Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2011/8140 E. 2012/10776 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/8140
- Karar No
- 2012/10776
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat.....tarafından, davalı..... ve diğerleri aleyhine 30/06/2006 gününde verilen dilekçe ile tapu sicilinin tutulması ve noterin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın reddine dair verilen 24/03/2011 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili, duruşmasız olarak incelenmesi de davalı M.... vekili ve ... vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 19/06/2012 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Avukat.... ile karşı taraf davalılardan ... ve ... vekilleri Avukat ..... ve davalı hazine vekili Avukat ..... geldiler, diğer davalılar adlarına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince; Dava, tapu sicilinin tutulması ve noter işlemi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece dava reddedilmiş, kararı davacı ile davalılardan M.... ile ... temyiz etmişlerdir. Davacı, uğradığı zararı dava ve ıslah dilekçesi ile istemiş, gerek dava gerek ıslah talebiyle birlikte harç yatırmıştır. Yargılama giderlerine hükmolunurken ıslah sırasında yatırılan harcın iadesine hükmolunmaması doğru değilse de, anılan yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK'nun 438. maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir. 3-Davalıların diğer temyiz itirazlarına gelince; Davanın tümden reddi gözetilerek davalılar yararına vekalet ücreti takdirinde ıslah olunan miktarın da gözetilmesi gerekirken bunun gözardı edilmesi doğru değilse de bu yanılgının giderilmesi de yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK'nun 438. maddesi gereğince kararın vekalet ücreti bakımından düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda 2 ve 3 nolu bentlerde gösterilen nedenlerle hüküm fıkrasının 3.bendinde yer alan "270,00" ve "251,60" sözcüklerinin çıkartılarak yerlerine sırası ile "4.590,00" ve "4.571,60" sözcüklerinin eklenmesine, hüküm fıkrasının 4.bendinin hükümden tamamen çıkartılarak yerine "4-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden reddedilen manevi tazminata göre 1.100 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak müştereken ve müteselsilen davalılara verilmesine, dava ile ıslah olunan miktara göre maddi tazmiata göre belirlenen 22.770,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile 1.200,00 TL'sinin müştereken ve müteselsilen tüm davalılara, geri kalanın müştereken ve müteselsilen davalılar M.... ve Sait Ağaoğlu'na verilmesine" sözcüklerinin eklenmesine, tarafların diğer temyiz itirazlarının yukarıda 1 nolu bentte gösterilen nedenlerle reddi ile kararın davacı ve temyiz eden davalılar M.... ve ... yararına düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve temyiz eden davacı yararına takdir olunan 900,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davalılara yükletilmesine, temyiz eden taraflardan peşin alınan harçların istekleri halinde geri verilmesine 19/06/2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY YAZISI Davacı, sahte vekaletname ile tapuda taşınmaz satışı sonucu uğradığı zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemiştir. Anayasa'nın 129/5. Maddesi ve Devlet Memurları Kanunu'nun 13. maddesi gereği memurların ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları kişilere karşı değil idare aleyhine açılabilir. Davalı ... devlet memuru olup, Bakırköy 5. Tapu müdür yardımcısıdır ve tapuda yaptığı satış işlemi nedeniyle sorumlu olduğu iddia edilmektedir. Şu durumda anılan davalı yönünden davanın husumetten reddi gerektiği düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun bu davalı yönünden de kararın düzeltilerek onanması görüşüne katılmıyorum.