Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2023/8179 E. 2025/7841 K. – Görevi Yaptırmama
Konu: Görevi Yaptırmamak İçin Direnme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/8179
- Karar No
- 2025/7841
- Karar Tarihi
- Konu
- Görevi Yaptırmamak İçin Direnme
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/365 E., 2022/2541 K.
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararı Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılıp yapılan duruşmalı incelemeyle, sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi özetle; tarafsız tanıkların beyanlarının savunmalarını desteklediğine, kendisinin mağdur olduğuna, darp edildiğine, hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna ve bozulmasına ilişkindir.
III. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 5237 sayılı Kanun'un 265/1. maddesinde düzenlenen görevi yaptırmamak için direnme suçunda mağdur kamu görevlisi olup kamu görevlisinin, anılan Kanun'un 6/1-c maddesinde “kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişi” olarak tanımlanması, dolayısıyla her olayda, mağdurun kamu görevlisi olup olmadığının anılan maddedeki tanım çerçevesinde belirlenmesi, ayrıca direnme eyleminin yerine getirilen kamu görevi nedeniyle yapılması, kamu görevi ile eylem arasında nedensellik bağının bulunması gerekir.
Bu kapsamda, çarşı ve mahalle bekçisi olan şikayetçilerin kimlik sorması üzerine çıkan tartışmada sanığın şikayetçilere direnmesi, 11.06.2020 tarihinde kabul edilen, 18.06.2020 tarihli ve 31159 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğü giren 7245 sayılı Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanun'u uyarınca çarşı ve mahalle bekçilerine durdurma, kimlik sorma ve benzer yetkilerin tanınması karşısında; 04.01.2020 tarihinde çarşı ve mahalle bekçilerinin kimlik sorma yetkilerinin bulunmadığı, bu haliyle sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 86/2. maddesinde düzenlenen suçu oluşturacağı gözetilmeden, sanık hakkında aynı Kanun'un 265/1-3 maddesi uyarınca hüküm kurulması,
2- Kabule göre; sanığın aşamalarda katılanların görev sınırlarını aşarak kendisini darp ettiklerine dair savunmada bulunması ve sanığa ait adli muayene raporunda omuz çıkığı olduğu, yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilemeyeceğinin, çıkığın hayat fonksiyonlarına etkisinin 2 (iki) derece olduğunun belirtilmesi karşısında; olayın çıkış nedeni ve gelişimi üzerinde durularak, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,29.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.