Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2025/12555 E. 2026/11125 K. – Hakaret

Konu: Hakaret

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2025/12555
Karar No
2026/11125
Karar Tarihi
Konu
Hakaret

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/1056 E., 2025/730 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olup, reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, katılan vekilinin temyizinin vekâlet ücretine hasren yapıldığı ve sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 1412 sayılı Kanun'un 318. maddesi gereğince reddine karar verilerek, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın suç işlemediğine, zincirleme suç şartlarının oluşmadığına, haksız tahrik ile sanık lehine olan kanun hükümleri uygulanmaksızın verilen mahkumiyet kararının hatalı olup, bozulması gerektiğine ilişkindir. Katılan vekilinin temyiz istemi özetle; katılan lehine vekalet ücreti tayin edilmesi gerektiğine yöneliktir.

III. GEREKÇE Bölge Adliye Mahkemesince kesin olarak karar verildiği tarih ile 7188 sayılı Kanun'un 29. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 286/3. maddesi gereğince temyiz yasa yolunun kullanılması tarihleri arasındaki durma süresi de dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesince zamanaşımı süresi içinde karar verildiği anlaşıldığından, tebliğname'deki düşünceye iştirak edilmemiştir. Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı, Kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, "sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi karşısında, kendisini vekil ile temsil eden katılan lehine vekalet ücreti tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi" dışında hukuka aykırılık görülmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ilişkin paragrafa; " Katılan kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/4. maddesi uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle, tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2025/12555, K. 2026/11125, T. 10.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2025-12555-e-2026-11125-k-7bf3c62d1e22