Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2023/6213 E. 2025/19596 K. – Cumhurbaşkanına
Konu: Cumhurbaşkanına Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/6213
- Karar No
- 2025/19596
- Karar Tarihi
- Konu
- Cumhurbaşkanına Hakaret
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/797 E., 2022/1290 K. SUÇ : Cumhurbaşkanına hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçelerinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında Cumhurbaşkanına hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükmüne yönelik Bölge adliye mahkemesi ceza dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz istemi; tanığın kendisine karşı işleneceğini düşündüğü hakaret suçuna ilişkin kanıtların kaybolmasını önlemek amacıyla, tesadüfi ve ani gelişen bir olay nedeniyle sanıkla arasındaki konuşmayı kayda aldığına, bu delilin hukuka uygun delil olarak nitelendirilmesi ve sanığın mahkumiyetine hükmedilmesi gerektiğine yöneliktir. Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, bilirkişi raporu doğrultusunda sanığın üzerine atılı suçu işlediği hususunun sabit olduğuna yöneliktir.
III. GEREKÇE Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 21.05.2013 tarihli ve 2012/1270 Esas, 2013/248 Karar sayılı kararı ve Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre kişinin kendisine karşı işlenmekte olan bir suçla ilgili olarak, bir daha kanıt elde etme ve yetkili makamlara başvurma imkanının olmadığı, ani gelişen durumlarda karşı tarafla yaptığı konuşmaları kayda alması halinin hukuka uygun olduğunun kabulü zorunludur. Somut olayda; 23.07.2018 tarihli bilirkişi raporuna göre aralarında husumet bulunan sanık ve tanık arasında gerçekleştiği iddia edilen telefon görüşmelerinde tanığın, kendisine karşı işlenmekte olan bir suça ilişkin kayıt aldığı ve sanığa görüşme içeriklerinin kaydedildiğini bildirdiğinin anlaşılması karşısında; elde edilen delilin hukuka uygun olduğu ve sanığın görüşme içeriklerini kabul etmemesi sebebiyle kayda alınan sesin sanığa ait olup olmadığı hususunda ses analizi yaptırılmak suretiyle tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekili ve Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Ankara 40. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.12.2025 tarihinde karar verildi.