Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2023/10852 E. 2025/5161 K. – İmar Kirliliğine

Konu: İmar Kirliliğine Neden Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2023/10852
Karar No
2025/5161
Karar Tarihi
Konu
İmar Kirliliğine Neden Olma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2442E. 2023/1001K. SUÇ : İmar kirliliğine neden olma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan Yerel Mahkemece verilen beraat hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesince mahkumiyet kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, davaya konu sundurmanın bina niteliğinde olmayıp açılır kapanır bir sistem olduğuna, müvekkilinin suç işleme kastının bulunmadığına, ayrıca sundurma bina niteliğinde sayılsa bile ruhsata ve projeye eklendiğine, suçun unsurlarının oluşmayacağına, bu nedenlerle beraat kararı verilmesi gerektiğinden hükmün bozulmasına yöneliktir. III. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; bozma sebepleri dışındaki temyiz istemleri ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak, 1. Dosya kapsamında alınan 31.05.2022 tarihli bilirkişi raporu ve ekindeki fotoğraflardan anlaşılacağı üzere, sanığın işyerinin ön kısmına yaptığı dekoratif metal karkas profiller üzerine açma kapama tertibatlı membran ve yan cepheleri tamperli balkon camı imalatı yanları ve üstü açılabilir nitelikteki ticari alana eklenti, sundurma yapma şeklindeki imalatların bina niteliğinde olmadığı gözetilmeden yetersiz ve yasal olmayan gerekçeyle mahkumiyetine karar verilmesi, 2. Dava konusu taşınmaz hakkında düzenlenen raporda "Taşınmazın mücavir alan içinde bulunmakta olup, özel imar rejimine tabi yerler arasında olmadığının" belirtilmesi ve 5237 sayılı Kanun'un 184. maddesinde düzenlenen suçun "belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde" uygulanacağının açıklanması karşısında, suçunun oluşabilmesi için taşınmazın belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerde olması gerektiği, mücavir alanda bulunması halinde ise suçun oluşmayacağı gözetilerek, somut olayda dava konusu yerin suç tarihi itibarıyla mücavir alanda kalıp kalmadığı, özel imar rejimine tabi olup olmadığı belediyeden sorularak kuşkuya yer bırakmayacak biçimde saptanıp, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 3. Kabule göre de, Sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde, sundurma imalatının ruhsata işlendiği, buranın ruhsatsız olmadığı, 20.02.2017 tarihli tadilat ruhsatnamesinde sundurma için düzenlendiği belirtilerek buna ilişkin ekleri, dilekçesi ekinde sunulduğundan, ilgili Belediyeden bu durumun sorularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Nedenleriyle karar hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,18.03.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2023/10852, K. 2025/5161, T. 18.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2023-10852-e-2025-5161-k-f5d38fc635df