Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2024/3699 E. 2024/10793 K. – Hakaret

Konu: Hakaret

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2024/3699
Karar No
2024/10793
Karar Tarihi
Konu
Hakaret

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/31031 E., ŞÜPHELİ : ... SUÇ : Hakaret İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Hakaret suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 08.11.2023 tarihli ve 2023/23306 soruşturma, 2023/10718 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Elazığ 1. Sulh Ceza Hâkimliği'nin 14.11.2023 tarihli ve 2023/5283 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.04.2024 gün ve 2024/31825 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer

olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar nazara alındığında; Dosya kapsamına göre, şüphelinin, Elazığ Tarım İl Müdürlüğünde görevli memur olan ... ...'e, whatsapp üzerinden, "O at hırsızı müdürüne söyle bundan sonra benim programıma habersiz VTR göndermesin. Orası kendi kurumu değil. Ona öyle bir VTR hazırlarım Elazığ'a şor ederim." şeklinde mesaj attığından bahisle, Elazığ İl Tarım Müdürü olan müştekinin şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, suça konu sözlerin kaba söz olduğundan ve suçun yasal unsurlarının oluşmadığından bahisle hakaret suçundan Elazığ Başsavcılığının 08/11/2023 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı verilmiş ise de, Kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararda, sadece "Şor ederim" kelimesi değerlendirilerek, bu kelimenin hakaret niteliğinde olmadığından bahisle karar verildiği, mesaj yolu ile iletilen "At hırsızı" şeklindeki söylemin hakaret niteliğinde olduğu ve bu sözün kararda değerlendirilmediği anlaşılmakla, Hakaret mesajının çekildiği iddia edilen ... ... isimli şahsın tanık olarak beyanının alınması, konuya ilişkin olarak şüphelinin savunmasının alınması sonrasında, sonucuna göre hukuki durumun takdir ve tayini gerekirken, herhangi bir soruşturma işlemi yapılmaksızın, eksik soruşturma ile verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. Yargılamaya konu somut olayda; suça konu mesajların, şikâyetçinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, nezaket dışı, kaba söz niteliği taşıdığı ve bu nedenle suçun unsurlarının oluşmadığı anlaşıldığından, kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmiştir. III. KARAR Yukarıda açıklanan nedenlerle; Kanun yararına bozma istemine ilişkin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğnamede yer alan düşünceler yerinde görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE,

Dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2024/3699, K. 2024/10793, T. 23.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2024-3699-e-2024-10793-k-df4d083bed3d