Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2023/5093 E. 2025/12400 K. – Hakaret
Konu: Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/5093
- Karar No
- 2025/12400
- Karar Tarihi
- Konu
- Hakaret
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2306 E. 2022/272 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Kanun'un 299. maddesi uyarınca reddine karar verilerek gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın atılı suçu işlediğine yönelik somut bir delil bulunmaması, sadece facebook ekran görüntüsüne dayanılarak mahkumiyet hükmü verilmesinin hatalı olması, kolluk ifadesini müdafii huzurunda vermemesi nedeniyle hükme esas alınamayacağı, kabul anlamına gelmemekle birlikte sanığın yazdığı kabul edilse dahi sözlerin kime yazıldığının net olmaması ve matufiyet şartının oluşmaması nedenleriyle kararın bozulması talebine ilişkindir. III. GEREKÇE Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 5271 sayılı Kanun'un 148/4. maddesinde yer alan "Müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz" ve aynı Kanun'un 213. maddesinde yer alan "Aralarında çelişki bulunması halinde; sanığın, hâkim veya mahkeme huzurunda yaptığı açıklamalar ile Cumhuriyet savcısı tarafından alınan veya müdafiinin hazır bulunduğu kolluk ifadesine ilişkin tutanaklar duruşmada okunabilir." şeklindeki yasal düzenlemelere göre; sanığın önceki ifadesinin duruşmada okunmasının ilk koşulunun iki ifade arasında çelişki bulunması, ikinci koşulun ise sanığın önceki ifadesinin; hakim, mahkeme ya da Cumhuriyet savcısı tarafından alınması veya kollukta alındığı taktirde ise ifadeye müdafiinin katılması olduğu, somut olayda her ne kadar sanık kolluk beyanında davaya konu hesabın kendisine ait olduğunu ikrar etmiş ise de bu ifadenin müdafi huzurunda alınmadığı, duruşmada da bu ifadenin doğrulanmadığı, bu nedenle sanığın kolluk ifadesinin duruşmada okunamayacağı ve hükme esas alınamayacağının anlaşılması karşısında, sanığın kolluk ifadesi dışlandıktan sonra atılı suçu işlediğini gösterir delillerin nelerden ibaret olduğu açıklanmadan ve suça konu paylaşım hakkında açık kaynak araştırması yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması, Hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Ankara 12. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.07.2025 tarihinde karar verildi.