Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2009/5959 E. 2010/2332 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2009/5959
- Karar No
- 2010/2332
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Av. ... tarafından, davalı ...ve diğeri aleyhine 11/11/2005 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 10/02/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Davalılardan ... Belediye Başkanlığı’nın temyiz itirazı yönünden; dava, trafik kazası nedeniyle yaralanma ve aracın hasar görmesinden dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalılar tarafından temyiz olunmuştur. Bir kamu kurumu tarafından kamu yasaları uyarınca yapılmış olan tesislere bakma ve o tesisleri kullanma yükümlülüğü yine kamu yasalarından doğan bir yükümlülüktür. O halde anılan nitelikteki bir kamu tesisinin gerek yapılmasındaki, gerekse kullanılması veya muhafazasındaki kusurdan doğan zararlar, idari karar ve eylemlerden doğan zararlar niteliğinde bulunduğundan onların ödetilmesi istekleri 11.2.1959 günlü ve 17/15 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının II. bendi uyarınca tam yargı davasının konusunu oluştururlar. Bu davaların ise 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasası'nın 2. maddesi gereğince idari yargı yerinde açılması gerekir. Temyize konu edilen davada davacı; davalılardan ... Belediye Başkanlığı'na da husumet yönelterek, yol yapım çalışmaları sırasında yol üzerinde gerekli işaretleme yapılmadığını ileri sürerek sorumlu tutulmasını istemiştir. Adı geçen davalı bir kamu kurumu olup belediye sınırları içindeki yol yapımı, bakımı ve yol işaretleme görevi kamusal görevleri arasındadır. Bu görevlerin yapılmamış olması hizmet kusurunu oluşturur. Davacı, adı geçen davalının hizmet kusuruna dayanarak istekte bulunduğuna göre tazminat istemine konu olayın kamu hizmetinin görüldüğü bir sırada ve hizmet ile ilgili bulunduğu sonucuna varılarak, davalı ... yönünden yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddedilmesi gerekirken, işin esası incelenerek yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. 2-Diğer davalı ...’nın temyiz itirazına gelince; davacı, sürücüsü olduğu aracı ile davalı ... tarafından dava dışı şirkete yaptırılan yaya kaldırımı yapım nedeniyle yolun sağ tarafının bir bölümünü kaplayacak biçimde yığılmış bulunan ve hiçbir önlem alınmayan inşaat malzemelerine çarparak yaralandığını belirterek tazminat isteminde bulunmuştur. Davalılardan ... ise, kendisinin yol veya kaldırım yapım işini üstlenmediğinin belediyeden sorulması durumunda anlaşılacağını, davanın kaldırım yapım işini üstlenen şirkete karşı açılması gerektiğini belirterek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Yerel mahkemece, davalılardan belediye ile diğer davalı ...’nın temsilcisi olduğu şirket arasında kaldırım yapımı işi konusunda sözleşme yapıldığı, belediyenin de üst işveren olarak işin yapımı sırasında gerekli güvenlik önlemlerinin alınmamasından dolayı meydana gelecek zararlardan sorumluluğunun bulunduğu, şirket temsilcisi olan davalı ...’nın da gerekli önlemlerin alınmasını sağlamayarak kusurlu olduğu gerekçesiyle, iki davalı yönünden de istemin bir bölümü kabul edilmiştir. Dosyadaki kaldırım yapımı işine ilişkin sözleşme örneğinden; davalı ... tarafından kaldırım yapım işinin dava dışı ... İnşaat Ltd Ş'ne verildiği anlaşılmaktadır. Davalı ..., dava konusu olayla bir ilgisinin bulunmadığını belirterek husumet itirazında bulunmuştur. Dosya içindeki bilgi ve belgelerden, dava dışı ... İnşaat Ltd Ş'nin zarara neden olan kaldırım yapım işini üstlendiği anlaşılmaktadır. Ancak dosya içeriğinden, bu şirketin ortağı ve temsilcisi olduğu ileri sürülen davalı ...’nın kaldırım yapım işi ile nasıl bir ilişkisinin bulunduğu, zarara hangi eylemi ile katıldığı anlaşılamamaktadır. Yerel mahkemece, husumet itirazında bulunan davalının zarardan sorumlu tutulma nedeni üzerinde durulmadan yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru olmadığından karar bu nedenle de bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (1) sayılı bentte gösterilen nedenlerle davalılardan ...yönünden; (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle diğer davalı ... yönünden BOZULMASINA ve temyiz eden davalılardan alınan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 04/03/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.