Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2023/10946 E. 2023/21153 K. – Hakaret
Konu: Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/10946
- Karar No
- 2023/21153
- Karar Tarihi
- Konu
- Hakaret
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/46 Değişik İş SUÇ : Hakaret KARAR : İtirazın kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Sanık hakkında hakaret suçundan Ankara 28. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 12.01.2021 tarihli ve 2020/309 esas, 2021/42 sayılı kararına karşı katılanlar vekili tarafından vekalet ücretine yönelik katılanlar vekilinin itirazı üzerine Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 19.02.2021 tarihli ve 2021/46 değişik iş sayılı kararı ile itirazın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 03/04/2023 tarih ve 94660652-105-06-5993-2021 Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.05.2023 tarihli ve KYB-2023/41375 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.05.2023 tarihli ve KYB-2023/41375 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "1136 Avukatlık Kanunu’nun 168 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1 inci maddesindeki, “Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısmın ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir.” şeklindeki düzenleme ve benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 25.12.2014 tarihli ve 2014/3617 esas, 2014/26669 sayılı ilamında yer alan, “...Katılanlar kendilerini aynı vekil ile temsil ettirmelerine rağmen katılanlar yararına tek vekalet ücreti yerine ayrı ayrı üç kez vekalet ücretine hükmedilmesi, Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden..” Şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, somut olayda yargılama aşamasında iki katılanın aynı vekille temsil edildiğinin anlaşılması karşısında, sanık aleyhine katılanlar lehine tek bir avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Olağanüstü kanun yolu olan ve öğretide “Olağanüstü temyiz” olarak adlandırılan kanun yararına bozmanın amacı hakim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen kararların Yargıtay tarafından incelenmesini sağlamak suretiyle ülke sathında birliğe ulaşmak, hakim veya mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıkları toplum ve birey açısından hukuk yararına gidermektir. Olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma müessesesinin konusunu oluşturabilecek kanuna aykırılık halleri, olağan kanun yolu olan temyiz nedenlerine göre dar ve kısıtlı tutulduğunda kesin hükmün otoritesi korunmuş olur. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 07.06.1971 gün ve 497-209, 07/02/1972 gün ve 447-72, 24.02.1975 gün ve 37-32, 14.06.2005 gün ve 66-65, 07.02.2006 gün ve 172-10, 22.10.2013 tarih ve 2012/11-1322-2013/421 sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere, vekâlet ücretinin yargılama giderlerinden olması şahsi hak olma niteliğini değiştirmeyeceğinden ve kişisel hakka ilişkin olarak yapılan aykırılıklar nedeniyle kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından talebin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2023 tarihinde karar verildi.