Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2024/6798 E. 2025/11412 K. – Göçmen Kaçakçılı
Konu: Göçmen Kaçakçılığı
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/6798
- Karar No
- 2025/11412
- Karar Tarihi
- Konu
- Göçmen Kaçakçılığı
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/162 E., 2024/199 K. SUÇ : Göçmen kaçakçılığı HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; 5235 sayılı Kanun'un 25. ve geçici 2. maddeleri uyarınca kurulan bölge adliye mahkemelerinin, 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan karar uyarınca 20/07/2016 tarihinde göreve başlaması, dosyanın önceden sanık ... yönünden Yargıtay incelemesinden geçmemesi karşısında, 5271 sayılı Kanun'un 272. maddesi gereğince bu sanık hakkında kurulan hükmün istinaf kanun yoluna tabi olduğu belirlenmiştir. Sanık ... hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla sanık ...'in göçmen kaçakçılığı suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... müdafiinin temyiz istemi, sanığın demans hastalığı ve psikolojik rahatsızlıkları nedeniyle cezai ehliyetinin bulunmadığına, eşinin, kendisine vasi tayin edildiğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, suçta kullanılan aracın sanığa ait olmadığına, şüpheden sanığın yararlandırılarak hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine yöneliktir.
III. GEREKÇE Sanık ... Hakkındaki Hükme İlişkin Temyiz İsteminin İncelenmesinde
Temyiz kanun yoluna tabi olup kesinleşmesi halinde infaza verilecek olan ilamın, açıklanacak yeni hüküm olduğu, bu nedenle yargılama sonucunda ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması, suç olan söz veya davranışın nelerden ibaret olduğu kararda gösterilip cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan gerekçeden yoksun bir şekilde karar vermek suretiyle Anayasa'nın 141, 5271 sayılı Kanun'un 34, 223 ve 230. maddelerine aykırı davranılmasında hukuka aykırılık görülmüştür. IV. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden 5235 sayılı Kanun'un 25. ve geçici 2. maddeleri uyarınca kurulan bölge adliye mahkemelerinin, 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan karar uyarınca 20/07/2016 tarihinde göreve başlaması, sanık ... hakkında 20/12/2019 tarihinde ilk kez hüküm kurulması ve dosyanın daha önceden adı geçen sanık yönünden Yargıtay incelemesinden geçmemesi karşısında, karar tarihi itibariyle hükmün 5271 sayılı Kanun'un 272. maddesi gereğince istinaf kanun yoluna tabi olduğu anlaşılmakla dava dosyasının Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.06.2025 tarihinde karar verildi.