Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2023/9109 E. 2025/13982 K. – Hakaret
Konu: Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/9109
- Karar No
- 2025/13982
- Karar Tarihi
- Konu
- Hakaret
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2022/1333 E., 2022/1975 K. SUÇ: Hakaret HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği ve temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında hakaret suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri özetle; üzerine atılı suçu işlemediğine ve hakaret etme kastı bulunmadığına ilişkindir.
III. GEREKÇE Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu ögelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu, Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı, Anlaşıldığından, yapılan incelemede isabetsizlik görülmemiştir.
IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında, sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda isabetsizlik bulunmadığından, aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca İskenderun 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.09.2025 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY Sanık hakkında İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığınca hakaret suçundan kamu davası açılmış olup, İskenderun 2. Asliye Ceza Mahkemesince mahkumiyetine karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesince istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Dairemiz sayın çoğunluk görüşüyle karar onanmıştır.
Sanığın ... F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olan kardeşi ... ile 14.02.2019 tarihinde yapmış olduğu telefon konuşmasında Eski Adalet Bakanı ...'ü kastederek '' Onun a..k..'' şeklinde sinkaflı hakaret içerikli söylemde bulunduğu iddia edilmiş, bu iddialar tutanak ve tanık beyanları ile ispat edilmiştir. Ancak sanığın cezaevinde hükümlü olması sebebiyle yapmış olduğu konuşmaların idari ve önleme maksatlı olarak dinlendiği, bu dinlemelerin daha sonra tutanak altına alındığı ve bu dinlemelerin de yasal olduğu hususunda herhangi bir şüphe yoktur. Ceza İnfaz Kurumları Yönetmeliği ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkında tüzüğün 88. maddesinde telefonla konuşma hakkı düzenlenmiştir. Ancak bu bir idari düzenlemedir.
CMK'nın 135. maddesinde ... yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi tespiti ve kaydı alınması düzenlenmiş olup ikinci maddesinde "şüpheli veya sanığın tanıklıktan çekinebileceği kişilerle iletişimi kayda alınamaz. Kayda alma gerçekleştikten sonra bu durumun anlaşılması halinde alınan kayıtlar derhal yok edilir." şeklinde düzenleme yapılmış ve bu konuşmaların yapılan yargılamalarda delil olarak kullanılamayacağı Yargıtayın yerleşik içtihatlarıyla da kabul edilmiştir. Bu durum karşısında sanığın kardeşi ile yapmış olduğu telefon görüşmesinin yapılan ceza yargılamasında delil olarak kabul edilemeyeceği ancak önleme tedbirlerinin alınması için kullanılabileceği açıktır. Bu sebeplerle sanık hakkında hakaret suçundan dolayı yapılan yargılamada bu delilden yola çıkılarak mahkumiyet kararı verilemeyeceği kanaatindeyim. Yukarıda açıklanan nedenlerle sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmü yerine beraat kararı verilmesi gerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyorum.