Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2024/6594 E. 2024/10058 K. – Görevi Yaptırmam
Konu: Görevi Yaptırmamak İçin Direnme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/6594
- Karar No
- 2024/10058
- Karar Tarihi
- Konu
- Görevi Yaptırmamak İçin Direnme
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/2782 E., 2019/974 K. SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk derece Mahkemesince sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ve sonrasında hüküm aynen açıklanmış, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince sanığın beraatine ve istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin özetle; sanığın eyleminin görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturması nedeniyle kararın bozulmasına ilişkindir. III. GEREKÇE Sanık hakkında Şanlıurfa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.07.2013 tarih, 2012/500 Esas, 2013/1683 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararının sanığın yokluğunda verildiği, sanığın bildirdiği adresine Tebligat Kanunu'nun 21 inci maddesinin birinci fıkrası yerine doğrudan aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca yapılan gerekçeli karara ilişkin tebligat işleminin usulsüz olduğu, bu nedenle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmediği ve denetim süresinin de işlemeye başlamayacağının anlaşılması karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04/10/2018 tarihli ve 2017/8-952 Esas, 2018/403 sayılı kararında da açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmemesi nedeniyle zamanaşımının durmayacağı, denetim süresi başlamadığı için de, bu süre içerisinde kasıtlı suç işlendiğinden bahsedilemeyeceği ve açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması koşullarının bulunmadığı cihetle, Yerel Mahkemece verilen hükmün açıklanmasına ilişkin kararın hukuki değerden yoksun olduğu, hukuki değerden yoksun olan mahkumiyet kararının da dava zamanaşımını kesmeyeceği ve bu nedenle dava zamanaşımını kesen son işlemin, sanığın sorgusunun olduğu anlaşıldığından, sanığın 16.05.2013 tarihli sorgusuna göre, 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımının gerçekleştiği anlaşılmıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesinin kararının 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Şanlıurfa 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.09.2024 tarihinde karar verildi.