Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2023/13158 E. 2023/24319 K. – Görevi Yaptırma
Konu: Görevi Yaptırmamak İçin Direnme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/13158
- Karar No
- 2023/24319
- Karar Tarihi
- Konu
- Görevi Yaptırmamak İçin Direnme
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/49 E., 2020/94 K. SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Sanığın görevi yaptırmamak için direnme suçundan mahkûmiyetine dair yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.07.2023 tarih ve KYB-2023/60951 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma isteminin; Dosya kapsamına göre, suç tarihinin 12.01.2004 olduğu ve sanık hakkında verilen 22/06/2009 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 30/06/2009 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde 24/02/2010 tarihinde yeniden suç işlediği, 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince 30/06/2009 ile 24/02/2020 tarihleri arasında dava zamanaşımı süresinin duracağı, yargılama konusu suç tarihi itibariyle sanık lehine olan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102/4 ve 104/2. maddelerine göre 7 yıl 6 aylık olağanüstü dava zamanaşımı süresine tâbi olduğu dikkate alındığında, suç tarihi olan 12.01.2004 gününden hükmün açıklanmasına ilişkin kararın verildiği 17/09/2020 tarihine kadar geçen 16 yıl 8 ay 5 günden, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 30/06/2009 tarihi ile denetim süresi içerisinde işlenen suçun suç tarihi olan 24/02/2010 tarihleri arasında geçen 7 ay 24 günlük durma süresi çıkarıldığında 16 yıl 11 gün geçmiş olduğu cihetle, dava zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, davanın düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir. Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Sanık hakkında Ahlat Asliye Ceza Mahkemesinin 17.03.2005 tarihli ve 2004/4 Esas, 2005/72 Karar sayılı kararı ile görevli memura mukavemet suçundan 765 sayılı Kanun'un 258 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 10.05.2005 tarihinde kesinleştiği, Cumhuriyet Başsavcılığının 5271 sayılı Kanun'un 5728 sayılı Kanun'un 562 inci maddesi ile değişik 231 inci maddesi gereğince yeniden değerlendirilmesi gerektiği talebi üzerine mahkemesince duruşma açılarak 765 sayılı Kanun'un 258 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, denetim süresi içinde suç işlediğinden bahisle hükmün açıklandığı, 5252 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan; kesin hükümle sonuçlanmış olan davalarda, sonradan yürürlüğe giren bir Kanunla ilgili olarak lehe hükmün belirlenmesi ve uygulanması amacıyla yapılan yargılama bakımından zamanaşımına ilişkin hükümler uygulanmaz biçimindeki kural nedeniyle zamanaşımı hükümleri uygulanamayacağından kanun yararına bozma istemi yerinde görülmemiştir III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.11.2023 tarihinde karar verildi.