Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2022/729 E. 2024/14263 K. – Hakaret

Konu: Hakaret

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2022/729
Karar No
2024/14263
Karar Tarihi
Konu
Hakaret

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SUÇ: Hakaret HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Katılanlar vekilinin, 08.03.2021 tarihli dilekçesinin temyize cevap niteliğinde olduğu, temyiz isteminin bulunmadığı, temyiz kapsamının sanık müdafiinin temyiziyle sınırlı olduğu belirlenmiştir. Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İlk Derece Mahkemesinin 05.04.2018 tarih ve 2018/63 E. - 2018/300 K. sayılı kararıyla sanığın hakaret suçundan mahkumiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. 2. Sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine, dosya yeniden ele alınarak İlk Derece Mahkemesinin 01/02/2021 tarih ve 2021/116 E. - 2021/198 K. sayılı kararıyla hükmün açıklanmasına karar verilmiştir. 3. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin yukarıda esas ve karar numarası belirtilen incelemeye konu kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyizinin; hükmün usul ve Yasa'ya aykırı olduğu, sanığın atılı suçu işlemediği, sanığın samimi beyanlarıyla üzerine atılı suçu işlemediğinin sabit olduğu, taraflar arasında gerginlik yaşandığı ancak sanığın hakaret etmediği, somut deliller bulunmadan mahkumiyet kararı verildiği, bu nedenlerle ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir. III. GEREKÇE Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır. Ancak, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen; hükmün açıklanmasının geri bırakılması, mahkûmiyet kararı olmadığı gibi, davayı esastan sonuçlandıran bir hüküm de değildir. Ceza Genel Kurulu’nun 19.02.2008 gün ve 346-25 sayılı kararında belirtildiği gibi, bu karar “koşullu bir düşme kararı” niteliğinde olup, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin on ve on birinci fıkraları uyarınca, denetim süresi içinde kasten yeni bir suçun işlenmemesi ve yükümlülüklere uygun davranılması halinde, kamu davası aynı Kanun'un 223 üncü maddesi uyarınca düşürülecek, aksi halde ise açıklanması geri bırakılan hüküm açıklanacaktır. 5271 sayılı Kanun'un 325 inci maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde vekalet ücretini de kapsayan yargılama giderlerinin sanığa yükleneceğine ilişkin kural, istisnai bir düzenlemedir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilirken, yasa gereği vekalet ücretine hükmedilmiş ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi değiştikten sonra hükmün açıklanması gerekmişse, bu tarihte yürürlükte bulunan tarifedeki miktardan, ilk kararla verilen miktar mahsup edildikten sonra aradaki farka hükmedilecektir. Aksi halde sanığa, bir davada iki kez vekalet ücreti yüklenmiş olunacaktır. Somut olayda, katılan lehine İlk Derece Mahkemesinin 05.04.2018 tarih ve 2018/63 E. - 2018/300 K. sayılı kararıyla verilen vekalet ücretinin mahsup edilmesi sonucunda sanık aleyhine ek vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi dışında hukuka aykırılık görülmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302. maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303/1-(a) maddesi uyarınca temyiz edilen kararın açıklanan noktasının; vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkrasının çıkartılarak, yerine "karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre 3.400.00 TL maktu vekalet ücretinden, İlk Derece Mahkemesinin 05.04.2018 tarih ve 2018/63 E. - 2018/300 K. sayılı kararında hükmedilen 2.180.00 TL maktu vekalet ücretinin mahsup edilmesi sonucunda, 1.220,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılanlara verilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Ilgın Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2022/729, K. 2024/14263, T. 06.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2022-729-e-2024-14263-k-0e1b0e304967