başlıklı 324. maddesinde ise davalının delillerinin toplanması için yapılması gereken harcamaları kapsayan delil ikamesi ilkesi getirilmiştir. Yerel Mahkemece; 27/10/2011 tarihli celsede HMK 120. maddesi gözetilerek belirlenen 648,00 TL gider avans tutarının hangi eksik giderlere yönelik olduğu açıkça belirlenmediği gibi, 7/2/2011 tarihli celsede de HMK 324. maddesi ilgi tutularak sanki önceki celsede delil ikamesine yönelik ara karar alınmış ve bunun gereği yerine getirilmediğinden delil ikamesinden vazgeçilmiş olduğu tespit edilerek ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir. Davacı, dava dilekçesine ekli olarak ceza kararını, kaza tespit tutanağını, Adli Tıp Kurumundan alınan raporu eklediğine göre, yerel mahkemece hangi giderlerin ve hangi delillerin eksik olduğu ve bunlara yönelik gider tutarlarının hangi miktar olduğu açıkça belirlenmeden avans ödemesine yönelik ara karar alınarak sonucuna göre karar verilmiş olması doğru değildir. Şu halde mahkemece, eksik gider kalemleri tek tek ayrıntılı olarak belirlenip tereddüde mahal vermeyecek biçimde ara karar oluşturularak davacı tarafa yeniden süre verilerek sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde karar verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 09/10/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.