Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2012/6902 E. 2013/11991 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/6902
Karar No
2013/11991
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı PTT Genel Müdürlüğü vekili Avukat Mehmet Yıldız tarafından, davalı SGK Başkanlığı aleyhine 02/02/2011 gününde verilen dilekçe ile alacak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 17/01/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, alacak davasıdır. Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, mütevaffa...'ın Balçova PTT Merkez Müdürlüğünde görev yapmakta iken 17.266,35 TL zimmet gerçekleştirerek 06/11/2007 tarihinde intihar ettiğini, mirasçılarının Diyadin Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2007/241-271 E.K sayılı ilam ile mirası reddettiklerini, İzmir 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2009/7 E, 2010/28 K sayılı tereke dosyası üzerinden müteveffa...'ın terekesinin resmi tasfiyesine karar verildiğini, alacaklılar toplantısının yapıldığını, bu davanın açılması için yetki verildiğini, davalı kuruma başvurulmasına rağmen ödeme yapılmadığını, mütevaffa...'ın görevi başladığı 23/02/2001 tarihinden vefat ettiği 06/11/2007 tarihine kadar davalı kuruma 16.362,53 TL emekli keseneği ödendiğini, müteveffanın zimmeti nedeniyle oluşan zararın giderilmesi için davalı kurumda biriken emekli keseneğinin kendilerine ödenmesini istemiştir. Davalı kurum ise cevabında özetle, ilgilinin ölümü üzerine annesinin dul olarak kaldığı, bugüne kadar bir müracaatının bulunmadığı, ancak talebi bulunması halinde kendisine maaş bağlanabileceği, ayrıca 5434 sayılı Kanunun 86. maddesi gereğince, "Ölümlerinde aylığa veya toptan ödemeye müstehak dul ve yetim bırakmayanların kesenekleri sandığa kalır." seklinde düzenleme bulunduğunu, davacının talebinin yasal dayanağı bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece; ölen...'ın hizmetinin beş yıldan fazla olduğu, emekli keseneklerinin iadesine hak kazandığı, ölenin mirasçıları mirası reddetmeseydi ölenin zimmetine geçirdiği paranın mirasçılarından istenebileceği gerekçesiyle istemin kabulüne karar verilmiştir. Somut olayda uyuşmazlık davalı kuruma ödenen keseneklerin ölenin terekesine dahil olup olmadığı hususunda toplanmaktadır. Dosya arasında bulunan belgelerden ölenin davacı kurumda 6 yıl 8 ay 13 gün hizmetinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Emekli Sandığı iştirakçisinin (sigortalının) ölümü halinde hak sahipleri için uzun vadeli sigorta kollarından aylık bağlanmasına yeterli olmayacak ise; keseneklerin toptan ödenmesi gündeme gelir. Bu durumda yaşaması halinde sigortalıya, ölümü halinde miras payları oranında mirasçılara ödenmesi gerekir. Her ne kadar ölen...'ın ölümü tarihinde yürürlükte bulunan 5434 sayıl Emekli Sandığı yasasına göre 10 yıl hizmeti bulunmadığından hak sahiplerine aylık bağlanmayacak ise de, 2008 yılı Ekim ayı başında yürürlüğe giren 5510 sayılı yasanın 32. maddesine göre en az 1800 gün (5 tam yıl) malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri bildirilmiş olanların ölümü halinde hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanabilecektir. Buna göre ölen...'ın hak sahibine aylık bağlanabilecektir. Bu durumda artık ölenin terekesinden değil Sosyal Güvenlik Hukuku anlamında hak sahipliğinden bahsedilir. Sosyal Güvenlik Hukukunun kendine özgü kuralları ve hak sahiplerinin sonradan yürürlüğe giren yasa kapsamında aylık bağlanma hakkı kazandıkları birlikte gözetildiğinde, ölen adına yapılan emekli keseneği ödemelerinin terekeye dahil olduğunun kabul edilmesi ve davacının istemi doğrultusunda davalı kurumda biriken keseneğin davacı kuruma ödenmesinin hukuki imkanı yoktur. Bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile kabulü doğru bulunmamış kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA 20/06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2012/6902, K. 2013/11991, T. 20.06.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2012-6902-e-2013-11991-k-66eab6d4d0b4